İçeriğe geç

ORETRON

Güneşli bir gündü. Güneşli olması tesadüf değil zira bu şey gölgede hareket edemiyor. İsmi Oretron, toplam maliyeti 150.000 TL (O paraya Evo X alınırdı), %100 güneş enerjisiyle çalışıyor, maksimum 80 km/s hız yapıyor (Evo daha hızlı) ve direksiyonu tüp başından yapılmış. Oretron’la tanışmamız 2010 yılında gerçekleşmişti. O vakit, araç gelişimini tamamlamamıştı ki hala da tamamlamış değil. Yani sürekli bir ilerleme söz konusu (Sanırım bu iyileştirmeler Evo’yu geçene kadar sürecek). Kendisini 2010 Tübitak Alternatif Yakıtlı Araçlar Yarışı’nda kullanmış ve eve çok güzel anılarla dönmüştüm. Garip görünen Oretron’la Ülkü Yarış Pisti’nde hoş vakit geçirmiş, podyum görecek potansiyelinin olduğunu görmüş fakat birkaç küçük aksaklığa kurban gitmiştik.

O zamandan sonra Oretron’u hiç kullanmadım ve arkadaşlarım sürekli olarak son kullandığım haline kıyasla çok daha farklı ve hızlı bir araç olduğundan bahsediyorlardı. Neticede bir test günü organize ettik. Bu testte ben Oretron’un son halini kullanırken, arkadaşlarım da araçta yaptıkları iyileştirmeleri gözden geçirme şansı buldular.

Aletin içine girmek bile tam bir mesele… Binbir türlü oryantal hareketten sonra içine girebildim ve güneş panelleri burnumun hizasında… 1. vitese geçtim demeyi çok isterdim ama araç otomatik şanzımana sahip. Güneş ışığı paneller vasıtasıyla elektriğe dönüşüyor ve bu enerji, birkaç regülatörün ardından elektrik motoruna ulaşıyor. Gaz pedalını zemine yapıştırdığım vakit usul usul hızlanmaya başladım. Sonuçta bu şey Tesla Roadster değil. Hızlanma sürecimiz ilerledikçe, Oretron’un maksimum hızının farkedilir biçimde arttığını gördüm. Elektrik motoru çevirebileceği maksimum devri çevirirken aracın mekaniğini test etmek adına küçük slalomlar yapmaya yeltendiğim an arkasını bıraktı. Tüp başını tam tur sağa çevirip frene asıldım ve kaldırıma çarpmak yerine minik bir spinle olayı hallettim. Arkada tek tekerlek olduğunu unutmuşum! İtiraf etmeliyim çok korktum. O hızda giderken ve araca yüzlerce saat emek harcayan ekip bana bakarken aletin korkutucu bir açıyla yan gitmeye başlaması hiç hoş değildi. Oretron’un tepkilerine alıştıktan sonra slalomlara devam ettim ve söylemek istediğim bir şey var: “Alet feci yol tutuyor. Bakmayın incecik lastikleri olduğuna, asfaltın 2 parmak üstünde oturuyorsunuz ve yere oldukça yakın olan ağırlık merkezi ön tarafta konumlandırılmış. Ön kısım yola yapışırken arka taraf kayarak size destek veriyor ve sürüş çok eğlenceli.”

Testin ardından aracı garajına götürürken bi’şey oldu: Rektörlük binasının önünden manevra yaparken sağ ön tekerlek (Arkada tek teker olduğunu hala unutuyorum) aracı terk etti ve kıvılcımlar ve yüksek gürültü eşliğinde durabildim. Tekerlekse rektörün A6’sına doğru yolculuğuna devam ediyordu. Bazıları elime her aldığımın elimde kaldığını düşünedursunlar, bence o tekerleğin kopması çok iyi oldu zira test amacına ulaştı ve arkadaşlarım ön düzende kullandıkları mili kalınlaştırma kararı aldılar. O gün araç tırla İzmir’e yollandı. Haftasonu çok başarılı oldu ve yarışı 4. sırada tamamladı. Yazımın başında da dediğim gibi, gelişim sonu olmayan bir süreç ve ben zaman içinde Oretron’un kendini aşacağını, Evo’ya kafa tutacağını görmeyi düşlüyorum. Yeterli bütçe ve yeterli pille her şey mümkün!

Tamamen amatör ruhla ve kısıtlı bütçeleriyle harikalar yaratan ORET ekibini kutlarım. Oretron’un varlığı tek bir şeyi kanıtlar: Başarıyı… Bu yıl bir terslik olmazsa Oretron’un tüp başında yine ben olacağım ve birlikte İzmir sıcağında çok eğleneceğiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Bir hafta sonu kaçamağı olarak sürüş, keşif ve haddinden fazla ‘ara’ öğün: ‘X bir yer: Gaziantep’ yakında bmw.com.tr’de olacak. #bmw #35mm #filmphotography
'Step up for Alec!' / 'Alec için hızlan!' koydum bu fotoğrafın adını. Otomobil sokaklarda bizimle ve sessizce yaşamaya devam ederken, bu kareye her bakışımda büyük tasarımcı Sir Alec Issigonis'in varlığını hissediyorum. Koyu mavi gözlerindeki hareketliliği, çocuksu ve sofistike ruhundaki enerjiyi yansıtan küçük otomobili, bir sokak fotoğrafını canlandırıp neşelendiriyor. Sanki kareye girmemiş de sokağın köşesinde sigara içer gibi, sanki gelip geçen insanları selamlar gibi, sanki gündelik yaşamın bir anını, bir köşesini hareketlendirip yükseltir gibi. #35mm #filmphotography
Naz x Melodi x Harmoni #tbt #35mm #filmphotography
Fransız Ayvası x Pamukova Ayvası #35mm #filmphotography
Negative lift wing #35mm #filmphotography
Atlattığı duygu yoğunluğu ya da yılların yorgunluğundan, belki Ankara’dan, belki de uzun zaman sonra dört nala koşmaktan dolayı dinlenmeye ihtiyaç duyuyordu. Akşamına sağında Z3 Coupe, solunda Impreza Turbo, anında uykuya dalacaktı.
2019’un ilk sürüşünü MINI John Cooper Works ile yapmış ve yeni yılın başladığı gibi gitmesini temenni etmiştim. Bu sürüşün hikayesini MINI Türkiye web sitesinden okumak için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. Fotoğraflar: @alpgoksel
Yeni yılın ilk sabahında, baygın uykusunu sürdürmekte olan İstanbul’un dili damağına yapışırken, MINI John Cooper Works ile bomboş yollarda sürüş yapıyordum. Hikayesi yakında MINI Türkiye web sitesinde ve blogumda olacak. Fotoğraf: @alpgoksel
Form, fonksiyon ve uzlaşı: Çevirmeli telefonlardan ilham alınarak tasarlanan #teledial jantlar. 2016 yılında Münih sokaklarını keşfederken #35mm filmle kaydettiğim ilk iki fotoğraf #teledial jantları çokça kullanan iki markayı hatırlatıyor. RM Auctions arşivlerinden aldığım son iki fotoğrafta ise kişisel #teledial favorim yer alıyor: İlk seri Lamborghini Countach’ta kullanılan Campagnolo Bravo. Peki OEM jant modellerinden sizin favoriniz nedir? Görsellerle mesaj atarsanız, belki bir seçki oluştururuz🙂
%d blogcu bunu beğendi: