İçeriğe geç

BERTONE NUCCIO, 2. STRATOS VAKASINA DÖNÜŞÜR MÜ?

“Şeker Portakalı’nı 12 günde yazdım fakat onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde”. Bu sözler en sevdiğim yazar José Mauro de Vasconcelos’un tarihe geçmiş cümlelerinden biri… Tarihe geçecek cümle sırası bende. Sıkı durun! “Aşağıda okuyacağınız yazıyı yüreğimde falan taşımadım. Sırf tembelliğimden son bir aydır oyalandım da oyalandım. Kusura kalmayın!”

1970 Torino Otomobil Fuarı… Bertone standında tüm otomotiv basınının yakından ilgilendiği bir konsept var. İsmi Stratos Zero… O dönemin tasarımlarının yanında uzaydan gelmiş gibi duran bu konsept öyle sansasyon yaratır, öyle beğenilir ki Lancia’nın patronları “Hadi ulan üretelim şunu!” der ve Bertone’den benzer formlara sahip “ralli odaklı” yeni bir Stratos dizaynı ister. Zaten sonra olan olur. Merak edenler Lancia Stratos’un tarihinden hikayenin kalanını öğrenebilirler çünkü konumuz Nuccio.

Stratos Zero’nun fotoğrafını gördünüz, Nuccio’yu da gördünüz. Acaba bu konseptlerden benzer tadı alan yalnızca ben miyim? “Ulan bu bildiğin Stratos’un retrosu olacak ellam” diyebildim Nuccio’yu ilk gördüğümde. Çok değil 2 yıl önce, 2. Stratos vakası yaşanmıştı aslında. Michael Stoschek adında bir hastalıklı, biraz yapıştırıcı biraz mukavva ve biraz da Ferrari F430 kullanarak akla zarar bir retro Stratos yaratmıştı. Hatta otomobilin medya organizasyonları yapılmış, ön siparişleri bile alınmıştı. Temelini aldığı F430’dan daha hızlı ve daha seksi olan bu otomobilin 25 adete kadar üretilmesi planlanırken, Ferrari projenin durdurulmasını istedi ve Stoschek elindeki retro Stratos’uyla ortada kaldı. Son olarak, bu otomobili Pininfarina’nın tasarladığını da belirtmek gerek.

Yeniden Nuccio’ya dönüyorum. Lancia, biz başıbozuklara bir güzellik yapıp Bertone’nin kapısını çalsa ve 40 yıl önce Stratos Zero ile yaptıklarını şimdi Nuccio ile yapsa, sonra yollarda Alfa 4C’nin kanını emen bu otomobilin etaplarda Exige R-GT’ye rakip olacak ralli canavarı versiyonunu üretse ve canımızdan can alsa… Hadi be Lancia, yap şunu! Bizlere retro tasarımlı bir Stratos armağan et!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: