İçeriğe geç

KAZALI OTOMOBİLLERİ KİM SAKLIYOR?

İnternette ikinci el otomobil aramışlığınız varsa siz de illa ki farketmişsinizdir: Piyasadaki ikinci el otomobillerin tümü, galerici deyimiyle, “kupon” maşallah!

Son yıllarda parlayan ikinci el otomobil siteleri, galerici jargonunu tekrar canlandırmış haberimiz yok! Şu aralar babam için uygun bir otomobil ararken farkettim bu durumu ve araçlar için yapılan açıklamaları okuduktan sonra bazen ağız dolusu küfürler ettiğim; bazen düşmemek için masama tutunduğum çok oluyor. Yalanın, palavranın bini bir para…

-Aracım sıfır gibidir sadece ön sağ kapı ve çamurluğu boyalıdır.

-Arabamın en ufak kazası yoktur. Allaha şükürler olsun.

-Çiziklerden dolayı komple boyalıdır.

-Keyfe keder komple boyattım.

-Arabayı bilen bilir.

-Geçen hafta sanayiye gittim, usta “Sen bu arabayı hiç kullanmıyo musun?” diye sordu.

-Yürüyen, motor, şanzıman on numara.

-Araçla lokal boya bulunmaktadır fakat kazayla ilgili değildir. 

-Güneş yanıkları yüzünden komple boyalıdır.

Yukarıda okuduklarınızı, sadece imla hatalarını düzelterek olduğu gibi yazdım ve bu cümlelerden yüzlercesi var internet oto pazarında. Aracın gerçek durumunun yazıldığı ilanları gördüğümde ise sırf satıcının dürüstlüğünün hatırına taklalı otomobilleri satın alasım geliyor. Aman dikkat diyorum, ikinci el işi çok sakat iş oldu.

Tüm bu yalan silsilesi içinde zamanında çok güldüğüm bir ilan geldi aklıma ve bugün tekrar okudum. Bu adamın da**ğını yesin o galericiler!

Daha önce okumayanlar için bahsettiğim ikinci el ilanını aşağıda veriyorum:

Aracım 1977 model olup 1300 motor hacmine sahip bir yer uçağıdır (Benim gözümde). Model yılının 83 yazdığına bakmayın 83′ten aşağısını bilgisayar kabul etmedi. Onun için öyle yazmak zorunda kaldık.

ABS, KLİMA, AIRBAG, AÇILIR TAVAN, ALAŞIM JANT, NAVİGASYYON, YOL BİLGİSAYARI gibi özellikleri yoktur. Fakat, direksiyonu, sigara küllüğü, yaylı koltukları ve çakmaklığı vardır. Açılıp kapanabilen camları ve kapı kolları çalışır durumdadır.

Komple orıjınal olan aracımda aranırsa birkaç yerde lokal boya çıkabilir. Hatta iyicene didik didik edilirse komple boyalı olduğu ortaya çıkabilir. Yüzeysel boyaların yanısıra bir kaç küflü bölgeye de rastlanılmıştır.

Aracın rengi aslen eflatundur. Fabrika çıkışı ise koyu yeşil ile cırtlak mor arası bir şeydir. Bu boyalar zaten o dönemki renoların orijinal boyalarıydı. Bizim elimize geçtiğinde beyazdı. Biz de daha sonra kanunlara uygun olsun diye ruhsattaki yazan renk olan eflatuna boyattık. Fakat renk seçeneğinde aradım bulamadım. Ona yakın bir renk olan Mor seçeneğinin işaretlemek zorunda kaldık.

Çorum kaloriferini 1 yıl önce başka bir araca taktırdığımızdan dolayı şu anda kaloriferi yoktur. Fakat kışın yedek bir aküye bağlı olarak bir elektrikli battaniye iş görebilir. Veya 2.5 litrelik bir kola şişesine sıcak su doldurarak belinize koyabilirsiniz. İmkanlar olmayınca parlak fikirler artıyor haliyle.

Tüm bakımları yetkili serviste yapılmamış olup el yordamıyla eş-dost yardımıyla yapılmıştır. Aracın farları vardır. Fakat uzun ve kısa far diye bir şey olmadığı için geceleyin onunla uğraşmadan direk yola yoğunlaşabiliyorsunuz. Ayrıca farları kapalı konumdayken frene basarsanız fren lambalarının yanında farları da çalışmaktadır. Değişik bir özellik. Diğer arabalarda bulamazsınız.

Arabayı hiç kilitlemiyorum. Kimse de içine girmedi şimdiye kadar.Çünkü kilitlesem bile bir çaykaşığıyla açılıyor zaten. Bilenler bilir. Anahtar derdi yok. Kaput ve bağaj anahtarsız açılabiliyor. Bu özellik modelli arabaların çoğunda bile yok.

Ayrıca şöför mahalinin yanındaki kısımda ayak koyma yerinde yaklaşık 30 cm çapında bir delik vardır. Bu deliği örtmek için bir mukavva ve çuval kullandım. Yazın deliği açarak doğal klima olarak kullanmaktayım. Yakıtı da etkilemediği için gayet ekonomik.

Egzozu delindi. Baktım güzel ses çıkarıyor. Hiç ellemedim. Çalışınca havalı bir araba gibi ses çıkarıyor. Başkaları egzozdan ses çıkarmak için bir çok paralar harcıyor. Düdük falan taktırıyorlar. Ben bedavadan yapıyorum bunu.

Aracımdan gayet memnunum. Muhayyer bir araçtır. (O da ne demekse bir türlü çözemedim. Osmanlıca özlüğe bile baktım ama işin içinden çıkamadım.) Model yükselteceğimden dolayı satıyorum. Yoksa daha binerdim. 1979 model bir Renault 12 alacağım. bu modeller arası renaultlarla takas yapabilirim.

Reklamlar

1 reply »

  1. Bundan 2 ay once Gaziantep galerini gezdim ikinci el araclara bakmak icin. Internette olanlar galeridekilerin yaninda sadece pembe yalanlar. Ornegin tavan haric komple boyali ama kazasi yok. 4 yerde lokal boya var kazasiz. En son ornegi olan bir golf aracimiz; airbagler patlamis arabada, ayrica tamirde cizgiler dahi tutturulamamis ama aracin kazasi degil cizigi dahi yokmus. Cok az kullanilmis garaj arabasiymis. Baska bir aracta tesadufen adam araci one almak zorunda kaldi arkadan bir arac cikacak. Araba calismiyor. Hani aku falan azalmis diye degil motor bitmis. Sesi duysaniz zaten yeni bir teknoloji zannedersiniz oyle farkli bir ses geliyor aractan. Zorla calisti arac ve baska bir yere cekildi. Suratimizdaki garip ifadeye adamin tepkisi; bir haftadir calismadi araba gayet normal biraz zor calismasi… Senin esnafligini, saticiligini, kurnazligini, 7 grandfamily ni diye giresin gelmiyor degil ancak gerek adamlarin tiplerine, gerek sayica ustun olmalarina, gerekse onlarin mekaninda olmandan mutevellit senin soylediklerini adamlar duymayinca israrci olmuyorsun. Ne zaman bu kadar hirsiz, dolandirici olduk anlayamadim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: