İçeriğe geç

2012 AKROPOLİS RALLİSİ

Malumunuz, Dünya Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı bu hafta sonu Yunanistan’da koşuldu. 2 Ford ve 2 Citroen’in alışıldık -Ford’lar uçar, kaçar; kırmızılar kazanır- mücadelesi bu yarışta da değişmedi. “Big fan of Petter” olarak bendenizin gözü yarışın başından sonuna kadar Mr. Solberg’in üzerinde olduysa da; sağolsun kendisi beni yine şaşırtmadı. İşte başlıyoruz;

Köprücük kemiğini kırdığı için sezona ara veren Latvala -Benim tabirimle Baklava- bu yarışın hızlı başlayanı oldu ve sonrasında otomobille yaşadığı birkaç problemin üstüne lastik patlatıp fren sistemine de hasar verince 4 dakika kaybedip yarışı 3. sırada noktaladı.

Diğer Ford’un direksiyonundaki son şampiyon -Loeb’den önceki: B.L.- Solberg, ilk gün lastik seçimiyle ilgili sıkıntılar yaşasa da özellikle Cumartesi’nin son etaplarında Loeb’ün üstünde ciddi baskı kurdu. O gazlarken; ben her an, her saniye wrc.com’da çıkması çok mümkün olan “Petter in Trouble” başlıklı haberi bekledim. Kısmet Pazar sabahınaymış… İlk iki günün etaplarına göre kolay olmalarına karşın, bizim zağar çok gidicem derken Pazar gününün açılış etabında kaza yapıp Fiesta’yı eline aldı.

Petter’in yaptıklarından sonra rahat bir liderliğe kavuşan Loeb, bir sağ virajın 2. geçilişinde yolun ortasında armut gibi kalan kaya yüzünden lastiğini parçaladı ve durup lastik değiştirdi. “2006’da lastik patlattığımız halde durmayıp etabı bitirdik. Etap sonunda ise yeni lastiği takabileceğim bir şey kalmamıştı. Bu yüzden Daniel devam etmemi söylediği halde, bu kez durup lastik değiştirdik” diyor WRC’nin büyük adamı. Lastiği 85 saniyede değiştiren ikili, buna rağmen liderlikleri koruyup yarışı en üst sırada noktaladılar.

Geldik WRC’nin “baby face”ine… Loeb’ün gölgesinde kalsa da, ben onu sevmesem de; Hirvonen bu yıl iyi işler yapıyor. Tam da ikinci pilottan beklendiği gibi yarışı 2. sırada bitirip hem takımına hem kendisine değerli puanlar kazandırdı. Tebrikler sarı çiyan!

Son olarak, Tok Sport’un yürüttüğü Mini’yle yarışan ve ilk WRC startını 10. sırada noktalayan Al-Kuwari’ye kocaman kocaman alkışlar yolluyoruz.

Sonraki yarışa kadar, sizi güzel fotoğraflarla baş başa bırakıyorum. Kalın sağlıcakla!

Fotoğraflar: http://www.ewrc.cz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

2019’un ilk sürüşünü MINI John Cooper Works ile yapmış ve yeni yılın başladığı gibi gitmesini temenni etmiştim. Bu sürüşün hikayesini MINI Türkiye web sitesinden okumak için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. Fotoğraflar: @alpgoksel
Yeni yılın ilk sabahında, baygın uykusunu sürdürmekte olan İstanbul’un dili damağına yapışırken, MINI John Cooper Works ile bomboş yollarda sürüş yapıyordum. Hikayesi yakında MINI Türkiye web sitesinde ve blogumda olacak. Fotoğraf: @alpgoksel
Form, fonksiyon ve uzlaşı: Çevirmeli telefonlardan ilham alınarak tasarlanan #teledial jantlar. 2016 yılında Münih sokaklarını keşfederken #35mm filmle kaydettiğim ilk iki fotoğraf #teledial jantları çokça kullanan iki markayı hatırlatıyor. RM Auctions arşivlerinden aldığım son iki fotoğrafta ise kişisel #teledial favorim yer alıyor: İlk seri Lamborghini Countach’ta kullanılan Campagnolo Bravo. Peki OEM jant modellerinden sizin favoriniz nedir? Görsellerle mesaj atarsanız, belki bir seçki oluştururuz🙂
BMW Z8’in gövdesinden analog içgörüler | Analog insights from the body of BMW Z8
BMW Z8’in iç mekanından analog içgörüler | Analog insights from the interior of BMW Z8
itsjustacar•sadecebirotomobil
bmw.com.tr için hazırladığım ikinci makale ‘Gelecekten Korkmuyorum’ yayında! Analog fotoğraflarımın, kelimelerime eşlik ettiği bu hikayeye profilimdeki bağlantı üzerinden erişebilirsiniz. Keyifli okumalar!
Geçen sene, bu zamanlar.
Bir Pazar sabahı hareket edecek ve Moğolistan’a kadar durmayacağım. Çantamda onlarca film makarası, odometrede ilave yirmi binlik, burnumda toz kokusu geri döneceğim. Böylece pratik yaşam yeni bir anlamsızlık kazanacak. Ne yazık ki dostlarım, o Pazar bu Pazar değil.
%d blogcu bunu beğendi: