İçeriğe geç

FERRARI SP12 EC

Kimliğinizde Eric Clapton yazıyorsa ve gitar çalan bir adamla isim benzerliğiniz yoksa siz de Ferrari’yi arayıp “Hacım 458 fazla sıradan, California ise hiç tarzım değil. Bana özel bişeyler ayarlayın?” diyebilirsiniz. Onlar da sizin sıkı bir 512 BB hayranı olduğunuzu ve garajınızda bu modelden 3 tane bulunduğunu bildiklerinden “size özel bişey” hazırlayacaklardır. Eric Clapton olmadığınızı bildiğim için, mevzuyu normal yoldan anlatmak hepimizi daha az yoracaktır. Yazının geri kalanını okurken şunu dinlemenizi öneririm.

Efendim Eric Clapton yukarıda da bahsettiğim üzere tam bir 512 BB hayranı ve 3 tane 512 BB’ye sahip. Garajındakiler yetmemiş olacak ki, Ferrari’den kendisine özel bir otomobil yapmasını istemiş. Dahası, bu otomobilde 512 BB notaları olmalıymış ve kendisi BB’ye duyduğu hayranlığı bu yolla ifade etmek istiyormuş.

Ferrari de bir 458’in kıyafetlerini soyup çalışmaya başlamış; otomobili en ince detaylarına kadar işlemiş de işlemiş ve ismini SP12 EC koymuş. Her şey güzel de, isim niye McLaren’den arak gibi duruyor onu anlayamadım.

458’in altyapısını muhafaza eden otomobilin güzel poposu ve yan-arka tarafı bana 355’i anımsattı. Elbette sadece kalçaları değil; otomobilin her detayı çok zarif, çok güzel… Hele hele sadece 1 tane üretildiğini düşününce Ferrari’ye saygı duymamak elde değil. Keyifli sürüşler Mr. Clapton!

Bu arada yazı bitti şarkı bitmedi dimi? Önemi yok, aşağıdaki fotolarla birlikte tadını çıkarın!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: