Skip to content

VW BEETLE FENDER

Cooper ve 500’ün modern versiyonları ne çok sevildi, ne çok satıldı hepimiz gördük; orijinal Cooper Amerika’da hiç satılmadığı halde, şu an MINI’nin en büyük pazarı az pişmiş burgerler diyarı ise bu durumun irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum: Gerçek şu ki, insanlar retro tasarımlı modeller alırken otomobilin geçmişinden çok karşısında gördüğü şeyin üzerinde duruyor; yani kimse “Aaaa, orijinal 500’e nasıl da benziyor!” deyip yeni 500 satın almıyor. Modern Cooper ve 500’ün ortak noktalarından biri başlı başına özel ve karakterli otomobiller olmaları ve bence başarılarının asıl kaynağı tam olarak burası. İkisini de kullanmış biri olarak çok eğlenceli ve özel otomobiller olduklarını söylemem gerek.

Volkswagen ise yukarıdaki gerçeği bir türlü göremedi. Golf’ün kıyafetlerini çıkarıp ilk böceğin üzerindekilere benzeyen yeni kıyafetler giydirince yeni tosbağanın çok sevileceğini, çok satılacağını sandı fakat yanıldı. Her şeyden evvel, Beetle tasarımının arkadan motorlu, arkadan çekişli bir otomobil için hazırlandığını göz ardı etmemek gerekir; bu yüzden güncel otomobilin tasarımı arkada oturan yolcuları üzmekten başka bir işe yaramıyor ve sürüşü herhangi bir Golf’ten -sorun Golf’ün sürüşünde değil, Beetle’ın daha fazlasını sunma zorunluluğunda yatıyor- farksız.

Bu nedenlerden ötürü Yeni Beetle’dan beklediğini bir türlü bulamayan VW, farklı arayışlara girdi ve son kaplumbağanın özel bir versiyonunu tanıttı: Ünlü gitar üreticisi Fender’dan izler taşıyan otomobil teknik olarak herhangi bir değişime uğramazken, dışarıda Fender logoları, krom kaplama jantları ve yan aynaları; içeride ise 400W gücünde ses sistemi ve konsolda kullanılan meşhur “Sunburst” kaplamasıyla gitar ve retro sevenlerin kalbini çalmayı deneyecek.

Elbette tüm bunlar küçük, hoş detaylar fakat modern Vosvos gerçek başarı istiyorsa, evvela Golf altyapısından kurtulup özüne dönmeli; arkadan motorlu, arkadan çekişli bir altyapıya kavuşmalı ve geçmişe takılı kalmış, her fırsatta modern çağdan şikayet eden sıkıcı tipler gibi davranmayı bırakıp karakterli bir sürüş ve bol eğlence vaat etmeli.

İşte seni o zaman çok seveceğiz sevgili Tosbağa!

Reklamlar

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İntergalaktik Dayılar | Münih 2017 İntergalaktik İtalyan | Münih 2017 Her şeyin en iyisini bir otomobilde toplayamazsınız. Örneğim hacim istiyorsanız park kolaylığından, sportiflik istiyorsanız babaanne evi konforundan, yüksek sürüş pozisyonu istiyorsanız viraj kabiliyetinden, tasarım istiyorsanız huzurlu görüş açılarından -az veya çok- feragat etmelisiniz. Ne var ki bu konunun 'ortaya karışık' bir çözümü var: Sportif steyşın. Hızlı giden steyşınlar benim diyen sporcuları üzerken ailenizi taşıyabilir; Pazar günü piste, Pazartesi günü işe gitmenizi sağlayabilir ve daha bir sürü şey... Sevin artık şu otomobilleri, sevin ki markaların bu nesli korumak için bir sebebi olsun. Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017
%d blogcu bunu beğendi: