İçeriğe geç

63 MİLYONLUK FERRARI 250 GTO

2 yıl öncesini hatırlayın; Chris Evans 1963 model bir Ferrari 250 GTO’ya yaklaşık 34 milyon lira vermişti ve üretilen 36 GTO içinden sadece 3 tanesinin, satın aldığı GTO’nun gövde tipinde olması Evans’ın hesabında açılan deliği büyütmüştü.

Üstteki hikaye canınızı sıktıysa bir de bunu dinleyin: Geçtiğimiz hafta, Stirling Moss için üretilen Ferrari 250 GTO tam 63 milyon liraya satıldı. Miktarın büyüklüğü beyninizi bulandırdıysa olaya şöyle bakın: 63 milyona tam 70 tane Ferrari 458 alabilirsiniz; 70 tane 458!

Peki otomobili böylesine değerli kılan nedir? Pahalı olmasının ilk nedeni elbette Stirling Moss için üretilmesi ve bu adama saygı duymak istiyorsanız sadece 1955 Mille Miglia yeter de artar. Diğer nedeni ise hepimiz biliyoruz: Bu otomobil bir Ferrari 250 GTO… Daha ne olsun!

Gelelim otomobilin hikayesine: 3505 şasi kodlu GTO, Moss’un o dönem yarıştığı takımın yeşil rengine boyanmış fakat 1962 Goodwood kazasında kariyeri noktalanan Moss bu otomobille hiç yarışamamış ve sonrasında farklı pilotlarla farklı yarışlar yapan GTO, gençliğinin sonuna gelmiş.

Aracı 63 milyona satan kişi Eric Heerma isimli bir iş adamı ve kendisi GTO’yu 10 yıl önce Yoshiho Matsuda isimli çekikgözden -Bu çekikgöz aynı zamanda Evans’ın aldığı 250 GTO’nun da eski sahibi ve sanırsam klasik otomobil ticareti yapıyor- 15 milyon liraya satın almış. Biz ölümlülere ise kala kala, fotoğraflara bakıp iç geçirmek kalmış.

Reklamlar

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: