İçeriğe geç

BMW M135i

“Arabaları değişelim mi?” dedi. Altımdaki otomobilden oldukça memnun olduğum halde, 3 gündür onunla olduğum için değişiklik olsun istedim ve elimdeki Scirocco anahtarını uzatıp, ondaki 118i anahtarını aldım. Mavi otomobile doğru yönelmişti ki “Dur!” dedim; “Önce balığımı bitireyim!”…  Sözümü bitirmemle birlikte okkalı bir şimşek çaktı ve tarihe geçecek bir söyleme imza atmış gibi hissederek son lokmayı da götürdüm. Sin City sahnelerinden birinde gibiydik… Islanmamak için hızla adımladım ve kırmızı BMW’nin içine yerleştim.

Koltuk ayarımı tamamlamaya uğraşıyordum ki mavi otomobilin sesini duymamla irkilip başımı kaldırdım. Yağmur taneleri, ön cama yuvalamış sıvı karıncalar gibiydi ve Scirocco’nun stopları karıncalar içinde küçülüp gitti. “Görürsün sen!” diye iç geçirdim ve tam anlamıyla yerleşemeden motoru çalıştırdım. Yol bilgisayarında “Eco Pro” yazıyordu. “Pinti herif!” dedim; “Sport+” yazana dek ortadaki düğmeye basmayı sürdürdüm. DSC kapanmış, direksiyon ve arka tekerleklerle başbaşa kalmıştım. Kemerimi bağlayıp 8 ileri otomatiği D’ye aldım ve gaza oturdum.

Arka tarafın şaka yapmadığını daha kalkarken anlamıştım. Farlar önce soldaki kaldırımı, sonra sağdaki kaldırımı aydınlattı ve kombine kontraların ardından aydınlatması gereken yere yöneldi. Bomboş yolda hızlanırken şanzımanın her sahneye çıkışında arka taraf oynuyor; benim ağzım kulaklarıma varıyordu. Yareppim bu nasıl bir eğlenceydi! Tanışalı daha 5 dakika olmasına rağmen 1.6’lık turbonun sesine, direksiyon ve süspansiyon hissine ve jilet gibi vites geçişlerine aşık olmuştum. “Önden çeker neslinden olmak bizlere ne çok şey kaybettirmiş” diye iç geçirdim.

Birbirimizi bulamayınca telefonla görüştük ve mavi bebeğe yetiştim. Arkasına yanaşmamla birlikte öndeki hayvan yine gaza oturdu ve olacakları görmek için sabırsızlanarak sağ ayağımı derhal döşemeye yapıştırdım. Arka taraf “Burdayım!” dedi ve yine hızlanmaya başladık. Düzde öne geçiyordum fakat ne vakit viraja girsem arka taraf öne gelmekte ısrar ediyor, Scirocco aynamda büyüyordu.

Alışma sürecimiz ilerledikçe, yan gitme mesafemiz arttı ve altımdaki bebeğin arka tekerlekleri boşa döndükçe arkadaki selektör yapıyordu. Kimi gaza getirdiğini ve bunun neye mal olabileceğini anlamıştı sanırım. Telefonum çaldı; “Arabama acı çektirme hayvan herif!” dedi telefondaki ses. Sonra boş bir alanda durduk ve arabasına acı vermeyi bıraktım: İkinci viteste Scirocco’nun etrafında dönüyor; sahibini aydınlatan farların ortaya çıkardığı çaresizliği izliyordum. Sonra acıma duygusunu hatırladım ve durup anahtarı sahibine iade ettim.

Peki bunları neden anlattım? Anlattım çünkü BMW, 1 serisinin en ateşli versiyonu olan M135i’yi tanıttı. Otomobili görür görmez yukarıda anlattığım geceyi hatırladım ve yeni bebeğin neler yapabileceğini düşünmekten bile keyif aldım. Benim kullandığım, 170 beygire sahipti oysa fotoğraflarına baktığım şeyin 320 beygire sahip olacağından söz ediliyor. Sadece daha fazla güce değil, daha sportif süspansiyonlara, frenlere ve gövde kitine -arka tampona bakar mısınız? Sadece arka tampon bile tek başına can yakıcı!- kavuşan otomobil Audi RS3, Scirocco R, Megane 265 ve Mercedes’in henüz tanıttığı 350 beygirlik A45 AMG’nin -A45’i en kısa zamanda yazacağım merak etmeyin- canını sıkacak.

Yeni M135i’nin korkutucu bir sürüş makinesi olacağına şüphem yok; bir an önce görmek, dokunmak, kullanmak ve aşık olmak için sabırsızlanıyorum.

Reklamlar

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: