Skip to content

2012 YENİ ZELANDA RALLİSİ

Yeni Zelanda kimileri için Yüzüklerin Efendisi, pofuduk koyunlar ve doğal güzelliklerden ibaret olsa da, biz bu ülkeyi en çok muhteşem etaplarının hatırına severiz. “Karakteristik” kelimesinin hakkını en az Finlandiya etapları kadar iyi veren Yeni Zelanda etapları, hele bi’ de yağış almışsa seyrine doyum olmaz bir güzelliğe dönüşür.

“Ulan bütün bunlar yarıştan 1 hafta sonra mı aklına geldi?” diye sormayın; valla mazeretim vardı! Geçtiğimiz hafta boyunca, ameliyat olan babamla ilgilendim ve yazmak için zamanım olmadı. Affınıza sığınarak, yarışı anlatmaya başlıyorum!

Doğru lastik seçimiyle ilk etabı iki kırmızının önünde bitiren Latvala, daha yarışın en başından hızlı giden at ve bu atın dışkılama hızıyla ilgili teoriyi doğrulayacağını hissettirdi. İkinci etapta şartlar tersine dönünce ilk iki sırayı Citroen’lere bırakan finli, 7. etapta yukarıda bahsettiğim teoriyi doğruladı. 4 dakika kaybedip 9. sıraya gerileyen ve sonraki etaplarda yardıran Latvala, 7. sıradan öteye geçemedi. Wilson’da evliya sabrı varmış doğrusu!

İlk günkü lastik seçimiyle 1 dakika kaybeden ve gerilere düşen favori pilotum Petter Solberg, 9. etapta podyumun son basamağına yerleşti ve yarışın sonuna kadar yerini muhafaza etti. Yarıştan sonra yaptığı açıklama ise bilindik türden: “Sezonun 2. yarısında talihsizlikleri geride bırakıp, kazanmak için savaşacağız!”. Adama “Onlar talihsizlik değil, mallık!”  demezler mi? Şahsen ben dedim…

Şampiyonanın sarı çiyanı Hirvonen, yarışın başlarında Loeb’e baskı kursa da, ilerleyen etaplarda takım telsizinden “Güzel güzel oynayın, dövüşmeyin! Zaten etaplar ıslak, başımıza bir iş gelmesin!” emrini alınca ayağını gazdan çekti ve her takımın istediği ikinci pilot rolünü oynadı. Gariban adamın yanında olma içgüdüm ise bu duruma çok içerledi ve tek yarışlığına bir pilotu daha destekleme kararı aldı: Sarı çiyan! Bir sonraki yarışı -Finlandiya Rallisi- senin kazanmanı istiyorum. Lütfen ama lütfen evinde bir mallık yapma ve kazan olmaz mı? Pörtlek ve buğulu gözlerin beni üzüyor.

WRC tarihinin yüz karası Sebastien Loeb ise bir yarış daha kazandı -artık kazanınca seviniyor mudur?- ve Türkçe meali şuna benzeyen bir açıklama yaptı “Hacım çamurlu falandı ama, yol tutuş çok kötü değildi. Anlık olarak değişebilen etap karakteri bizi zorlasa da kamberli virajlar sayesinde arabayı bir virajdan ötekine fırlatarak çok eğlendik”. Hala insan olduğunla ilgili şüphelerim olsa da seni izlemek çok güzel büyük şampiyon. İyi ki varsın!

Ve diğerleri…

-Novikov, başına bir iş açmazsa podyum görebileceğini kanıtladı ve yarışı 4. sırada bitirdi. Bu adam bazı yönleriyle bana Gigi Galli’yi anımsatıyor!

-Geleceğin fabrika pilotu Neuville, camında “Olimpiyattayım, gelicem!” yazan DS3’ü 5. sırada finişe getirerek, Al-Attiyah’ın güvenini boşa çıkarmadı. Şaka değil, Al-Attiyah ülkesini olimpiyat oyunlarının atıcılık dalında temsil ederken, boş kalan otomobilini Neuville’e vermişti.

-Ott Tanak 20. etapta takla atıp Fiesta’yı eline aldı.

-Dani Sordo’nun yüzü seyirci spesyali dışında gülmedi. Şanzımanı sorun çıkaran Mini’siyle, Latvala’nın önünde, 6. sırada finişe gelen Sordo eminim sezonun asfalt rallileri için elini ovuşturuyordur.

-Yancı Ken Block yarışı 9. sırada bitirip “Çok eğlendim, çok güzeldi!” falan dese de, parlak gözlükleri bile içinden geçenleri gizleyemedi. Daha da kötüsü geçtiğimiz hafta sonu, memleketinde yapılan X-Games altın madalyasını yabancı bir adama -Yabancı adam: Sebastien Loeb- kaptırınca keyfi fena halde kaçtı.

-Chris Atkinson ise… Sahi bi’ Atkinson vardı n’oldu ona?

WRC’nin en nefis yarışlarından biri olan Finlandiya Rallisi öncesinde durum genel olarak böyle. Loeb aradaki farkı epey açmış durumda ve sezon sonunda olacakları tahmin etmek çok zor değil. Zevk almaya bakıyoruz! Finlandiya’nın ardından görüşmek üzere…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

INSTAGRAM

#35mm ölçüsündeki kimyasal bir yüzeye mekanik kontroller vasıtasıyla dokunmak, bir diğer deyişle analog fotoğrafın doğuşuna hükmetmek, modası asla geçmeyecek bir olay. Tüm bunları dijital dünyada yaşatıyor olmak ise teknolojinin büyüklüğünden... Neyse ki analog otomobil öyle değil. Analog otomobil sokaklarda yaşıyor. #filmisnotdead
naz-verbal communication
"Nasıl ki dünyanın en hızlı otomobilleri kiralık otomobillerdir, benzer şekilde, dünyanın en kırılgan, en mızmız, en sorunlu otomobilleri ise baba otomobilleridir. Markası modeli fark etmez, babaların bindiği otomobiller böyledir... Bugün babamın otomobilini emanet alıp uzun süredir görmek istediğim bir yere doğru sürdüm. Ne var ki, yanlış yolcuyu ve yanlış otomobili seçmiş olmanın uğursuzluğu ayağıma bağ olacaktı..." #tbt #kayışıkoparmak #yolhikayeleri
İyi kahvenin, iyi tasarımın ve bayat filmin modası geçmez diyorlar. Geçer mi? #35mm #filmisnotdead
#tbt panoramic drive through roßfeldpanoramastraße with @bmw #z4
Hayat dört silindir veriyorsa, karşılıklı yatay bağlayıp turbola ve hafta sonunu bekle. #boxer
Kirlenmek bazı otomobillere diğerlerinden daha fazla yakışıyor. Özellikle de kirlenmek için doğanlara...
Ulaşılabilir spor otomobiller on yıllardır aynı kanıtlanmış yaklaşımla üretiliyor: Sıradan bir aile otomobilinin üzerine spor otomobil mühendisliği serpiştirilir ve kitlelerin satın alabileceği sporcular yaratılır. Ne var ki bunların çok azı aile otomobili olarak doğduklarını unutturacak denli beceriklidir. Garajınızdan azınlıklar eksik olmasın dileğiyle, şimdiden iyi haftalar.
#tbt Avusturya Alpleri’ndeki en özel dağ geçitlerinden bir tanesi: Hahntennjoch. Aradan neredeyse bir yıl geçtiği için ismini yazmayı unutmuş olsam da bu geçitteki virajları, tünelleri ve uçurumları unutmam mümkün değil. Bendeki etkisi oldukça uzun süren ve üç bölümlük bir yazı dizisi halinde blogumu süsleyen bu sürüşün notlarını okumak için profilimdeki linkten yardım alabilirsiniz. 2018 yılı için listemde birkaç Alp geçidi var. Döviz kurunun güncel durumundan dolayı eskisi kadar rahat hareket etmek olanaksız olsa da, bu yıl Alpler’de en az bir sürüş yapmayı planlıyorum. Peki yıl içinde sizin bir sürüş tatili planınız var mı? Varsa nerede?
%d blogcu bunu beğendi: