İçeriğe geç

ESKİ GÜNLER, GÜZEL GÜNLER…

“Bu yıl Finlandiya’da kim kazanır?” diye hiç düşünmedim. Düşünecek ne var ki? Citroen ve Ford’un pilotlarından başka birinin kazanacağını ummak, iyimserliğin ılık sularından saflığa doğru atılan kulaçlardan farksız olduğu için tadı tuzu kaçmış genel klasman yerine, alt kategorilerde ayı gibi giden yerel pilotları izleyeceğim bu yıl.

Şimdi, benim Tommi Makinen delisi olduğum çocukluk yıllarıma, 2001 Finlandiya Rallisi’ne gidiyoruz. Kafaya oynayan pilotlar: Marcus Grönholm, Didier Auriol, Carlos Sainz, Colin McRae, Richard Burns, Petter Solberg, Tommi Makinen, Harri Rovenpera, Markko Martin ve Toni Gardemeister’le birlikte 4 fabrika takımından 10 tane çivi gibi pilot… Juha Kankkunen ve Stig Blomqvist gibi efsaneleri saymıyorum bile! Her etapta ayrı bir hadise; WRC’nin WRC olduğu zamanlar…

Bugün ewrc.cz sitesinde Petr Fitz’in 2001 Finlandiya Rallisi’nde analog kamerasıyla çektiği 61 fotoğrafı -yazının sonunda hepsini paylaşacağım- görünce hatırladım o günleri. Tek tek, yavaş yavaş inceledim tüm fotoğrafları. Etabı yan camdan görerek gazlayan Carlos Sainz’ı, kahramanım Makinen’i, Silver 206’nın lastiklerini yere değdirmeden FF geçen Grönholm’ü ve diğer tüm pilotları özlemle andım. “Ah!” dedim; “Eski günler, güzel günler… ”

Son olarak, şu aralar anormal biçimde cereyan eden ölümlü ralli kazalarına bugün bir tanesi daha eklendi. Martin Semerad, Bohemya Rallisi’nde geçirdikleri kazanın ardından ko-pilotu Bohuslav Ceplecha’yı kaybetti. Başımız sağolsun!

2001 FİNLANDİYA RALLİSİ 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: