İçeriğe geç

YEŞİL CEHENNEM’E VEDA MI EDİYORUZ?

Geçtiğimiz aylarda Nürburgring Pisti’nin mali problemler yaşadığına dair dedikodular döndü ortalıkta. Ödenemeyen borçlar ve kira konusundaki anlaşmazlıklar pistin geleceğini sisli bir tablodan farksız kılıyormuş falan filan… Başta çok sallamasam da son çıkan habere aklım oynadı. Haber kısaca şöyle diyor: Mevcut maddi darboğaz, beklenen destek paketleri onaylanmazsa pistin kapanışına kadar varan neticeler doğurabilirmiş. Yok artık ebesinin…

Eyfel Kulesi Fransa için, çizburger Amerika için neyse, Yeşil Cehennem de otomotiv için aynı şeydir. Üstüne üstlük bahsettiğimiz ülke en basit tabirle otomotivin beşiği ise bizimkilerin İstanbul Park’ı yaz gelince mahzun kalan saç kurutma makinesi gibi mahzun bırakmalarını, haberi okuduktan sonra çok görmedim doğrusu. Ring kapanabilir nedir yahu? Kapatmak yetmez; yok etmeli! Pist yıkıp yerine avm yapma konusunda çok bilgili yöneticilerimiz mevcut; dilerseniz size yardımcı olsunlar!

Bırakın pistin kapatılmasını, “pist kapanabilir” dedikodusu bile Almanların, piste Yeşil Cehennem lakabını takan Jackie Stewart’a, 76 yılında cayır cayır yanan Niki Lauda’ya, 84’te F1’in yeniden Ring’e dönüşü şerefine düzenlenen yarışı kazanan çaylak Senna’ya, sevimliliğiyle “Bu kadın Almaz olamaz!” dedirten Sabine Schmitz’e ve hepsinden önemlisi, kendi otomotiv endüstrisine yaptığı büyük bir hakarettir.

Ve ben, bu saatten sonra arkama yaslanıp piste ilk kimin sahip çıkacağını merakla bekliyor olacağım. ADAC mı yoksa Alman üreticilerden biri mi -VW Ring kulağa nasıl da hoş geliyor!- olur bilemiyorum; benim için önemli olan bu büyük ayıbı ilk kimin örteceğidir. Sanmam ama nazi dostlarımız işi ağırdan alırsa, akbaba gibi bekleyen İngilizlerin piste talip oluşunu görebiliriz.

Evet; “Ring’e illa ki sahip çıkan olur” diye düşünüyorum fakat olur ya başına bir iş gelmeden önce Flugplatz’ı, Adenauer Forst’u ve Karussell’i bir kez olsun dönebilmek, en büyük isteklerimden biridir. Aşağıdaki vidyo ve fotoğraflardan sonra, muhtemelen siz de aynı şeyleri söyleyeceksiniz.

Ramazanımız hayırlı, Yeşil Cehennemimiz uzun ömürlü olsun!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: