Skip to content

2012 FİNLANDİYA RALLİSİ

Yeni Zelanda’dan beri bu hafta sonunu bekliyordum. Rallinin atasporu sayıldığı güzel memleket Finlandiya, bir kez daha WRC’leri ağırladı. Son yıllarda bizleri doyuramayan, donuklaşan şampiyonanın eksiklerini yarışın atmosferiyle, seyircinin ralli kültürüyle, yerel sporcularla ve muhteşem etaplarla kapatabildiğim için çok seviyorum Finlandiya ayağını. Bu yılın bir başka özelliği de, WRC tarihinin 500. yarışı olması. 1973’ten beri bildiğimiz bilmediğimiz anılar, efsane otomobiller ve en az otomobiller kadar efsane pilotlarla geçen 500 yarış, boru değil! Duygusala bağlarsam çenem çok düşecek biliyorum; bu yüzden yarışa dönelim.

İlk gün koşulan 3 etabın ikisini kazanarak günü Hirvonen ve Latvala’nın önünde bitiren Loeb, daha yarışın başından “Ben insan değilim” mesajını bir kez daha verdi. Bu mesajı ilk kez 9 yıl önce almıştık; şimdilerde ise sevgiliyle atılan ‘Aşkım günaydın’ kadar alıştık ona. Ne büyük aşk!

İkinci gün bastıran sarı çocuk Hirvonen, 4 etap kazansa da Loeb’e yetişemedi ve sıralama gün sonunda alıştığımız tabloya döünşmeye başladı. İlk iki sırada kırmızı, sonraki ikide yeşil-kırmızı yerine beyaz -Ford’un yeni giydirmesi bence çok hoş olmuş- otomobiller… Latvala ikinci gün zorladığını söylese de zannımca yarışı ağaçlarda noktalayıp Wilson’dan sopa yemekten çekindi ve akıllı davranıp eski takım arkadaşının ardında düzgün bir tempo tutturdu. Kahramanım Solberg ise etkileyici olmaktan uzaktı. İkinci günün en etkileyici olayı ise sayko Novikov’un kazası idi. Etkileyici kısmını açmam gerek; kazadan değil bitmek tükenmek bilmeyen parasından ve ko-pilotunun acı dolu sesinden etkilendim. Bu kaçıncı Fiesta yahu!

Üçüncü gün yarışın en özel günüydü çünkü efsane Ouninpohja -artık yardım almadan yazabiliyorum Ouninpohja’yı- sona saklanan güzel yiyecekler gibi yarışın son iki etabı olarak saklanmıştı. Citroen yöneticilerinin yaptığı “Pilotlarımıza müdahale etmeyeceğiz; iplerini çözdük ayıların” benzeri açıklama, Hirvonen’in daha bi’yardırmasını sağlarken aklımdaki soru Petter’in Ouninohja’da -Petter ve Ouninpohja ilişkisini bilmeyenleri öncelikle şöyle alalım- neler yapacağıydı. Üçüncü gün başladı; Hirvonen yine zorladı, yine olmadı fakat Ouninpohja’da iki kez best-time yaptığı gibi Petter’in rekorunu da kırdı. Birileri daha hızlı geçene dek yeni rekor 15.17.3 arkadaşlar. On-board yayınlanırsa paylaşacağıma emin olabilirsiniz. Ha bir de, Ken Block 14. etapta patlamış. Çok şaşırtıcı dimi?

Ve 1. Loeb, 2. Hirvonen, 3. Latvala, 4. Solberg, 5. Ostberg, 6. Tanak, 7. Rantanen, 8. Ketomaa, 9. Prokop, 10. Ogier sıralamasıyla biten bir Finlandiya Rallisi izlemiş olduk. Aşağıda bazı fotoğraflar ve klipler paylaşıyorum. Bir sonraki yarış Almanya Rallisi’nde WRC’ler asfalta çıkacak ve Dani Sordo Mini’siyle yarışı renklendirecektir diye umuyorum. O zamana kadar hoş kalın.

En kaliteli klip;

Ve fotoğraflar;

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

"Uyandığımda odanın içinde uçuşan binlerce kristal kelebek bulmayı umuyordum. Perdelerin açıklığından içeri sızan tazecik gün ışığı bazı kelebeklerin kanatlarında kırılacak, yedi renge ayrılacak ve penceremden görünen zirveye değin uzanacaktı. Bense Abarth 124’üme atlayacak ve tanrının küçük çocuğu tarafından karalanmış bir resim defterinin ilk yaprağındaki çizgiler boyunca, gözümün gördüğüne doğru sürüş yapacaktım..." Rahmetli Barkın Bayoğlu başlangıç için yüksek hacimli motosiklet soranların kulağını çekerdi. Aynı şey otomobiller için de geçerli. Hatırlatmak isterim ki sürüş, ellerinizde ve poponuzda hissettiğiniz titreşimlerle ilgilidir. Bu yüzden dört silindirli klasik bir BMW'ye burun kıvırmayın lütfen. Tuz Gölü'nün üstünde Volvo C70'iyle şuursuzca gazlayan, kat kat kıyafetiyle klip arkadaşını adeta çıplak bırakan ve doksanlı yıllarda sadece otomobillerin değil, pop müziğin de yükseklerde olduğunu kanıtlayan bir Hakan Peker... Ayrıca helikopter çekimi otomobili öyle dramatik gösteriyor ki, Hakan Bey hanımefendiyi mi yoksa Volvo'yu mu unutamamış tam anlayamıyoruz. En son ne zaman, erkenden uyanıp sadece sürüş yapmak için dışarı çıktınız? / When was the last time you got up early and went for a drive? Önümüzdeki on yıl içerisinde, ilk gövde Ford Ka'nın orijinal Mini Cooper ile benzer bir çekicilik kazanacağını düşünüyorum. Fırsat varken bir tanesini saklayın derim. / I believe the first gen Ford Ka is going to earn some original Mini Cooper like appeal in the next decade. Get one while you can. Bir zamanlar otomobiller daha küçük, insanlık daha büyüktü. İlk otomobilime her bakışımda bunu hatırlar, doksanları özlerim 🚙 Humanity was larger when the car was smaller. Every single stare at my first car brings this thought and leaves me yearning of the nineties Denizden 1896 metre yukarıda kalan bir Alp geçidinde frenleriniz şişerse, dünya tam olarak böyle görünüyor / This is how you see the world when you are at an elevation of 1896 metres on a Austrian Alpine pass with totally faded brakes #teledials are better for dreams #teledials are better for the environment
%d blogcu bunu beğendi: