Skip to content

PIKES PEAK 2012

Bu yazıda yalnızca hafta sonu koşulan 90. Pikes Peak Tırmanma Yarışı’ndan ziyade, her otomobil delisinin bilmesi gereken detaylara ve dibinizi düşürecek bazı vidyolara yer vereceğim. Baştan başlayalım ve adım adım ilerleyelim.

Amerikanların viraj barındıran bir yarış düzenlemesini ilginç bulabilirsiniz. Neticede Nascar ve Drag yarışlarının, ancak düz gidebilen spor otomobillerin anavatanından bahsediyoruz fakat merak etmeyin, işin aslını öğrendiğinizde taşlar yerine oturacak. Hikaye şöyle: 1915’te Spencer Penrose isimli bir adam, Colorado dağının zirvesine uzanan bir yol yapıp, manzara izlemeye gelen turistlerden para kazanmak umuduyla devletten izin ister. İstediği olur; 500.000 dolar harcayarak zirveye giden yolu hazırlar ve yolun kullanım hakkı 20 yıllığına kendisine verilir. Gel zaman git zaman, işler beklediği ivmeyi yakalamayınca Penrose abimiz, “Reklam yapıp, dikkat çekmek lazım” diye düşünerek bir sonraki sene otomobil ve motosikletlerin katılabileceği bir tırmanma yarışı düzenler ve efsane başlar.

Tabi pilotlar virajlı yollarda yarışmanın tadını alınca, yarış büyük sükse yaratır ve araya giren savaşın ardından Amerikan Otomobil Kulübü işi eline alıp yarışı 1920’den itibaren her yıl düzenlemeye başlar.

Peki bu Pikes Peak neymiş de bir anda bu kadar ilgi çekebilmiş? Start noktasının rakımı 800 metre; finiş çizgisinin rakımı 4600 metre. Aralarında ise 156 viraj barındıran toprak asfalt karışımı -bu yıl tüm parkur asfalt- 20 kilometrelik parkur, dipsiz uçurumlar, aşağıda güneş, tepede buz ve aklınıza gelebilecek binbir türlü psikopatlık…

Buraya kadar her şey tamam; sırada Pikes Peak kadar efsane olmuş bazı sürüşler var ki bunları ölmeden önce izlemeniz gerekir;

Ari Vatanen ve Peugeot 405 T16: 600 beygir+900 kilo=10 saniyeden kısa süren 0-200 km hızlanması. Bu formüle bir de Ari Vatanen ve Pikes Peak eklerseniz, sonuç tam olarak şuna benzer;

Walter Rohrl ve Audi Quattro S1: Ari Vatanen’in teknik sorun yaşamasıyla, yukarıdaki vidyonun çekildiği yılın biricisi olan Rohrl, Pikes Peak için ne demiş? “Yarışla ilgili hiçbir tecrübem yoktu. 5 gün önce Colorado’ya vardım ve bir otomobil kiralayıp karımla birlikte defalarca geçiş yaptım. Hız sınırı 30 mildi ve parkuru ezberlemek hiç de kolay değildi”. Daha can yakıcı olan, o hafta sonu Rohrl’ün Vatanen’e söylediği şu cümle: “Parkuru en az 50 defa geçtim ama hala emin değilim”. “Emin olsan nasıl gidecektin abi acaba?” dedirten o sürüş ise aşağıda;

Sanırım bu kadar genel bilgi yeter. Gelelim dün koşulan 2012 Pikes Peak Tırmanma Yarışı’na; Hyundai Genesis Coupe’siyle 9.46.164’lük derece yapan Rhys Millen birinci, Porsche 911 R’la yarışan, Le Mans’dan tanıdığımız Romain Dumas 0.02 sn farkla ikinci ve 9.52.819’luk derecesiyle Ducati sürücüsü Carlin Dunne üçüncü oldu.

Pikes Peak’te yoldan çıkmanın neye benzediğini merak edenlerse aşağıda paylaştığım iki vidyodan yardım alabilirler;

Si Yu!

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: