Skip to content

SKODA SUPERB

Yeni Superb incelemesi için buraya buyurunuz. Yok ben böyle iyiyim, yukarıdaki aracı okuyacağım diyorsanız o ayrı;

İsminin kelime anlamı ‘mükemmel’ olan bir otomobilin test yazısını okuyacaksınız; beklentilerinizi tekrar gözden geçirin! İşte başlıyoruz;

Son yıllarda derli toplu, güvenilir otomobiller üreten Skoda’nın ağır abisi Superb’le geçirdiğim iki gün boyunca, patronunu kaybetmiş bir şoförden farksız göründüğüme eminim. Hele ki bahsi geçen şoför grand tuvalet değil de şort-tişört-kırmızı ayakkabı modunda ise, maruz kaldığı garip bakışları az çok tahmin edersiniz. “Ağır” bir otomobil Superb. Aynı altyapıyı paylaştığı Passat’tan 52mm daha uzun aks aralığına ve oldukça geniş bir gövdeye sahip. Bir de test aracım gibi siyah renkliyse, “ağır”lık katsayısı biraz daha artıyor. Otomobilin ön kısmında karışmış duygular gördüm: Sinirli mi, düşünceli mi yoksa üzgün mü açıkçası bilemedim. Zarif bir tavan çizgisine ve bolca cam alana sahip olan Superb’in arkası ise otomobilin önüyle uyumsuz görünüyor diye düşünüyorum. Tasarımın daha “bütün” durması güzel olurdu. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz size kalmış fakat Passat kadar taze durmadığı bir gerçek. Bak yine içim şişti; geçelim şu tasarım faslını.

Otomobilin iç mekanı, fiyatı düşünüldüğünde gereçekten yüz güldürüyor. Konsoldaki kumandalarını, koltuklarını, direksiyon simidini, iç mekandaki krom detayları ve bazı plastik malzemeler hariç -örneğin direksiyon-ön konsol arası- genel plastik kalitesini çok sevdim. İç mekanla ilgili diğer notlar: Rahat sürüş pozisyonunu bulmak zaman almıyor; kumanda elemanları çok kullanışlı; arka taraf hem çok ferah hem de devasa diz mesafesine sahip. Geniş otomobillere sevdalı Türk aileleri ve belediye başkan yardımcıları için son derece ideal.

Otomobilin çok hoşuma giden bir başka detayı da bagaj kapağı idi. Bagajı ister klasik sedanlarda olduğu gibi, ister arka camla birlikte bütün olarak açabiliyorsunuz. Arka koltukları da yatırırsanız ortaya ‘pikap’tan hallice diye nitelendirebileceğim bir yükleme alanı çıkıyor. Küçük ama hoş bir detay; yazının sonundaki galeriden sistemin nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

Superb, cüssesinden beklenmeyecek kadar dinamik bir otomobil. Mondeo kadar keskin olduğunu söyleyemem fakat kesinlikle Passat’tan kötü değil. Yön değiştirmelerde uysal ve net tepkiler veriyor; gövde salınımları güvensiz hissettirmiyor ve yol tutuş konusunda problem yaşamıyor. Çok zorlarsanız önden kaymaya meyleden otomobil, tüm donanım seviyelerinde standart olan ESP’nin “höt!” demesiyle tekrar çizgisini buluyor. Test otomobilimdeki 1.6 TDI motorun sunduğu 105 beygir ve 250 nm’lik değerler şehir içinde yeterli tork ve hızlanmayı sunsa da, uzun yol sürüşlerinde, sollamalarda cansız kaldı. Ne diyelim ÖTV utansın; 2 litrelik dizel motorla tadından yenmezdi doğrusu.

Bak bu iyiymiş“ler: Reçellik kayısı kadar yumuşak sürüş – Geniş ve konforlu iç mekan – Akıllı bagaj sistemi – Çok düzgün Fiyat/Kalite oranı

Olmasa daha iyiymiş“ler: İç mekandaki ucuz plastikler, “bütün” olmayan tasarım

Reklamlar

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

INSTAGRAM

#35mm ölçüsündeki kimyasal bir yüzeye mekanik kontroller vasıtasıyla dokunmak, bir diğer deyişle analog fotoğrafın doğuşuna hükmetmek, modası asla geçmeyecek bir olay. Tüm bunları dijital dünyada yaşatıyor olmak ise teknolojinin büyüklüğünden... Neyse ki analog otomobil öyle değil. Analog otomobil sokaklarda yaşıyor. #filmisnotdead
naz-verbal communication
"Nasıl ki dünyanın en hızlı otomobilleri kiralık otomobillerdir, benzer şekilde, dünyanın en kırılgan, en mızmız, en sorunlu otomobilleri ise baba otomobilleridir. Markası modeli fark etmez, babaların bindiği otomobiller böyledir... Bugün babamın otomobilini emanet alıp uzun süredir görmek istediğim bir yere doğru sürdüm. Ne var ki, yanlış yolcuyu ve yanlış otomobili seçmiş olmanın uğursuzluğu ayağıma bağ olacaktı..." #tbt #kayışıkoparmak #yolhikayeleri
İyi kahvenin, iyi tasarımın ve bayat filmin modası geçmez diyorlar. Geçer mi? #35mm #filmisnotdead
#tbt panoramic drive through roßfeldpanoramastraße with @bmw #z4
Hayat dört silindir veriyorsa, karşılıklı yatay bağlayıp turbola ve hafta sonunu bekle. #boxer
Kirlenmek bazı otomobillere diğerlerinden daha fazla yakışıyor. Özellikle de kirlenmek için doğanlara...
Ulaşılabilir spor otomobiller on yıllardır aynı kanıtlanmış yaklaşımla üretiliyor: Sıradan bir aile otomobilinin üzerine spor otomobil mühendisliği serpiştirilir ve kitlelerin satın alabileceği sporcular yaratılır. Ne var ki bunların çok azı aile otomobili olarak doğduklarını unutturacak denli beceriklidir. Garajınızdan azınlıklar eksik olmasın dileğiyle, şimdiden iyi haftalar.
#tbt Avusturya Alpleri’ndeki en özel dağ geçitlerinden bir tanesi: Hahntennjoch. Aradan neredeyse bir yıl geçtiği için ismini yazmayı unutmuş olsam da bu geçitteki virajları, tünelleri ve uçurumları unutmam mümkün değil. Bendeki etkisi oldukça uzun süren ve üç bölümlük bir yazı dizisi halinde blogumu süsleyen bu sürüşün notlarını okumak için profilimdeki linkten yardım alabilirsiniz. 2018 yılı için listemde birkaç Alp geçidi var. Döviz kurunun güncel durumundan dolayı eskisi kadar rahat hareket etmek olanaksız olsa da, bu yıl Alpler’de en az bir sürüş yapmayı planlıyorum. Peki yıl içinde sizin bir sürüş tatili planınız var mı? Varsa nerede?
%d blogcu bunu beğendi: