İçeriğe geç

2013 AUDI A3 SPORTBACK

İlk olarak 3 kapılı versiyonuyla tanıdığımız Yeni Audi A3’ün blogumda yol alması için, otomobilin “sporkıç” yani 5 kapılı versiyonunu bekliyordum. Paris Otomobil Fuarı‘na kadar sabredemeyen Audi, otomobili birkaç gün önce basına tanıttı.

Elbette göze çarpan ilk detay, otomobilin uzayan poposu ve genişleyen aks aralığı. 3 kapılı kardeşinden toplamda 73mm uzun olması ve 35mm daha geniş aks aralığı sayesinde A3 Sportback bolca arka diz mesafesi ve bagaj hacmi sunacak. Ekstra alanın daha çok diz mesafesi için kullanıldığını belirtmekte yarar var zira otomobilin bagajı 3 kapılı versiyonuna göre sadece 15lt daha geniş. Bu da arka taraftaki yolcuların mutlu olacağı anlamına geliyor. Eklenen iki kapının, otomobilin bütününü bozmadığını söylemeden geçmeyelim. Geri kalan her noktada ise klasik Audi tasarımı ve iç mekandaki Audi kalitesi göze çarpıyor.

VW grubunun deli dehşet teknolojisi MQB platformu, bildiğimiz gibi ilk olarak A3’te kullanılmıştı. MQB’yi henüz bilmeyenler için tekrar hızlıca anlatalım: Efendim MQB denilen hadise, VW grubunun Polo’dan Tuareg’e kadar boyutları değişebilen ve ön aks, pedal ve motor yerleşimi aynı olan ortak platformudur. Peki ne işe yarar? Otomobillerin hafiflemesini sağlar; hafif otomobil daha güvenli, dinamik ve az tüketen otomobil demektir. Ayrıca ortak parça kullanımını, böylece üretim hızını artırır. Yeni A3 de bu teknolojiden nasibini alıp selefine göre 90 kg hafifleyerek ortalama ağırlığını 1.2 tona düşürdü.

Başlangıçta 120 beygirlik 1.4 TFSI benzinli, 177 beygirlik 1.8 TFSI benzinli ve 141 beygirlik 2.0 TDI dizel olmak üzere 3 motor seçeneğiyle yola inecek olan A3, ilerleyen zamanda 1.6 dizel motora da kavuşacak.

Kendisini önümüzdeki yılın ortalarında memleketimizde görebileceğiz canlar.

Reklamlar

2 replies »

  1. “sporkıç” çeviriniz biraz gereksiz olmuş. En yakın zamanda test izlenimlerinizi bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Klausen Geçidi güneşle aydınlanırken, çok yıllık bir hayalim gerçekleşmiş oluyor. Otomobil, Yol ve Sanat nadiren bu kadar yakınlaşır ve hayat nadiren bu kadar anlamlı olur.
Bruno Sacco was here.
#naz
%d blogcu bunu beğendi: