İçeriğe geç

VANISHING POINT

Blogumda bundan böyle yeni bir köşe olacak: Yedinci Sanatta Otomobil… Otomobillerin başkarakterler kadar iyi işlendiği birçok filmi izleyip, sizinle paylaşacağım. İlk filmimiz Vanishing Point…

Vanishing Point, 1971 yapımı kült bir yol filmi. Film boyunca eski otomobil yarışçısı ve eski polis memuru olan adamımız Kowalski’nin Alpine beyazı 1970 Dodge Challenger R/T ile polislerden kaçışını izliyorsunuz.

Filmi izleyeceklere küfür ettirmeden, biraz hikayeden söz edeyim: Adamımız Kowalski, bir otomobil taşıma firmasında sürücülük yapmaktadır. Bir Cuma gecesi geç vakitte Denver’a ulaşır ve Pazartesi gününe kadar teslim etmesi gereken Challenger’ı alıp tekrar yola çıkar. Yolda “daha iyi hissetmek” için uyuşturucu satıcısı arkadaşından birkaç hap alır ve bu esnada kendisini bir bahsin içinde bulur. Bahis, otomobili 15 saatte San Francisco’ya götürüp götüremeyeceğidir. Gece yola çıkar; çok geçmeden polislerin dikkatini çeker ve kovalamaca başlar. “Super Soul” isimli kör radyo sunucusunun polis telsizlerini dinleyerek kendisine yol boyunca yardım etmesi ve bazen de şansının yardımıyla adamımızı kimse durduramaz. Daha fazla anlatmıyorum; izleyin.

Filmin “özgürlük” kavramını işleyişine ve soundtrack’lerine -en çok da Challenger’ın motor sesine- hayran kalacaksınız. İzleyin ve yorumlarınızı paylaşmayı ihmal etmeyin.

Si Yu!

Reklamlar

2 replies »

  1. Geri bildirim: BULLITT « İsmail TERZİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: