Skip to content

2012 İNGİLTERE RALLİSİ

Dünya Ralli Şampiyonası’nın bu yılki onuncu yarışı geçtiğimiz hafta sonu İngiltere’de koşuldu. “Bir haftadır nerdeydin?” diye sormayın; kaliteli görüntülerin internete düşmesi zaman alıyor ya da ben tembelim. Öyle ya da böyle, geç de olsa yarışı anlatmak için buradayım;

Yarışın bu yılki kazananı soyadı hiç Finli’ye benzemeyen Ford pilotu Latvala oldu. Cuma gününden itibaren iyi bir tempo tutturup ilk günü ikincinin 12.1 saniye önünde tamamlayan Finli, ikinci ve üçüncü gün de aynı tempoyla devam edip yarışı 27.8 saniye farkla kazandı. Kaza yapmayınca oluyormuş demek ki!

Adamım Solberg’in Loeb’le girdiği ikincilik savaşı doğrusu izlemeye değerdi. İkinci günü Solberg’in 6.4 saniye gerisinde üçüncü bitiren Loeb, son gün sağlam yardırdı ve iki pilot son etaba 0.1 saniye farkla çıktılar. Kazanan kim oldu dersiniz? Elbette Loeb… Buna da şükür ben daha Cuma gününden “Solberg ve Baklava kangi ağaçta bitirecekler yarışı acaba?” diye bekliyordum. “Fortçu”lar şaşırttı beni.

Yükselişini sürdüren Ostberg dördüncü, sarı çocuk Hirvonen beşinci, her yarışta bir Fiesta harcayan -nasıl oldu da tek parça bitirdi bilemiyorum- Novikov altıncı, Neville yedinci ve insana “Olmayınca olmuyor işte; zorlama artık bay yeteneksiz!” dedirten Wilson ise sekizinci oldu.

O BENTLEY ETAPTA NE ARIYOR?

Yarışın beşinci etabında tüm seyirciler Fiesta ya da DS3 beklerken o da nesi? Gri bir Bentley yardır Allah yardır geliyor. Dikkatli gözler direksiyondaki adamın Kris Meeke, sağında oturanın ise Top Gear tayfasından “kaptan yavaş” lakaplı James May olduğunu anlayana kadar gri Bentley yanlaya yanlaya kayboluyor etapta.

Top Gear’ın yeni sezonunu zaten iple çekiyordum; merakım şimdi daha da arttı. İngiltere Rallisi için hazırlanan iki klipten önce bahsettiğim Bentley’e bir göz atın;

Ve gerçek yarışın vidyoları;

Sırada 4-7 Ekim’de koşulacak Fransa Rallisi var. İki Sebastien’i izlemek için sabırsızlanıyorum.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

INSTAGRAM

ZONE
#35mm film İzmir'i nasıl görür? Cevaplar her zaman olduğu gibi analog, filtresiz ve gerçek.
Prototip otomobiller kullanmak işimin en sevdiğim yanlarından biri. Gövde ve kabin kamuflajları, açıkta bırakılmış kablolar, ilk kalıptan çıkan plastik kaplamalar, henüz tamamlanmamış yürüyen aksam ayarları ve daha bir sürü şey... Bir otomobile son halini verebilmek için gerekli emeğe, bir otomobili büsbütün kılabilmek için gerekli mühendisliğe şahit olmak benzersiz bir şey. Bugün BMW M850i prototipiyle zaman geçirirken bunları düşündüm. Sadece iki dakikalığına... Kalan zamanımda ise 4.4 litrelik V8'in enerjisini yola aktarmakla ilgilendim. Otomobil tam bir saat önce dünyaya tanıtıldı, bence göz atmak istersiniz. İkinci nesil BMW 8 Serisi'ne merhaba deyin!
Z für Zukunft | Munich 2017.
Dijital fotoğraf albümümü daha verimli kullanabilmek adına, aynı serideki çalışmalarımı tek bir gönderide ve yeni bir sunum formatıyla yayınlamaya karar verdim. 'İstanbul'un satır araları' ismindeki bu dörtlüyü geçtiğimiz ay Karaköy sokaklarında kaydetmiştim. Fotoğrafların tamamı 35mm filme kaydedildi ve dijital dünya maymunluklarına maruz bırakılmadan, orijinal renkleriyle derlendi. Cuma akşamınıza analog renkler katması dileğiyle.
Otomobillerden endüstriyel kokular yükselene kadar devam eden, sonrasında ise telepatik yollarla ulaşılmış 'yüksek' sohbetlere bağlanan bir Pazar sabahı daha... Bu sohbetlere sadece ağaçların ve otomobillerin kulak misafiri olabilmesini, dönüş yolunda kahvemi alırken normal insanların henüz uyanmış olmasını ve günün devamındaki öğle uykusunu bir başka seviyorum.
Ulaşılabilir spor otomobiller on yıllardır aynı kanıtlanmış yaklaşımla üretiliyor: Sıradan bir aile otomobilinin üzerine spor otomobil mühendisliği serpiştirmek ve kitlelerin satın alabileceği sporcular yaratmak. Ne var ki bunların çok azı aile otomobili olarak doğduklarını unutturacak denli beceriklidir. Garajınızdan azınlıkları eksik etmeyin.
#35mm ölçüsündeki kimyasal bir yüzeye mekanik kontroller vasıtasıyla dokunmak, bir diğer deyişle analog fotoğrafın doğuşuna hükmetmek, modası asla geçmeyecek bir olay. Tüm bunları dijital dünyada yaşatıyor olmak ise teknolojinin büyüklüğünden... Neyse ki analog otomobil öyle değil. Analog otomobil sokaklarda yaşıyor. #filmisnotdead
"Nasıl ki dünyanın en hızlı otomobilleri kiralık otomobillerdir, benzer şekilde, dünyanın en kırılgan, en mızmız, en sorunlu otomobilleri ise baba otomobilleridir. Markası modeli fark etmez, babaların bindiği otomobiller böyledir... Bugün babamın otomobilini emanet alıp uzun süredir görmek istediğim bir yere doğru sürdüm. Ne var ki, yanlış yolcuyu ve yanlış otomobili seçmiş olmanın uğursuzluğu ayağıma bağ olacaktı..." #tbt #kayışıkoparmak #yolhikayeleri
%d blogcu bunu beğendi: