İçeriğe geç

2012 FRANSA RALLİSİ

Bizi ralli izleme zevkinden mahrum eden adam Sebastien Loeb, geçtiğimiz hafta sonu kendi evinde koşulan Fransa Rallisi’ni kazanarak 9. WRC şampiyonluğunu kazandı ve ralliye veda etmeden önce kendisini yenebilmeleri için rakiplerine verdiği son şansı da geri alıp ralli kariyerini noktaladı. Kendisini ilerleyen zamanda WTCC’de izleyeceğiz. WTCC izlemek için iyi bir neden; WRC izlemek için daha da iyi bir neden! Yıllar sonra WRC’yi altüst ettiğin zamanları görebildiğimiz için kendimizi şanslı sayacağız; teşekkürler büyük adam.

Yarış boyunca oldukça yakın zamanlar çıkaran Latvala ve Hirvonen, Loeb’e yaklaşamadılar bile. Podyumu zorlarken yoldan çıkıp ortalığı birbirine katan adamımız Solberg ise bu kez harbiden fena dağıttı. Yaptığı kazanın vidyosu için buraya buyurun.

Thierry Neuville, Sordo ve Ostberg’i geçerek WRC kariyerinin en iyi derecesini Fransa’da elde etti. Ostberg beşinci olurken, geçen yıl bu yarışı kazanmaya çok yaklaşan Sordo ise direksiyon arızasından kaldı.

Ott Tanak, Novikov’un kendisine son gün hediye ettiği altıncılıkla yetinmedi bir de Power Stage kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Delibozuk rus pilot bahsettiğim altıncılığı nasıl hediye etti şuradan izlersiniz. Chris Atkinson ise Mini’si ile ilk 8 içinde kalmayı bildi.

Ve yarışın ardından hazırlanan en iyi klipler;

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Klausen Geçidi güneşle aydınlanırken, çok yıllık bir hayalim gerçekleşmiş oluyor. Otomobil, Yol ve Sanat nadiren bu kadar yakınlaşır ve hayat nadiren bu kadar anlamlı olur.
Bruno Sacco was here.
#naz
%d blogcu bunu beğendi: