İçeriğe geç

ALTERNATİF YAKITLI OTOMOBİLLER VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE

Otomobillerin dünyaya gelişi sadece biz delilerin çoğalmasını sağlamadı –merak etmeyin otomobiller insanlığa ne kazandırdı klişesinden bahsetmeyeceğim-  aynı zamanda bazı canlı türlerinin de hayatını kurtardı. Otomobil? Hayat kurtarmak? 4 tekerlek, motor ve direksiyon çağına dek insanları ve insanların yüklerini taşıyan atlar, eşekler ve o dönemin hibriti katırlar otomobilin doğuşuyla rahat bir nefes aldı. Yeni çıkan garip alet insanları ve yükleri taşırken onlar özel çiftliklerde beslenip, hafta sonları binicilik meraklılarına -eşek severlerden söz etmiyorum- hizmet ederek nesillerini on yıllarca sağlıklı olarak sürdürebildi. Sanırım ralli kelimesini bizlere kazandıran atlara verilecek daha güzel bir hediye olamazdı.

Üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçse de otomobillerin hayvanları kurtardığı yıllara fazlaca benzeyen bir dönemdeyiz. Biz hastalıklılar benzinle çalışan, gerçek sesler çıkaran ve havayı kirleten otomobillerin delisiyiz fakat gerçek şu ki gelecek bu otomobillerde değil ve sevdiğimiz otomobil türünün neslini korumak için yeni bir şeye ihtiyacımız var: Alternatif yakıtlı araçlara…

Elektriği bataryalardan alan otomobilleri şimdilik unutun; bir elektrik-elektronik mühendisi adayı olarak bu araçların kapitalizmin minik bir oyunundan ibaret olduğunu, gerçekten efektif olabilmeleri için gereken pil teknolojisinin şu an teoride bile mevcut olmadığını -geçenlerde kapıyı pencereyi uçuran GM pil mühendislerini hatırlayın– ve iş gören şarjlı otomobiller için daha uzun yıllar gerektiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Demedi demeyin, yakın gelecek hidrojenle çalışan otomobillerde… Bu otomobiller hidrojen yakıt hücresinde ürettikleri enerjiyle elektrik motorlarını sürüyorlar ve egzozlarından dışarı sadece su çıkıyor. Evet bildiğiniz su! Fantastik kullanım maliyetleri beklemeyin ve alternatif yakıt deyince 1 liraya 1000 km yol yapma psikolojisine girmeyin; bahsettiğim araçlar günümüz araçlarıyla hemen hemen aynı kullanım giderlerine sahip fakat çevreyi hiç kirletmeden aynı paraya yol almak yeterince harika değil mi?

Öyleyse hidrojen çığırtkanlığı yapalım! Böylece yıllar sonra biz delilere biraz benzin, biraz M3 kalsın!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

2019’un ilk sürüşünü MINI John Cooper Works ile yapmış ve yeni yılın başladığı gibi gitmesini temenni etmiştim. Bu sürüşün hikayesini MINI Türkiye web sitesinden okumak için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. Fotoğraflar: @alpgoksel
Yeni yılın ilk sabahında, baygın uykusunu sürdürmekte olan İstanbul’un dili damağına yapışırken, MINI John Cooper Works ile bomboş yollarda sürüş yapıyordum. Hikayesi yakında MINI Türkiye web sitesinde ve blogumda olacak. Fotoğraf: @alpgoksel
Form, fonksiyon ve uzlaşı: Çevirmeli telefonlardan ilham alınarak tasarlanan #teledial jantlar. 2016 yılında Münih sokaklarını keşfederken #35mm filmle kaydettiğim ilk iki fotoğraf #teledial jantları çokça kullanan iki markayı hatırlatıyor. RM Auctions arşivlerinden aldığım son iki fotoğrafta ise kişisel #teledial favorim yer alıyor: İlk seri Lamborghini Countach’ta kullanılan Campagnolo Bravo. Peki OEM jant modellerinden sizin favoriniz nedir? Görsellerle mesaj atarsanız, belki bir seçki oluştururuz🙂
BMW Z8’in gövdesinden analog içgörüler | Analog insights from the body of BMW Z8
BMW Z8’in iç mekanından analog içgörüler | Analog insights from the interior of BMW Z8
itsjustacar•sadecebirotomobil
bmw.com.tr için hazırladığım ikinci makale ‘Gelecekten Korkmuyorum’ yayında! Analog fotoğraflarımın, kelimelerime eşlik ettiği bu hikayeye profilimdeki bağlantı üzerinden erişebilirsiniz. Keyifli okumalar!
Geçen sene, bu zamanlar.
Bir Pazar sabahı hareket edecek ve Moğolistan’a kadar durmayacağım. Çantamda onlarca film makarası, odometrede ilave yirmi binlik, burnumda toz kokusu geri döneceğim. Böylece pratik yaşam yeni bir anlamsızlık kazanacak. Ne yazık ki dostlarım, o Pazar bu Pazar değil.
%d blogcu bunu beğendi: