Skip to content

BULLITT

Bu yazıyı okurken şunu dinlemeniz şiddetle önerilir!

7 Kasım Steve McQueen’in ölüm yıldönümüydü. İstanbul’dan henüz dönmüştüm ve yapılacak dünya kadar iş bir yana, inanılmaz yorgundum. ‘Yedinci Sanatta Otomobil’ köşeme 1968 yapımı Bullitt’i de ekleme kararını o gün aldım ama sıcağı sıcağına ‘Auto Show Günlükleri‘ni yazmam gerektiği için ancak bugün kısmet oldu. Neyse, geç olsun güç olmasın. Muhteşem bir film önereceğim bugün. Muhteşem dediysem, sinema eleştirmeni olmadığımı ve filmlere bir otomobil delisi gözüyle baktığımı hepimiz biliyoruz. Yarın bir gün yazının altına “Konu çok yavaş ilerliyor, baydı!”, “Klasik polisiye filminin biriymiş tüü!” gibi yorumlar atmadan önce iki kez düşünün. Bu film muhteşem çünkü;

1- Başrol oyuncuları ’68 Ford Mustang GT ve ’68 Dodge Charger R/T… Filmi tüm otomobil delileri için gerçek bir kült yapan sahne ise sonda, bu iki bebeğin yer aldığı bölümde saklı. Burada youtube linki paylaşıp olayın tadını tuzunu kaçırmak istemem; izlemelisiniz.

2- Steve McQueen… Tıpkı Vanishing Point‘teki gibi bu filmde de kahramanımızın tavırlarını “Odun mu cool mu?” diye sorguluyorsunuz fakat McQueen’in filmdeki role ‘cuk’ oturduğunu belirtmek gerek.

Kahraman, cool bir polis ve kötü düşmanlar… Bu hikayeyi onlarca filmde bulabilirsiniz fakat üstte de dediğim gibi, gürül gürül motor sesine karışan McQueen karizması için bu köşede yer almayı ve izlenmeyi hak eden bir film Bullitt. İzleyin!

Son bir detay: Ford, 2001 ve 2004 yıllarında Steve McQueen’li iki reklam hazırladı. Direksiyondaki elbette McQueen değildi çünkü ’80 yılında dünya değiştirdi. Montaj falan ama güzel reklamlardı. İlk reklamda San Francisco sokaklarında Puma ile fink atan, ikinci reklamda ise mısır tarlasının ortasında gazlayan McQueen’i izleyebilirsiniz;

Ayrıca 2001 ve 2008 yıllarında üretilen özel seri Mustang’leri bir görün derim;

2001 Ford Mustang Bullitt GT

2008 Ford Mustang Bullit Edition

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

"Uyandığımda odanın içinde uçuşan binlerce kristal kelebek bulmayı umuyordum. Perdelerin açıklığından içeri sızan tazecik gün ışığı bazı kelebeklerin kanatlarında kırılacak, yedi renge ayrılacak ve penceremden görünen zirveye değin uzanacaktı. Bense Abarth 124’üme atlayacak ve tanrının küçük çocuğu tarafından karalanmış bir resim defterinin ilk yaprağındaki çizgiler boyunca, gözümün gördüğüne doğru sürüş yapacaktım..." Rahmetli Barkın Bayoğlu başlangıç için yüksek hacimli motosiklet soranların kulağını çekerdi. Aynı şey otomobiller için de geçerli. Hatırlatmak isterim ki sürüş, ellerinizde ve poponuzda hissettiğiniz titreşimlerle ilgilidir. Bu yüzden dört silindirli klasik bir BMW'ye burun kıvırmayın lütfen. Tuz Gölü'nün üstünde Volvo C70'iyle şuursuzca gazlayan, kat kat kıyafetiyle klip arkadaşını adeta çıplak bırakan ve doksanlı yıllarda sadece otomobillerin değil, pop müziğin de yükseklerde olduğunu kanıtlayan bir Hakan Peker... Ayrıca helikopter çekimi otomobili öyle dramatik gösteriyor ki, Hakan Bey hanımefendiyi mi yoksa Volvo'yu mu unutamamış tam anlayamıyoruz. En son ne zaman, erkenden uyanıp sadece sürüş yapmak için dışarı çıktınız? / When was the last time you got up early and went for a drive? Önümüzdeki on yıl içerisinde, ilk gövde Ford Ka'nın orijinal Mini Cooper ile benzer bir çekicilik kazanacağını düşünüyorum. Fırsat varken bir tanesini saklayın derim. / I believe the first gen Ford Ka is going to earn some original Mini Cooper like appeal in the next decade. Get one while you can. Bir zamanlar otomobiller daha küçük, insanlık daha büyüktü. İlk otomobilime her bakışımda bunu hatırlar, doksanları özlerim 🚙 Humanity was larger when the car was smaller. Every single stare at my first car brings this thought and leaves me yearning of the nineties Denizden 1896 metre yukarıda kalan bir Alp geçidinde frenleriniz şişerse, dünya tam olarak böyle görünüyor / This is how you see the world when you are at an elevation of 1896 metres on a Austrian Alpine pass with totally faded brakes #teledials are better for dreams #teledials are better for the environment
%d blogcu bunu beğendi: