Skip to content

TUCKER: BİR ADAM VE RÜYASI

Bu filmi birkaç gece önce izledim ve etkisinden uzun süre kurtulamadım. Büyük fikirleri ve büyük hayalleri olan bir adamın, Preston Tucker’ın yaşamının bir kısmını anlatan ’88 yapımı filmin yönetmeni Francis Ford Cappola, Tucker’ı canlandırma görevini Jeff Bridges’e vermiş. Konu zaten can yakıcı olunca, film resmen almış yürümüş. Kesinlikle her otomobil delisinin izlemesi gerekenlerden biri…

Bir otomobil düşünün; 1940’lı yıllarda henüz adı bile duyulmamış teknolojileri barındıran bir otomobil… Disk frenleri, tüm koltuklarda emniyet kemerleri, direksiyonun döndüğü yönü aydınlatan farları, kaza anında fırlayan ön camı olan bir otomobil… Film, o dönemin araçlarına göre fersah fersah teknolojik olan bu yavrunun, Detroit’in üç büyüğü Ford, General Motors ve Chrysler üçgeninde yok oluşunu anlatıyor.

Fazla detay verip, filmi izlemeye niyetlenenlerin hayır dualarını almak istemem ama Preston Tucker’ın mahkemede yaptığı boğaz düğümleyen, efsane savunma paylaşılmaya değer;

Biz çocukluğumuzdan beri başarı hikayeleri okuduk. Hani serbest piyasa önümüzü açacaktı? Hani güzel fikirler alkışlanacaktı? Bunların hepsi yalanmış. Eğer bugün yaşasalar Edison kablolarla oynadığı için tutuklanacak, Wright kardeşler ruhsatsız uçurtma uçurmaktan yargılanacaklardı. Benim suçum geç kalmak mı? Benjamin Franklin’in alkışladığı hareketler şimdi neden suç oluyor? İyi ki bir bomba yaptık; meğer kendi kendimizi patlatmışız. Japonları ve Nazileri yendiğimizi sanıyoruz; göreceksiniz yakın bir gelecekte Japon malı radyolar dinleyecek, Alman arabaları kullanacağız. Yeni fikirlere kulak tıkarsanız, kendiniz tıkanırsınız. Devletime inanmadıktan sonra niye çalışayım?

“Bir otomobil gerçekten güvenliyse emniyet kemerine gerek yoktur” diyerek Tucker’la dalga geçen firmanın, yıllar sonra emniyet kemerinin patentini alması kadar can sıkan bi’şey varsa o da filmde geçen birçok olayın Devrim ve JetPa hikayelerini anımsatması. Amerikan olmuş, Türk olmuş fark eder mi? Kafa aynı kafa…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İntergalaktik Dayılar | Münih 2017 İntergalaktik İtalyan | Münih 2017 Her şeyin en iyisini bir otomobilde toplayamazsınız. Örneğim hacim istiyorsanız park kolaylığından, sportiflik istiyorsanız babaanne evi konforundan, yüksek sürüş pozisyonu istiyorsanız viraj kabiliyetinden, tasarım istiyorsanız huzurlu görüş açılarından -az veya çok- feragat etmelisiniz. Ne var ki bu konunun 'ortaya karışık' bir çözümü var: Sportif steyşın. Hızlı giden steyşınlar benim diyen sporcuları üzerken ailenizi taşıyabilir; Pazar günü piste, Pazartesi günü işe gitmenizi sağlayabilir ve daha bir sürü şey... Sevin artık şu otomobilleri, sevin ki markaların bu nesli korumak için bir sebebi olsun. Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017
%d blogcu bunu beğendi: