Skip to content

TRAFİKTE İNSAN OLMAK

Eveet; bu yazımızın konusu trafikte insan olmak. Nereden başlamalıyım bilmiyorum…

Türkler; evet Türklerden başlayalım: Biz Türklerin öngörü becerisi için ‘zayıf’ demek iltifat olur kanımca. Bizde biri içine düşüp ölmeden çukur kapatılmaz; birkaç tane ölümcül kaza olmadan kavşak düzenlenmez; yapılan mallıklar ancak kol bacak koptuktan sonra anlaşılır. Anlaşılır da, o vakitten sonra ne çare!

İşin bir de trafikle ilgili boyutu var: Şanslı-şanssız, suçlu-suçsuz demeden götürür trafik. Dil, din, ırk, yaş ayırt etmek gibi huyları da yoktur. Şevkle yolcu taşır diğer tarafa.

İşte trafiğin ve Türklerin doğası birleşince, yani trafiği oluşturan taşıtlar, yayalar ve ‘hayvanlar’ Türk olunca, her yıl yüzlerce insan gidiyor öteki tarafa.

Ve bu yazıyı yazma nedenimi paylaşmadan önce son bir sosyal mesaj vereceğim: Trafikte yaptığımız mallıkların sonuçlarını kendimizin ya da başkalarının canını yakmadan önce öngörmek adına, size hazır öngörülmüşünü sunuyorum. İzleyin;

Reklamlar

2 replies »

  1. Dikkat ettiyseniz neredeyse tamamı işini aceleye getirmeye çalışan sürücüler yüzünden olmuş. Büyüklerimizin çok güzel bir lafı var. “5 dakika geç git, geçmiş olsun diyeceklerine hoşgeldin desinler..”

  2. En büyük problem bence şu; insanlar altlarındaki makinelerin insanları öldürebileceğinin farkında değiller. Eğlenceli gibi görünen bir manevra, “ne olabilir ki” denilen sürüş şekilleri… sanki bunları video oyunu gibi yapıyorlar.

    Oynadığımız “oyun” hardcore. Bir defa ölüyoruz. İkinci “canımız” yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Bruno Sacco was here.
#naz
#BMW #X2 for @bmwturkiye
"Fotoğrafa bakarak sokağın kokusunu alabiliyorsanız, gördüğünüz şey bir sokak fotoğrafıdır." Bruce Gilden
#naz
Otomobil yaklaşık bir asır önce hayatımıza girdi ve medeniyetin yalnızca ulaşım çözümü değil, yaşam biçimini değiştirdi. Kültürel dünyamızın dinamiklerinden beslenme alışkanlıklarımıza kadar geniş bir alanı etkilemeyi başaran bu buluşu bir sosyal devrim olarak nitelendirmek mümkündür. Söz konusu sosyal devrimin sütunları arasında yolculuk kavramı da yer alır. Otomobilin doğuşuna kadar zaruri hallerde seyahat etmek anlamına gelen yolculuk, otomobille birlikte keyfi ve kültürel boyutlar kazanmıştır. Avrupalı asiller, Avrupalı elitler ‘grand tour’ yani ‘büyük yolculuk’ kavramını yaratarak bazen birkaç yıl süren binlerce kilometrelik seyahatlere çıkmışlar ve bu yolla kendi kültürel dünyalarını zenginleştirmeyi, renklendirmeyi amaçlamışlardır. Yeni coğrafyalar keşfetmek ve farklı kültürlerden etkilenmek üzerine kurulu olan grand tour akımının kısa sürede benimsenip yayılması sayesinde adına ‘grand tourer’ ya da ‘GT’ denilen otomobil sınıfı ortaya çıkmış ve ideal bir GT otomobilinin temel karakteristik özellikleri o dönemden günümüze kadar muhafaza edilmiştir. Uzun otoyol düzlüklerini kısaltacak kadar güçlü, Alp geçitlerinin kıvrımlı virajlarını güvenle aşacak kadar sportif, uzun yolculukların her anını huzurlu kılacak kadar konforlu ve lüks olması arzulanan ideal GT yıllar içerisinde farklı markalar tarafından ele alınmış ve farklı baharatlarla zenginleştirilmiştir. Yeni BMW 8 Serisi Coupe, ideal GT’nin güzelce yıllanmış olan karakteristik özelliklerini yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda BMW’nin bir asrı aşan mühendislik ve kültür mirasını geleceğe taşıyor. BMW’nin geleceğine, geleceğin BMW’sine merhaba deyin.
#35mm film İzmir'i nasıl görür? Cevaplar her zaman olduğu gibi analog, filtresiz ve gerçek.
Prototip otomobiller kullanmak işimin en sevdiğim yanlarından biri. Gövde ve kabin kamuflajları, açıkta bırakılmış kablolar, ilk kalıptan çıkan plastik kaplamalar, henüz tamamlanmamış yürüyen aksam ayarları ve daha bir sürü şey... Bir otomobile son halini verebilmek için gerekli emeğe, bir otomobili büsbütün kılabilmek için gerekli mühendisliğe şahit olmak benzersiz bir şey. Bugün BMW M850i prototipiyle zaman geçirirken bunları düşündüm. Sadece iki dakikalığına... Kalan zamanımda ise 4.4 litrelik V8'in enerjisini yola aktarmakla ilgilendim. Otomobil tam bir saat önce dünyaya tanıtıldı, bence göz atmak istersiniz. İkinci nesil BMW 8 Serisi'ne merhaba deyin!
Z für Zukunft | Munich 2017.
%d blogcu bunu beğendi: