Skip to content

FORUM MUHABBETLERİ

DSC_9583Geçenlerde blogumun istatistiklerini incelerken günlük ziyaretçi trafiğindeki anlık artış dikkatimi çekti. Ziyaretçi gönderen siteleri incelediğimde ise memleketin en büyük forumlarından birinin o gün 5.000’den fazla okuyucuyu bloguma yönlendirdiğini fark ettim. Elbette memnun oldum; günlük okunma sayısı ikiye katlanınca hangi yazar sevinmez?

Mercedes A-Serisi başlığında paylaşılan test notlarımın altında fikirlerimi alkışlayanlar, katılanlar, katılamayanlar, küfre varan yorumlar yazanlar, anlayacağınız her tipten insan profiline rastladım. İçlerinde bir tanesi ise fazlasıyla dikkatimi çekti. Mercedes A sahibi bir arkadaş otomobilinin eksik noktalarını yazdığıma tahammül edememiş olacak ki zehir zemberek yardırmış. Mail adresini alıp üşenmeden bir sayfa mail yazdım kendisine. Bir mail, iki mail derken baktım olmuyor; karşımda standart bir otomobil kullanıcısı değil, düpedüz bir holigan olduğunu fark ettim. Golf 7 ile ilgili fikirlerime fena içerlemiş kendisi. Mercedes’ten daha iyi otomobil üretmek VW’nin ne haddineymiş? Nasıl olurmuş da Golf’ün sürüşü A’dan daha huzurlu olabilirmiş? Altındaki şeyin Renault motoruyla yürüdüğünden habersiz sordu da sordu ve tahammülümün ESP’si çalışmak üzereyken diyaloğu kestim.

Tabi olay daha da ilgimi çekmeye başladı ve bir gece forumun otomobil başlıklarından en kalabalık olanlarını okumaya başladım. En başta şunu söyleyeyim, otomobil alacaksanız sakın ama sakın forumlardan fikir almayın. Neden mi? Golf 7 başlığını okumaya başlıyorum, kendimi aynı başlık içinde Alfa Romeo’ların sunroof problemini okurken buluyorum. Golf fanatikleri bir yanda, anti-VW tayfası bir yanda birbirlerini yiyip bitiriyorlar. Arada mantıklı insanlar da var elbet fakat sayıları az olunca sesleri fazla yükselemiyor. Tıpkı futbol gibi, insanlar kullandıkları otomobillerin eksikliklerini karakterlerine yapılmış hakaretler olarak algılıyor ve hiçbiri kusursuz bir otomobilin henüz üretilmediğini bilmiyor. Kara cahiller, dil bilgisi yoksunları, apaçiler, marka fanatikleri derken kafanız allak bullak oluyor.

Dediğim gibi, almak istediğiniz otomobille ilgili fikirler edinmek için asla ama asla forumlardan bilgi almaya çalışmayın. Koca bir kafa karışıklığıyla kala kalırsınız. Bunun yerine otomobil dergilerini deneyin; onu da yapamazsanız bana ya da bu işi yapan birilerine danışın. Emin olun herkese sabırla ve zevkle bilgi verecek kadar seviyorum bu işi.

Ya da forumdaki arkadaşın sözünü mü dinlesem? Bilmiyorsan yazmayacaksın arkadaş!

Reklamlar

6 replies »

  1. Sizi objektif olmaya davet ederim ben mı fanatiğim , yazılarınızı okuyorum, sadece yorumlarınızda ki eksikleri düzelttim , siz ise bunu anlamadınız , bugün donanimhaber forum sitesinde A serisi başlığında yazdıklarımı okusanız sizin yazdığınız eksikliklerin hiç bir sey olmadıgını anlarsınız , neler yazdım neler 🙂 . Okursanız hakkındaki önyargılı davranışınızın ne kadar hatalı olduğunu göreceksiniz . Bi yazınızı okuyanlara bende bir açıklama yapayım, ben hiç bir araca fanatiklik duymam, zaten bunu yapanların zeka seviyesi bellidir , her sey ortada , mercedesin 90 latin sonunda ürettiği a klasin akıbeti ortadadır . Vw güzel arac üretmez diyen ahmaktir , her aracın – leri oldugu kadar + lari vardır . Rahatsızlık yaratan nokta objektif olması gerekenlerin olmamasidir . O zaman da yazdım sizden beklentim , özgün bir a klas yazısı olurdu , yarısında BMW 1 serisi anlatılan bir a klas testi bence olmadı demiştim ki hala öyle diyorum . İstanbul da, sizi bir gün safkan mercedes motoruna sahip A200 AMG testine alalım , o zaman nerede reno motoru kullanılmış görelim beraber .

    Ayrica, siz eleştirimi A klas odaklı sandiniz aslında eleştirim aracın olan bir özelliğini inat ile olmadıgı seklinde lanse etmenizdi. Ayrıca aynı konu ile ilgili belirtmek isterim artık menüden yapılan işlem icin düğmede var , ekstra ücret vermeden isterseniz düğme alıyorsunuz .

    Devam edelim, siz giydirme politasini seviyorsunuz yazılarınızı takip ediyorum , hoş eğlenceliler ama eksik olmadıkları , yanlış bilgiler içermedikleri anlamına gelmiyor bu.

    Sonuc olarak, ESP Off oluyormuş , lambası da varmış 🙂 hatta artık düğme bile koymuşlar . Arkamızdan giydirmeden yüzümüze söyleseniz ya , daha iyi olurdu.

    Saygılar ,

    • Şükrü Bey Selamlar; uzun zaman oldu 🙂

      O günden sonra arada bir buralara uğradığınızı bilmek benim adıma çok sevindirici; en azından okunmaya değer bir şeyler buluyorsunuz.

      Giydirme olayında şunu söylemem gerek, o günden birkaç gün sonra forumda bu konuyla ilgili yazdıklarınızı açıp okuyun derim. Güzel güzel giydirilmiş arkamdan 🙂

      Bunu yapmayı hiç istemiyorum ama konu yine A’ya geldi. Size çok net bir cümle kuracağım: A’nın yanında 1’i de kullanmamın tek bir nedeni vardı; o da yazıya renk katmak. Ortada, müşteri kitlesinden tutun da, araçların taşıdıkları amaca kadar farklılıklar varken A’yı yermem söz konusu olamazdı. Nasıl ki mevzu tasarıma gelince BMW eli kıçında ortada kaldı, mevzu sürüş eğlencesine geldiğinde de Merc aynı şeyi yaşadı. ESP olayında ise yine tek bir soru: Kabindeki düğmeden ya da menüden ESP’yi off’layınca istediğiniz hızda yan gidebiliyor musunuz? Olay başından beri bu idi; yoksa konsolda ESP OFF ışığını yakmayı çok şükür becerebiliyoruz.

      Daha sık uğrayıp okuyun, yorumlayın, hataları düzeltin lütfen; buna çok sevinirim. Birbirimizi doğru anlayalım, yeter.

      Görüşmek üzere.

      • Merhaba ,

        Aslında siz bir fanatik olarak görseniz de bir otomobili fanatik olarak sevmek sanırım buraya yazılacak uygun kelime yok 🙂

        Aslına bakarsanız bir çok eksiklik yazdım arac hakkında , 20 maddeden fazla , ilgili forumda arac sahipleri banada aynı sekilde yaklaştılar.

        A klas giriş seviyesi bir mercedes oluşu , fiyatının daki seviye ve sınıfı itibari ile ortadadır . Arkadan itis yada onden cekis olması benim açımdan önemli degil , arkadan itis olması bir aracı iyi yapsa sahin doğan pahabicilmez olurdu :).

        Kısaca testlerinizi takip ediyorum. Sizde forumlari takip edin güzel muhabbetler oluyor orada 🙂

  2. Sukru Bey’in yazilarindaki dilbilgisi hatalari okunmasini guclestirse de aslinda yazisinda cok hakli oldugu bir nokta var. Mercedes A Serisi’ne Ismail Bey’in yaklasimi yazilarinda cogunlukla ”giydirdigi” VW Fan Boylardan farkli degil. ”Altindaki seyin Reno motorlu oldugundan habersiz” gibi bir ifade kullanmasi bu konuyu ozetliyor. 1.5 lt dci evet Renault motoru, lakin 1.6 lt 122 PS benzin, ki A180 testinin konugu da oydu, Mercedes motoru kullanmakta. Kaldi ki A200, A250 ve A45 gibi modelin diger daha guclu alternatifleri de ve diger dizel alternatifler de (ki yurt disinda 1.8 lt dizel ve 2.2 lt dizel secenekleri var A serisinin) Mercedes makinesine sahip. Ilk basta gariptir testi okudugumda ben de Ismail Bey gibi renk katmak maksadi ile BMW 1i teste aldigini dusundum. Ama zamanla blogu takip ettikce bunun kasitli yapildigini anladim. BMW ye karsi asiri bir zaafi var Ismail Bey’in de. Baska hicbir otomobil en guclu rakibi ile teste tabii tutulmadi burada. A serisinin gorkemli tasarimi karsisina surus eglenceli ve motoru da 170 PS gucunde super cirkin 1’i oturtmanin alt metni acik. Tamam bu A serisi gozunuzu alabilir ama unutmayin 1 serisi super cirkin ama cok keyifli surusu var, BMW zaten 1 serisinin ikinci jenerasyonu ile satislarda gumledi, unutmayin bu garibi der gibi olmus. zaten BMW 1 in ikinci jenerasyonda tutunamayip Golf’un model yenilerken kullandigi oranda makyaja girmesi de bekleneni veremedigini gosteriyor.

    Toparlarsam, Ismail Bey’in blogu, yorumlari cok eglenceli lakin ciddi bir BMW tutkusu oldugu icin objektiflikten uzak. Dogru otomobili tercih etmekle ilgili yazisinda dahi fotograf BMW ye ait. Tamam dogru otomobil BMW’dir.

    Not: Bu yorumun yazari Mercedes A kullanicisi falan degildir, Nissan March kullanmaktadir. Hatta ne kadar az elektronik o kadar daha iyi demektedir. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

"Uyandığımda odanın içinde uçuşan binlerce kristal kelebek bulmayı umuyordum. Perdelerin açıklığından içeri sızan tazecik gün ışığı bazı kelebeklerin kanatlarında kırılacak, yedi renge ayrılacak ve penceremden görünen zirveye değin uzanacaktı. Bense Abarth 124’üme atlayacak ve tanrının küçük çocuğu tarafından karalanmış bir resim defterinin ilk yaprağındaki çizgiler boyunca, gözümün gördüğüne doğru sürüş yapacaktım..." Rahmetli Barkın Bayoğlu başlangıç için yüksek hacimli motosiklet soranların kulağını çekerdi. Aynı şey otomobiller için de geçerli. Hatırlatmak isterim ki sürüş, ellerinizde ve poponuzda hissettiğiniz titreşimlerle ilgilidir. Bu yüzden dört silindirli klasik bir BMW'ye burun kıvırmayın lütfen. Tuz Gölü'nün üstünde Volvo C70'iyle şuursuzca gazlayan, kat kat kıyafetiyle klip arkadaşını adeta çıplak bırakan ve doksanlı yıllarda sadece otomobillerin değil, pop müziğin de yükseklerde olduğunu kanıtlayan bir Hakan Peker... Ayrıca helikopter çekimi otomobili öyle dramatik gösteriyor ki, Hakan Bey hanımefendiyi mi yoksa Volvo'yu mu unutamamış tam anlayamıyoruz. En son ne zaman, erkenden uyanıp sadece sürüş yapmak için dışarı çıktınız? / When was the last time you got up early and went for a drive? Önümüzdeki on yıl içerisinde, ilk gövde Ford Ka'nın orijinal Mini Cooper ile benzer bir çekicilik kazanacağını düşünüyorum. Fırsat varken bir tanesini saklayın derim. / I believe the first gen Ford Ka is going to earn some original Mini Cooper like appeal in the next decade. Get one while you can. Bir zamanlar otomobiller daha küçük, insanlık daha büyüktü. İlk otomobilime her bakışımda bunu hatırlar, doksanları özlerim 🚙 Humanity was larger when the car was smaller. Every single stare at my first car brings this thought and leaves me yearning of the nineties Denizden 1896 metre yukarıda kalan bir Alp geçidinde frenleriniz şişerse, dünya tam olarak böyle görünüyor / This is how you see the world when you are at an elevation of 1896 metres on a Austrian Alpine pass with totally faded brakes #teledials are better for dreams #teledials are better for the environment
%d blogcu bunu beğendi: