Skip to content

İKİNCİ EL İNSANLAR…

550025_455686017812437_212295605_n“Merhaba hanımefendi. Netteki Ford Ka ilanınız için aramıştım. Müsaitseniz birkaç soru sormak istiyorum…” diye başlayan bir telefon konuşmasının ertesi gününde, minik Ka’yı incelenmeye değer bulup bahsi geçen ‘hanımefendi’nin banka hesabına kaparo ya da ağzımızın alıştığı şekliyle kapora yolladım ve kendisiyle bir sonraki haftanın Perşembe gününde İstanbul’da buluşmak üzere sözleştik. Uçak biletimi aldım; günler birdirbir oynadı ve Çarşamba gecesi, uçağımın hareket etmesine 6-7 saat kala telefonum çaldı;

“İsmail Bey merhaba. Bugün Trabzon’dan bir beyefendi geldi; benimle kavga ede ede arabamı satın alıp götürdü; haber vermek için aramıştım…” diye başlayan ve küfür edemeyeceğim bir ortamda geçen ikinci telefon konuşması, devamında afallamam, sinir krizi geçirmem, dağlara daşlara küfürler savurmam ve insanların bayağılık sınırlarını zorlamaktaki cesaretlerine duyduğum hayranlıkla birkaç saat daha geçti.

Birkaç yüz liraya satın alınmış bir söz tüm planlarımı altüst etmiş; elimde uçak biletiyle ortada armut gibi kalmıştım. 15 dakika içinde, Ankara’dan incelenmeye değer bir Ford Ka buldum; sahibiyle görüştüm ve İstanbul biletimin kıçına bir Ankara bileti ekleyip yola çıktım. Ertesi gün metalik mavi renkli bir Ford Ka ile Ankara-Konya yolunda ‘ecodrive’ modunda ilerliyordum…

Kaporası ödenmiş bir otomobili satan hanımefendi! Karakteriniz piyasadaki içi geçmiş Ford Ka’lardan daha kötü durumda; acilen bakım yaptırın! Tabi işe yararsa… Ve kaporası ödendiği halde bir aracı satın almak için kavga gürültü çıkarabilen Trabzonlu vatandaş! İyi ki her yer Trabzon değil.

İşin özü, yukarıdaki geyiklerin tek cümlelik özeti: Siz siz olun ikinci el araç alacaksanız babanıza bile güvenmeyin zira şerefsizlik diz boyu…

Reklamlar

1 reply »

  1. hanımefendının karekterı kotu,kım zorla ıstese elınden herseyı alıcak demekkı…TRABZONLU bey gıbı aşırı ısrarcı tipler cogunlukta..ama durum ne olursa olsun ınsanın sözünde durması kişilignin gelişimi ile doğru orantıdadır…yorumunuz harıka…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Yaklaşık bir asırlık bir el dokuması… Konya ve ilçelerinde yaygın olarak dokunmuş bu modelin ismine genellikle ‘Çıbıklı Kilim’ veya ‘Yaygı’ deniyor. Enine şeritler oluşturan kırmızı, beyaz ve mavi tonların sıklıkla hakim olduğu çıbıklı kilimler odanın zeminini tamamen kapatmak maksadıyla kullanılırmış. Bu yüzden birçok çıbıklı kilim 1.8 metre x 4 metre ölçülerine yakın dokunmuş…
Dedemin hediye etmekle kalmayıp bir de dersini verdiği kilimin üzerinde filme fotoğrafladığım kahve kutusu ise, İtalyan sanatçı Gillo Dorfles tarafından, sanatçının otuzlu yıllarda kullandığı bazı figürleri yeniden ele almasıyla tasarlanmış. Bu çalışma Illy Sanat Koleksiyonu’nun en güncel parçası.
Aynı dönemde tasarlanmış bu iki eserin analog fotoğrafı, günlük ‘güzel şeyler’ ihtiyacınızı bir nebze olsun giderir diye umut ediyorum. Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017. Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017. İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz. İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz. İngiliz modasıyla kuşanmış İtalyan asıllı bir sanat otomobilini Almanya'da filme almış ve karşısına geçip en az yarım saat boyunca 'güzel bakmıştım'. Ne de olsa sevaptır... Bu arada fotoğrafı filtrelemeden, filmden çıktığı gibi paylaşıyorum, tadını çıkarın. İnce zevklere (ve av tüfeğine) sahip olmanın en zarif ifade biçimi: Shooting Brake. Sürüş Keyfi Vergisi (SKV) yakışmaz mı sayın bakanım? Geldim. Gördüm. Filme kaydettim. Biraz bulanık çıkmış. Olsun. Silinmeye mahkum bir ana dönüş biletidir bu. Münih'i özlemenin resmi bir de.
%d blogcu bunu beğendi: