İçeriğe geç

FORD KUGA 1.6 ECOBOOST 4×4

DSC_3578

– Eski Kuga’dan farklı duruyor değil mi? Daha büyük, daha olgun, daha ağır. Çünkü Kuga, Ford’un global model modasından nasiplendi. Şöyle ki, firma artık aynı otomobili tüm pazarlara satmak istiyor. Yani Amerika için ayrı, Avrupa için ayrı model olayı hoşlarına gitmiyor. Bu yüzden yeni Kuga’nın giysileri genele daha çok hitap edecek formda hazırlanmış.

– Otomobil, Ford’un tüm pazarlarda kullandığı C platformu ile yürüyor. Yani üstte gördüğünüz koca şeyin kıyafetlerinin altında Focus var. Peki bu iyi bişey mi? Elbette! Dayanıklılığını ve yeteneklerini kanıtlamış bir platformdan söz ediyoruz.

DSC_3569

– İçerideki manzara Focus ve C-MAX ile aynı.

– Ne kabinde ne de konsolda Kuga’nın 4×4 olmasıyla ilgili belirtiler yok. Her şey huzurlu binek otomobil modunda.

– Oturma pozisyonu geriye yatık ayarlanmış. Benim gibi dik oturmayı sevenlerin alışması biraz zaman alacaktır.

– Genel kalite hissi diğer Ford modellerini aratmıyor. Sınıfında ise ortalamayı tutturacak kadar iyi.

– Arka taraftaki diz ve baş mesafesi çok çok iyi. Bagaja ise 6-7 ceset sığar. Koltukları yatırırsanız bir düzine ceset sizindir. Ayrıca akıllı bagaj kapağı sayesinde ayağınızı arka tamponun altında oynattığınız vakit otomatik olarak açılan bir bagaj bulacaksınız. Yoksa bulamayacak mısınız? İzleyin.

DSC_3564

– Her Ford modeli gibi, Kuga’nın da en büyük numarası yol tutmak ve sürüş keyfi pompalamak. Ağır ve büyük olmasına rağmen kendisinden beklenmeyecek kadar dinamik bir sürüşü var. Ayrıca kıçınızın altındaki Focus şasisini hissettiğiniz için güven duyuyorsunuz.

– Ford, Haldex’in ‘part-time’ dört çeker sisteminden vazgeçip kendi dört çeker sistemine geçmiş. Hatırlarsanız son Focus RS’te tork vektörleme sistemi diye bir zımbırtı kullanılmıştı. Heh, bunda da aynından var işte. Peki ne işe yarar?

– Viraja girdiniz. Bu arada girdiniz dediysem, viraja hayvan gibi girdiniz. Çünkü dört çekerin varlığını hissedebilmek için sahiden aşırı kasmanız gerekiyor. Eminim birçok Kuga sürücüsü bunu yaşamayacak bile ama anlatmaya devam edeyim. Viraja hayvanca girdiniz, kafadan usul usul taşma belirtileri ortaya çıktı. Korkmayıp kararlı olun ve gazda kalın. Kafadan hissedilir bir kayma geldiği anda arka tarafa giden güçle birlikte otomobil RWD efekti verecek ve kafasını düzeltecek. Zira torkun %100’e kadarını arka aksa gönderebilmek gibi bir yeteneği var. Yani viraj girişinde FWD, viraj çıkışında RWD.

– Direksiyon otomobilin dinamizmine ayak uydurmakta sorun yaşamıyor. Yeterince güçlü.

– Test aracımda ise klasik otomatik şanzıman yer alıyor. Çift kavramalılar kadar keskin ve teknolojik olmamasına rağmen durumu idare edebildiğini söylemeliyim. Hatta bana kalsa daha yumuşak olduğu için tercih edilebilir fakat bu sınıfta kafaya oynamak için çift kavrama şart diye düşünüyorum.

– 1.6 EcoBoost iyi yürüyor fakat ağır gövde, klasik şanzıman ve dört çeker bir araya gelince ekonomi beklemeyin derim. Test aracındaki ortalama yakıt tüketimim 12 lt civarında idi. Kastırsanız, vurdursanız 10 olur, daha da inmez.

– En kuvvetli kartlar: yol tutuş yeteneği, sıkı sürüşü, her açıdan ortalamayı tutturabilmesi

– İlk elin günahı olmaz: klasik otomatik şanzıman, tüketim

– Madem puan vermek moda oldu, al sana puan: 10 üzerinden 7

– Fiyatlar için buraya

Reklamlar

3 replies »

    • Ben de prins taktırmayı düşünüyorum. Görüşlerinize ihtiyacım var. Ararmısınız.: İbrahim Etem TUNAY Tlf.: 05337656568

  1. Iyi günler yorum ve değerlendirmelerinizi takip ediyorum. Ben 3 araç belirledim. Bunlar 1.5L 182PS kuga 1.5 160PS mondeo ve Subaru XV 1.6i 114PS bunlar Arasında hangisini önerirsiniz Araçların 3.ü de benzinli şu anki aracım dizel (2013 golf midline plus düz vites) ancak km çok Yapmıyorum.

    Saygılarımla
    Esra

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: