İçeriğe geç

MİNİBÜS KULLANMAK İÇİN 10 NEDEN

DSC_0932

Geçenlerde Ford’un Tourneo Custom 8+1 minibüsünü teste aldım ve düşündüğümden çok ama çok daha ciddi bir araç buldum. İşte, bir tanesini satın almanız için on farklı neden;

1 – Çünkü herhangi bir otomobil kadar kullanışlı

Tamam, benim gibi, kalabalık bir sokakta oturuyorsanız park yeri bulmak biraz problem yaratacaktır ama kalabalık trafikte yahut dar sokaklarda korkmanız gereken bir şey yok çünkü yüksekte oturduğunuzdan ve altınızdaki aracın görüş açıları İskoç Koyunu kadar iyi olduğundan her yana hakim olmanın verdiği güven duygusuyla keyfinize bakıyorsunuz.

2- Isıtmalı deri koltuk hacı!

Bu her minibüste bulabileceğiniz bir lüks değil ama Tourneo Custom’da ısıtmalı deri koltuklar, start&stop, geri görüş kamerası, şeritte kalma asistanı ve bluetooth gibi lüksler mevcut. Ayrıca üç kişilik ön bölümdeki altı bardak tutucuyla, alemlere oldukça yatkın bir araç.

3- Çünkü trafiğin en hızlısı sizsiniz 

DSC_0907

Ticari araç sürücülerinin milletin yüreğine saldığı korku yüzünden bir minibüsle ilerlerken size yol verilmemesi neredeyse olanaksız. Önde giden vatandaş sol şeridi işgal mi ediyor? Az biraz yanaşıp bir kez selektör yaparsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Özellikle otomobil kullananlar kaçacak delik arıyor…

4- Arka tarafa altı tane canlı veya otuz tane cansız beden sığdırabilirsiniz

Normal oturma düzeninde, arka taraftaki altı yolcu otomobil konforuyla yolculuk edebiliyor fakat işler yükleme yapmaya geldiğinde koltukları yatırıp, katlayıp içeriye otuz tane ceset atabilirsiniz.

5- Canınız sıkılırsa yarış aracına dönüştürebilirsiniz

6- Ayaklarınızı komple uzatarak makam aracı konforuyla seyahat edebilirsiniz (katalog okumasanız da olur)

DSC_0940

Arka tarafın lüks bir sedandan tek farkı, biraz fazla zıplaması ki ona da yapacak bir şey yok. Fizik kuralları popomuzun rahatı için çalışmıyor. Fakat bir Fiesta veya Focus’a kıyasla çok ama çok daha konforlu.

7- İşler ters giderse sizi güvende tutar

Çünkü sınıfının en güvenli aracıdır;

8- İki tonluk bir Fiesta’nın neye benzediğini görebilirsiniz

DSC_0879

Evet ağır olması dışında, dinamizm konusunda bütün Ford modellerinin yaptığını yapıyor. Ön tozluklar asfalta sürttü de, hayvan kafadan kaymadı. Ciddiyim! Viraj çıkışında ise 2.2 litrelik dizelin çekiş gücüyle uzayıp gidiyorsunuz.

9- Suda yol alabilirsiniz

10- Son ve en önemli neden: Transit’ler seksidir! 

Galeriyi incelerseniz ne dediğimi anlayacaksınız;

Fotoğraflar: Safa Kaplan

Daha fazla test sürüşü için buraya buyurunuz.

Reklamlar

2 replies »

  1. Nasıl yani ”diğer fordlar gibi” gerekeni yaıyor? Fiesta’nın yol tutuşu nasıldır hocam? Bir spor yay girişimi ile daha da iyi olabilir mi?

    • Ford modelleri kendi sınıflarının en iyi tutunan araçlarıdır. Fiesta B segmentinde, Focus C segmentinde yol tutuş standartlarını belirler. Aynısını Custom da yapıyor. Sahiden otomobilden farksız bir sürüşü var.

      Yay olayına hiç gerek yok derim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Klausen Geçidi güneşle aydınlanırken, çok yıllık bir hayalim gerçekleşmiş oluyor. Otomobil, Yol ve Sanat nadiren bu kadar yakınlaşır ve hayat nadiren bu kadar anlamlı olur.
Bruno Sacco was here.
#naz
%d blogcu bunu beğendi: