Skip to content

SİZE MAZDA’DAN HABER GETİRDİM

IMG_0825Geçenlerde (neredeyse iki ay oldu, Mazda bana ‘kodo’ mu oturtsa yeridir) Mazda’dan bir davet geldi. Bir sohbet toplantısı daveti…

Toplantının yapılacağı otele bir Mazda’yla gidince, gereksiz bir mutluluk duydum nedense. Valeye CX-5’in (yakında test notlarını paylaşacağım) anahtarını bırakıp, terastaki toplantıya ucu ucuna yetişebildim.

Yaklaşık yirmi kişinin bulunduğu salonda, tanışma merasiminin ardından, kestane çorbasıyla kalori manyağı olduktan sonra muhabbet koyulaşmaya başladı. Tabi siz Mazda muhabbeti yaptığımızı falan sanıyorsunuz değil mi? İşte notlarımdan birkaç satır;

‘Kaynanam çok güzel yapar o yemeği…’

‘Ay çok şiştik’

‘On altıncı evliliğiniz nasıl gidiyor X Bey?’ 

‘İstanbul da beton çöplüğü olmuş canım’

Neyse ki Mazda yöneticilerinden Tamer Atsan Bey, muhabbetin rotasını en sevdiğim markalardan birine yönlendirdi de kestane çorbamla bakışma faslım sona erdi.

Mazda’nın satış sonrası direktörü olan Tamer Bey’in anlattıklarını size net biçimde özetlemek istiyorum;

1- Mazda yedek parçaları pahalı değildir. Tek sorun, araçlarımız kolay kolay bozulmadığından ve yedek parça ihtiyacı yüksek hacimli markalardan çok daha az olduğundan, ‘yan sanayi’ Mazda yedek parçası bulmak pek mümkün olmuyor çünkü bu parçaları üretenler, pazarlamacıların bindiği araçların yedek parçalarına yöneliyor.

2- Mazda servisi pahalı değildir. Konu servise gelince benim boğazım düğüm düğüm oldu tabi. Güzel 626’mız, o dönemde Mazda’nın Türkiye’de yaşadığı sorunların kurbanı olmuştu. Fakat Tamer Bey o günlerin geride kaldığını söylüyor ve müşterilerin kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine yetkili mecralardan bilgi almasını rica ediyor.

3- Mazda ‘raad’ firma. Yani hakikaten rahat… Yüksek volüm yapalım, satış rekorları kıralım gibi bir kaygıları yok. Ayrıca Mazda’nın bir TR distribütörü de yok. Yani direkt olarak Japonya’dan yönetilen bir operasyondan söz ediyoruz.

4- Ve Taner Bey’in son ricası. Otomobil almadan önce bir test sürüşü yaparak bizim modellerimize de şans verin. Pişman olmayacaksınız…

İçecekler tazelendi, son slayt da sunuldu derken muhabbet hop, yine kayıverdi öteki tarafa;

‘Devir dijital yayın devri azizim’

‘Bi gün Can Yücel’e gelmişler…’

‘Evlenmeyin gençler’

Olaysız dağıldık ve CX-5’in direksiyonuna kurulup Kartepe virajlarının keyfini çıkarmak üzere yola koyuldum…

Son olarak benim de eklemek istediğim birkaç nokta var;

Etrafınıza bir bakın. Downsizing modasına uymayan kaç marka sayabilirsiniz? Yani herkes hacim küçültüp ikişer ikişer turbolanırken Mazda keriz mi de atmosferikte ısrar ediyor? Ayrıca araçlarını hafifletme konusuna neden bu kadar takmış durumdalar?

Mazda, ruhsuz otomobil üretmek istemiyor; işte bütün mesele bu…

Bir sonraki MX-5’in atmosferik motoru için şimdiden minnettarım çekik gözlü minik dostlarım. İyi ki varsınız 🙂

Reklamlar

7 replies »

  1. bende yeni Mazda-3 ün ne zaman gelecegini haber vereceksiniz sanmıştım 🙂 veyahut Türkiye icin özel üretilecek 1.5lt 120 bg motor hakkında bazı bilgilerde olabilirdi 🙂

      • İsmail Hocam,
        Şu Mazda 3’ü bir ara inceleyip yazsan da okusak. İlgi alanıma girmeyen otomobil incelemelerini bile sadece neyi nasıl yazdığını görmek için okuyurum. Ama Yeni Mazda 3 da gerçekten güzel görünüyor. Ve okuduklarıma göre 2015’te 1.5 Dizel motorlu versiyonu gelecekmiş.

      • İsmet İnönü yüzünden Yeni 3’ü okumanız çok gecikecek. Lansman daveti geldi fakat adalardan birindeki organizasyona vizem yetişmediği için gidemedim 🙂

      • Anlaşılan Paşamız Namussuzlar kadar cesaretli değilmiş de burnumuzun dibine gitmek için vize alıyoruz.
        Saygılar

  2. İsmail bey öncelikle incelemeleriniz için çok teşekkür ederim sayenizde aydınlanıyoruz . Mazda 3 testlerini ve 100 beygirlik benzini motorunun 4 lt civarında tüketim değerleri olduğu söyleniyor incelemenizi sabırsızlıkla bekliyorum saygılar.

  3. Bilindiği üzere Mazda kafasının dikine gitmeyi seven bir markadır. Zoru sever, denenmeyeni dener. Tabii wankel konusunda bir süreliğine pes etmiş olsada kendini toparladıktan sonra eski rayına döneceğini umuyorum. Bir de turboya fazla yüklenmemek lazım 13B de iyi işler çıkartıyordu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

"No movie director can arrange the unexpected that you find in the street." #streetphotography #munich #analogphotography #lomography #creativeart Galata Kulesi'ne 'sırt çeviren' selfie meraklılarına eşlik edermiş gibi duran bu KTM, motosikletimi ne kadar özlediğimi bir kez daha anımsamamı sağlıyor. When I ride, I just gonna hunt you down Mr. Road! Beygirlerden beygir beğendiğim güzel günlerden bir diğeri... Yeni 6 Serisi GT'nin arkadan tahrikli, 340 beygirli ve Bowers & Wilkins'li bu örneğiyle bıraksalar eve kadar giderdim. Adı ile müsemma otomobiller büyük keyif. Ooh baby, me too... #raw #streetphotography Kamuflajlıdan aldığı tadı hiçbir şeyden alamamak... Fotoğrafla haşır neşir olduğum dönemde aklıma kazınmış bir Napoleon Hill sözü vardır: 'Beklediğin sürece, istediğin anı bulamayacaksın.' Kadrajda otomobili izlerken topuk sesleri duymamla beraber, adımların kaynağını görebilmek için açıyı genişlettim. Bu anı fark ettiğimde ise, kameranın ayarlarından çok da emin olmayarak, tereddütsüz bir kare kaydettim. Işık filmi tam da istediğim gibi yaktı ve on yıl sonra kamerasını eline almış bir amatör için hiç fena sayılmayacak bir fotoğraf yarattı. Bu fotoğraf Münih'in hediyesi olarak evimin bir duvarında yaşayacak ve her görüşümde beni o ana götürecek. Teşekkürler Napoleon Hill, günaydın millet :) I am so glad I found this: Some #streetphotography from #munich with my #analogue #canon3000n Hahntennjoch Geçidi sürüşümün ikinci hikayesi arkada gördüğünüz otelin en ucuz odasında başlıyor. Okumak için ismailterzi.com 'a göz atabilirsiniz.
%d blogcu bunu beğendi: