Skip to content

PAZAR GÜNÜ NE OLDU? (GÜNCELLENDİ)

ismail terzi (2)Pazar günleriyle aramın pek iyi olmadığını bilirsiniz. Pazartesi bile daha sevimli geliyor bana, gerisini siz düşünün…

Ve çok az şey bir Pazar günü, karga beslenmeden evvel, beni yataktan çıkarabilir.

Evet, bu Pazar, AB RH Negatif kadar nadir bulunan Pazarlardan biri…

Saat 7 ve ben evden çıkıyorum!

Kapımın önünde MX-5…

Ucunda MX-5’le yolculuk etmek varsa, erken kalkmak ne kadar kötü olabilir ki?

Üstünü açıp, koltuk ısıtıcıyı aktive ettikten sonra usulca yola koyuluyorum.

Ne vakit MX-5’in direksiyonuna geçsem büyük düşünür Pharrel Williams’ın dediği gibi,

“Clap along if you feel like a room without a roof…” moduna giriyorum.

Çatısı olmayan, arkadan çekişli, kırmızı bir sürüş makinesi birçok psikologdan daha fazlasını yapabilir, inanın bana.

ismail terzi

MX-5 muhabbeti daha fazla derinleşirse, mevzu uzayacak çünkü bu otomobil içimi her defasında tarifsiz bir coşkuyla doldurmayı çok iyi biliyor. Yenisini iple çekiyorum.

***

Yolculuğumuz İstanbul Park’a…

Mazda’nın yeni Mazda3 için düzenlediği pist günü davetinde bulunacağım.

Bir Mazda aktivitesine MX-5’le gitmekten daha büyük bir ayrıcalık varsa, o da organizasyona davet edilen birkaç yazardan biri olmaktır. Tişikkirler Mazda.

Arabamı (sahiplenme hızına dikkat) park ettikten sonra içeri geçiyorum. Ortam ala!

Bir kenara geçip senelik lounge müzik ihtiyacımı giderirken, bu kelimelerin ilk taslağı için çalışmaya başlıyorum.

Fakat, abartmıyorum, her birkaç dakikada bir servis yapan arkadaşlardan birinin ‘Alır mısınız efendim?’ sorusuna maruz kalınca, beslenmek yazı yazmaktan daha sevimli geliyor ve nar suyu rezervlerini tüketmeye başlıyorum.

***

Toplamda 200 davetlinin katıldığı aktivitede pist sürüşleri seanslar halinde yürütülüyor fakat benim seanslarla işim yok. İki seans arasındaki uygun bir boşlukta çekim ekibiyle birlikte piste dalıyor ve Bentley bulmuş vale gibi sürüş yapmaya başlıyorum.

Mazda3’ün pist performansını merak ediyorsunuz değil mi?

Biraz daha edin lütfen. Çünkü bahsetmek istediğim bir mesele var.

***

Daha önce yaptığım Mazda3 yol testinde, ki merak edenler buradan okuyabilir, otomobilin güzelliğine övgüler yağdırmış ve kırmızı renkli hatchback bir Mazda3’ün çok canlar yakacağını yazmıştım.

Salonda geçirdiğim birkaç saat boyunca tam karşımda duran kırmızı renkli Mazda3 hatchback yüzünden canı yananlardan biri de ben oldum.

Çok güzel.

Erza Scarlet kadar güzel…

Erza-erza-scarlet-33074707-900-506_(1)Benziyorlar değil mi?

***

Aynı testte otomobilin süspansiyon karakterini yol için biraz fazla sert bulduğumu da yazmıştım. Fakat pistte işlerin böylesine güzel gideceğini doğrusu tahmin edemezdim.

C segmentinin ortalama bir otomobiliyle yapacağınız bir pist sürüşünde bolca gövde salınımı, şişen frenler ve özgürlüğünü ilan ederek aracı kafadan kaydıran ön lastikler bulma ihtimaliniz hayli yüksek.

Mazda3, özellikle ön tarafta, yola tırnaklarını geçiriyor ve kesinlikle kafadan kaymıyor.

Gövdesi ise benim diyen ateşli hatchback’ler kadar stabil kalabiliyor.

ESP’nin canını sıkana kadar, arka tarafı tatlı tatlı kaydırmak da mümkün…

İstanbul Park, malumunuz, bir Grand Prix pisti olduğu için birçok yerde Mazda3 için fazla büyük bir oyun alanı durumunda kalsa da, özellikle arka bölümlerdeki dar virajlarda otomobilin gövde kontrolüne derin bir saygı duydum. Bu türden bir gövde kontrolü MX-5’te bile yok, ciddiyim. Mütevazı güç değerlerine sahip bir aile otomobiliyle pist eğlencesi, her baba yiğide nasip olmaz.

***ismail terzi

Birçoğunuzun bu sürüşle ilgili videolar beklediğini biliyorum. Önümüzdeki günlerde hazır olacak klipleri hem youtube kanalıma yükleyeceğimi, hem de güncelleme yaparak bu yazıya ekleyeceğimi belirteyim.

O vakit görüşmek üzere…

***

O vakit geldi! Aşağıda Mazda3’le İstanbul Park maceramın videoları sizi bekliyor;

 

 

Reklamlar

7 replies »

  1. Bence c segmentinin en ateşli aracı, özelikle yüksek sıkıştırma oranına sahip atmosferik motoru, tam bir keyif makinası. Yazınızla beraber, keyif alınabilecek bu sınıftaki tek araç olduğu anlaşılabiliyor.

  2. Güzel bir yazı olmuş, Mazda 3’ün sürüş dinamikleri gayet iyi gibi duruyor. Acaba şürüş dinamikleri açısından güncel satıştaki başka bir japon olan Honda civic ile karşılaştırma imkanınız varmı? Kullanıcılardan yeni honda civic’in sportiflikten uzaklaşıp, B sınıf bir aile aracına dönüştüğü şeklinde yorumlar okuyorum (özellikle iç mekan kalitesi nedeni ile), sizin kısaca görüşünüz nedir, bizi aydınlatabilirseniz sevinirim 🙂

  3. sevgili ismail beklediğimiz videolar bunlar değil di mi? şaka yaptın di mi? gerçek uzun metrajlı videoları daha sonra yayınlayacaksın biliyorum. seni kandırıkçı

  4. Ismail bey merhaba uzun zamandır sizi takip ediyorum ve yorumlarınız çok etkileyici bir tüketiciye herseyin eksisini artisini söylüyorsunuz tebrik ederim. Şimdi eğer Cevaplarsaniz size bir sorum olacak. Benim 2011 model Comfort extra model bir Toyota Corolla m var ve ben aracimi degistirmek istiyorum aklımda sadece 2 seçenek var biri yeni mazda 3 diğeri ise pegeuot 2008 (2008 i SUV tarzı bir araç olarak begendim) acaba sizin tarafınızdan bakınca her yönüyle tercihimi hangisinden yana kullanayim. .selamlar saygilar. .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İnsanlığa bir asır önce armağan edilen otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu.

Bazen bir statü sembolü, misafir otoparkında ağırdan almamıza sebep olan…

Bazen bir ulaşım aracı, istediğimiz saatte, istediğimiz rotadan sürmemizi sağlayan…

Bazen özgürlük…

Bazen bir tuval, sanatçılar için…

Bazen özel bir yer, kişisel alan duygusuna meftun evcimenler için…

Bazen bir yol arkadaşı, yolcu koltuğunu dolduramayanlar için…

Otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu ancak otomobilin bir şarkı olabileceğini henüz öğrenmişti. İntergalaktik İtalyan | Münih 2017 Her şeyin en iyisini bir otomobilde toplayamazsınız. Örneğim hacim istiyorsanız park kolaylığından, sportiflik istiyorsanız babaanne evi konforundan, yüksek sürüş pozisyonu istiyorsanız viraj kabiliyetinden, tasarım istiyorsanız huzurlu görüş açılarından -az veya çok- feragat etmelisiniz. Ne var ki bu konunun 'ortaya karışık' bir çözümü var: Sportif steyşın. Hızlı giden steyşınlar benim diyen sporcuları üzerken ailenizi taşıyabilir; Pazar günü piste, Pazartesi günü işe gitmenizi sağlayabilir ve daha bir sürü şey... Sevin artık şu otomobilleri, sevin ki markaların bu nesli korumak için bir sebebi olsun. Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017
%d blogcu bunu beğendi: