İçeriğe geç

İSMAİL HOCAYLA DOĞRU OTOMOBİL

Blogum doğduğundan bu yana, abartısız, yüzlerce insanın doğru otomobil tercihi yapmasını sağladım ki otomobil blogu yazmanın beni en çok mutlu eden yanlarından biri de budur.

Otomobili ulaşım aracından fazlası olarak görmeyen abilerin, ablaların forum saçmalıklarına kanmalarına mani olmak ne büyük mutluluk.

Zaman zaman Ramazan yayınlarındaki sorulara benzeyen türden şeyler geldiği de doğrudur. Bu arada çocukken, o tarz programları sununanların kalan 11 ayda yattığını sanırdım. Hatta bir dönem TV’de Ramazan programı yapmak istemiştim.

-Büyüyünce ne olacaksın yavrum?
-Ramazan ayında gönül insanına dönüşen ve 11 ay boyunca yatıp şiir ezberleyenlerden olacağım amca!
-???

Evet, sorular bazen oruç ayını hatırlatıyor bana…

Hocam virajlı yollarda ESP kapatmak günah mıdır?

Hocam çay harareti alır diyorlar, hararet yapmış arabayı çayla yıkasam olur mu?

Hocam sürüş keyfi şeytandan mıdır?

Hocam diz mesafesi olmayan coupe arka koltuğu caiz midir? Değilse, arka koltuğu söküp yerine takla barı takabilir miyim?

Gibi…

Canım okurlarım, sorularınız beni çoğu zaman mutlu ediyor fakat artık gerçekten yetişemiyorum. Bazen günde iki haneli adetlere ulaşıyor onay bekleyen sorular… Takdir edersiniz ki, birini cevaplayıp bir diğerini boş geçmek de olmuyor.

Zaten birkaç aydır blogum için üretken olamıyorum çünkü zamanım yok. Bu nedenle soru-cevap bahsine bir son vermek zorundayım ki yazmaya ayırabildiğim azıcık zamanda keyifli bir şeyler üretebileyim.

Yorum formatında gelen soruları onaylamaya devam edeceğim çünkü bazen okurlar birbirlerine yardımcı oluyor.

Bana kızmayacağınızı umuyorum. Bu arada son aylardaki sessizliğimin nedenini merak edenleriniz var, biliyorum. Biraz daha zaman lütfen 🙂

iPad’im suratıma düşmeden önce, sizlere yazdığım iyi geceler mesajıma son vermek isterim.

Sizi seviyorum
İsmail

Reklamlar

6 replies »

  1. Hocam klasik gibi olucak max.60000 bütçeyle birkaç yasındada olabilir en performanslı az yakan aile araç tavsiyeniz ne olurdu. Aklımda Ford Focus veya yeni astra var sizin tercihiniz ne olurdu

    Mevcut aracım 2012 oktavia otom.dizel elegans

  2. İsmail ağbi sana bey diyemedim kusuruma bakma o kadar samimi inceleme ve yazının üstüne bey demem, diyemem dersem şerefsizim!
    Şimdi yukarda yazıp çizdiğin üzere bana araba tavsiyesi şey yapmayın demişsin ama tutamayacam kendimi geldi geliyor bak
    Şimdi 20 yaşındasın ilk arabanı alma şansın var ve otomobillle yatıp kalkıyorsun , iyi günde kötü günde hastalık sağlıkta beraber olacağım bir dost bakıyorum. Gerek her hatamı (özellikle yana giden) düzeltmeyecek gerekse benzinliğin yolunu unutçak cinsten ‘az yakan çok kaçan’ bir dost arıyorum şuan aklımda bir isim var oda Honda CR-Z biraz ford ka ya benzettim kompatk ve çokta güçlü olmayışıyla (1000-1500 devirde gelen 175 Nm ,benzinli bir araçta tadından yenmez diye tahmin ediyorum)
    Sen ne dersin üstat?
    Cevap vermen pek makbule geçer 😉 Hadi eyvallah

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: