İçeriğe geç

NAZ

IMG_3495

İşsizlikten olacak ki, Burkhard Göschel liderliğindeki beş kişilik BMW mühendislik ekibini bir kaşıntı tutmuş. Neymiş efendim Z3 roadster çok buruluyormuş ve tutunma konusunda BMW ortalamasının gerisinde kalıyormuş. Bu yüzden işsiz beşlimiz boş zamanlarını ayırdıkları ve şirket içinde fazla dillendirmedikleri bir proje ile uğraşmaya koyulmuş. Roadster’in minik poposu İTÜ teri kokan beyinlerde bir güzel şişirilmiş; kumaş tavan ise İngiliz usulü bir ‘shooting brake’ gövdeye yol vermiş. 1.9 litrelik motor böyle ayılara yeter mi? Yetmez. En küçüğü altı silindirli olmak üzere, Z3’ün devasa kaputunun altında yer bırakmayana kadar doldurmuşlar içeriyi…

Evet, fotoğrafta gördüğünüz şey bir mühendis otomobili. Pazarlamacıların midesine ağrılar sokan, patronların gözlerini kanatan ve dönemin BMW bayilerini hayattan soğutan iblis bir mühendis otomobili… Aklınıza gelebilecek bütün detaylar, beş tane otomobil sapığının fantezilerini nasıl beslediğini net olarak gösteriyor. Bu şey mühendis otomobili olmak konusunda öyle bir seviyede ki, hiçbir markada rakibi yok. Başka markaları geçin, BMW’de bile ne öncesi, ne de sonrası vardır Coupe’nin…

O zamana kadar üretilen bütün BMW’ler içinde en rijit gövdeye sahip olan Z Coupe’nin tasarımı ise ancak orijinal Jaguar E-Type’ın erişebileceği bir noktada diye düşünüyorum. Burada Amerikan gevşekliğini, İngiliz tasarımını ve Alman hassasiyetini birleştiren bir otomobilden söz ediyoruz.

Bugün BMW’nin ikinci yüzyılının ilk günü… Bugün aynı zamanda hayatımın otomobiline kavuştuğum gün. İsmini çok uzun zaman önce Naz koymuştum ki bunun zor kavuşmamızla hiçbir ilgisi yok. ‘Neden Naz? Anneannesinin ismi mi?’ bahsini önümüzdeki dönemde nasılsa konuşacağız. Şimdilik ‘Ultimate Driving Machine’ sloganının hakkını biraz daha vermek ve aylardır beklediğim bütün beygirleri koşturmak istiyorum…

IMG_3507

Reklamlar

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: