Skip to content

THE HIRE

IMG_0878

Bundan tam 15 yıl önce, 26 Nisan 2001’de, BMW’nin sekiz kısa filmden oluşan ‘The Hire’ serisi tanıtıldı. Sinemalarda gösterilmeyen, sadece online ortamda sunulan bu filmlerde Hollywood’un sağlam yönetmen ve oyuncuları görev aldı.

Serinin üçüncü filmi yayına girdiğinde toplam izlenme sayısı 11 milyona ulaşmış, 2 milyon kişi ise siteye üye olmuştu. Sosyal medyanın olmadığı bir dönemde, filmlerin linkleri e-postalar vasıtasıyla paylaşılıyor; daha önce benzeri olmayan bu proje TV programlarında tartışılıyordu.

O yıl BMW’nin global satışı %12 artış gösterdi ve ‘The Hire’ serisi, reklamcılık tarihinin eğlence amacıyla hazırlanmış ilk markalı online içeriği olarak kabul gördü. Serideki favorim, Madonna’nın oynadığı, Guy Ritchie’nin yönettiği ‘Star’ isimli film. Sekiz dakikanız varsa YouTube’a bir göz atın, pişman olmazsınız.

 

 

 

Reklamlar

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

İnsanlığa bir asır önce armağan edilen otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu.

Bazen bir statü sembolü, misafir otoparkında ağırdan almamıza sebep olan…

Bazen bir ulaşım aracı, istediğimiz saatte, istediğimiz rotadan sürmemizi sağlayan…

Bazen özgürlük…

Bazen bir tuval, sanatçılar için…

Bazen özel bir yer, kişisel alan duygusuna meftun evcimenler için…

Bazen bir yol arkadaşı, yolcu koltuğunu dolduramayanlar için…

Otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu ancak otomobilin bir şarkı olabileceğini henüz öğrenmişti. İntergalaktik İtalyan | Münih 2017 Her şeyin en iyisini bir otomobilde toplayamazsınız. Örneğim hacim istiyorsanız park kolaylığından, sportiflik istiyorsanız babaanne evi konforundan, yüksek sürüş pozisyonu istiyorsanız viraj kabiliyetinden, tasarım istiyorsanız huzurlu görüş açılarından -az veya çok- feragat etmelisiniz. Ne var ki bu konunun 'ortaya karışık' bir çözümü var: Sportif steyşın. Hızlı giden steyşınlar benim diyen sporcuları üzerken ailenizi taşıyabilir; Pazar günü piste, Pazartesi günü işe gitmenizi sağlayabilir ve daha bir sürü şey... Sevin artık şu otomobilleri, sevin ki markaların bu nesli korumak için bir sebebi olsun. Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017 Analog fotoğraf. Filtresiz otomobil. Ya da tam tersi... | Münih 2017
%d blogcu bunu beğendi: