Skip to content

PİSİ PİSİ

ismail terzi jaguar

İtiraf edeyim. Ondan köpek gibi korkuyorum. F-Type’la aynı otoparkın içinde olmak, hayvanat bahçesindeki vahşi bir kediyle (kedi klişesi çok erken patladı) aynı kafesin içine girmek gibi… Gözlerine bakmamaya çalışarak yanına usulca yaklaşıp, kuyruğumu bacaklarımın arasına kıstırdıktan sonra sürücü koltuğuna yerleşiyor ve kapıyı içeriden kapatıyorum.

Hafta sonu standartları için vakit yeterince erken… Bronz START butonuna bastığım anda gürültü kopuyor. Houuuuv! İrkildim. Etrafta şaşkınlığımı yakalayabilen birilerinin olup olmadığına usulca göz atıp, korktuğumu belli etmemeye çalışıyorum.

ismail terzi jaguar (6)

Koltuk ayarı, tamam. Hayır, tamam değil. Hangi ayarı yaparsam yapayım içeri doğru s**acak şekilde oturduğum için rahat edemiyorum. Baktım sırtım çoktan ter içinde kalmış, biraz sakinleşmek için radyoyu açıp havayı koklamanın ve otomobile alışmaya çalışmanın mantıklı olacağına kanaat getiriyorum. Peki, bu şey beni neden korkutuyor?

David Gilmour’un solosu bitene kadar düşündükten sonra korkumun sebebini anlıyorum…
F-Type, güzelliğinin farkında olan tehlikeli kadınlara benziyor. Ya da şöyle ifade edeyim: Lana Del Rey’i nefis bir gece kıyafeti içinde hayal edin. Yüksek topuklar, sırt dekoltesi, koyu bir göz makyajı falan… Esiyor! Hiç kusura bakma paşam, James Bond değilsen bu kadına ancak “İyi akşamlar bağyan!” diyebilirsin. Zaten sonrasına arıza ışığın yanacaktır. Dahası, tek yamuğunda o güzel kadının çantasından çıkaracağı Uzi’yle cennete gitme ihtimalinin olduğuna da ekleyeyim. Öyle ya, arka tekerlekleri kilitli diferansiyel vasıtasıyla çeviren 380 beygirlik süperşarjlı bir V6 motordan barış şarkıları söylemesini bekleyemezsin.

ismail terzi jaguar (4)

Ki, çalışma anındaki kükremesi bile ruhumu emanet etmeme yetecekti…

***

Bir saat sonra…

Hani aslanla sarılan bir adam var. Gereksiz facebook arkadaşlarına sahip olan herkes (yani diyor ki, facebook kullanan herkes) en az bir defa görmüştür bu adamın videosunu. Kafesin kapısını açtığı anda koca aslan adama doğru koşup atlıyor boynuna falan. Aslanın görünümüne ve koşma tarzına bakınca “Aha,” diyosun, “adamın kafasını koparacak…”
Sonra bir bakmışın adam ve aslan yerli dizilerdeki gözü yaşlı aşıklar gibi sarılıyor. Tabi herkes şok.

ismail terzi jaguar (3)

Üçüncü köprü inşaatının ruhsuz ve karanlık manzarasına gömülen F-Type’la bu kadar kısa süre içerisinde kurduğum samimiyet dışarıdan bakanları rahatsız edebilir. Çünkü şu an aslanla sarılan adamı geçtim, aslanın sırtına binip dehleyecek kadar yükselmiş bir adamım.
Virajlar virajlara bağlandıkça, tehditkar bakışlar savuran, dişlerini gösteren ve her fırsatta hırlayan bu hayvanın özünde gayet evcil olduğunu anlıyorum. Devir göstergesi kırmızı çizgiye yaklaştığında, mızrakla avlanmış bir ayı gibi ses çıkaran F-Type’ın gaz pedalını bıraktığım anda; o ayı mızrağı gövdesinden çıkarıyor, makineli tüfeğini eline alıyor ve başlıyor avcılara sıkmaya… Şaka değil, en sevdiğim orman yolları, en sevdiğim orman yolları olalı böyle bir bombardıman görmemiştir. Egzozun sessizliğe yaptığı bu işkence, tadına doyulmaz bir rock klasiği değildir de nedir?

Öndeki motorun ve arkadaki çekişin tam ortasından yükselen kahkahalarım bile egzozu bastıramıyor ve bir zaman sonra yorulup, uygun bir yerde sağa çekiyorum…

Sesi, gaz tepkileri, arkasını oynatma hevesi, kontrol duygusu, sesi, direksiyonu, vahşiliği, uysallığı, iç tasarımı, sesi, dış tasarımı, jantları, karbon detayları, sesi, uzun kaputu, kırmızı gövdesi, egzoz çıkışları, hareketli arka kanadı, sesi, kapı kolları, vites kulakçıkları, sesi…
Dur. Düşünmeyi bırak. Toparlan. Manzarayı izle. Derin nefes al. Sakince evine dön.

Tabi böyle bir şey mümkünse…

ismail terzi jaguar (2)

Fotoğraflar: Alp Emre Göksel (@alpgoksel)

Reklamlar

4 replies »

  1. Bloğa geri dönmenizi uzun süredir bekliyorum. Yazılarınızı büyük bir heyecanla bekliyor ve zevkle okuyorum. Uslübünuz farklı ve bir o kadarda ilginç. Hız kesmeden yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz. İyi çalışmalar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

INSTAGRAM

Prototip otomobiller kullanmak işimin en sevdiğim yanlarından biri. Gövde ve kabin kamuflajları, açıkta bırakılmış kablolar, ilk kalıptan çıkan plastik kaplamalar, henüz tamamlanmamış yürüyen aksam ayarları ve daha bir sürü şey... Bir otomobile son halini verebilmek için gerekli emeğe, bir otomobili büsbütün kılabilmek için gerekli mühendisliğe şahit olmak benzersiz bir şey. Bugün BMW M850i prototipiyle zaman geçirirken bunları düşündüm. Sadece iki dakikalığına... Kalan zamanımda ise 4.4 litrelik V8'in enerjisini yola aktarmakla ilgilendim. Otomobil tam bir saat önce dünyaya tanıtıldı, bence göz atmak istersiniz. İkinci nesil BMW 8 Serisi'ne merhaba deyin!
Z für Zukunft | Munich 2017.
Dijital fotoğraf albümümü daha verimli kullanabilmek adına, aynı serideki çalışmalarımı tek bir gönderide ve yeni bir sunum formatıyla yayınlamaya karar verdim. 'İstanbul'un satır araları' ismindeki bu dörtlüyü geçtiğimiz ay Karaköy sokaklarında kaydetmiştim. Fotoğrafların tamamı 35mm filme kaydedildi ve dijital dünya maymunluklarına maruz bırakılmadan, orijinal renkleriyle derlendi. Cuma akşamınıza analog renkler katması dileğiyle.
Otomobillerden endüstriyel kokular yükselene kadar devam eden, sonrasında ise telepatik yollarla ulaşılmış 'yüksek' sohbetlere bağlanan bir Pazar sabahı daha... Bu sohbetlere sadece ağaçların ve otomobillerin kulak misafiri olabilmesini, dönüş yolunda kahvemi alırken normal insanların henüz uyanmış olmasını ve günün devamındaki öğle uykusunu bir başka seviyorum.
Ulaşılabilir spor otomobiller on yıllardır aynı kanıtlanmış yaklaşımla üretiliyor: Sıradan bir aile otomobilinin üzerine spor otomobil mühendisliği serpiştirmek ve kitlelerin satın alabileceği sporcular yaratmak. Ne var ki bunların çok azı aile otomobili olarak doğduklarını unutturacak denli beceriklidir. Garajınızdan azınlıkları eksik etmeyin.
#35mm ölçüsündeki kimyasal bir yüzeye mekanik kontroller vasıtasıyla dokunmak, bir diğer deyişle analog fotoğrafın doğuşuna hükmetmek, modası asla geçmeyecek bir olay. Tüm bunları dijital dünyada yaşatıyor olmak ise teknolojinin büyüklüğünden... Neyse ki analog otomobil öyle değil. Analog otomobil sokaklarda yaşıyor. #filmisnotdead
"Nasıl ki dünyanın en hızlı otomobilleri kiralık otomobillerdir, benzer şekilde, dünyanın en kırılgan, en mızmız, en sorunlu otomobilleri ise baba otomobilleridir. Markası modeli fark etmez, babaların bindiği otomobiller böyledir... Bugün babamın otomobilini emanet alıp uzun süredir görmek istediğim bir yere doğru sürdüm. Ne var ki, yanlış yolcuyu ve yanlış otomobili seçmiş olmanın uğursuzluğu ayağıma bağ olacaktı..." #tbt #kayışıkoparmak #yolhikayeleri
#tbt panoramic drive through roßfeldpanoramastraße with @bmw #z4
#tbt Avusturya Alpleri’ndeki en özel dağ geçitlerinden bir tanesi: Hahntennjoch. Aradan neredeyse bir yıl geçtiği için ismini yazmayı unutmuş olsam da bu geçitteki virajları, tünelleri ve uçurumları unutmam mümkün değil. Bendeki etkisi oldukça uzun süren ve üç bölümlük bir yazı dizisi halinde blogumu süsleyen bu sürüşün notlarını okumak için profilimdeki linkten yardım alabilirsiniz. 2018 yılı için listemde birkaç Alp geçidi var. Döviz kurunun güncel durumundan dolayı eskisi kadar rahat hareket etmek olanaksız olsa da, bu yıl Alpler’de en az bir sürüş yapmayı planlıyorum. Peki yıl içinde sizin bir sürüş tatili planınız var mı? Varsa nerede?
%d blogcu bunu beğendi: