İçeriğe geç

TBT: 1925

çukuryurt geçidi - ismail terzi

Kış aylarında yapılan bütün yolculuklarda, dışarı çıkılan ilk anın soğuğu keser. Tabii bir uzun yol otobüsü muavini değilseniz. Doğa bütün insanlara kış yolculuğu titremesi diye bir şey vermiş fakat bu sırada muavinleri pas geçmiş olmalı. Yoksa içerideki atleti gösterecek kadar ince bir gömlekle, sıfırın altında kalan soğuklarda, yaz tatili içkisi yudumlarcasına rahat çekilen sigara nefeslerine başka bir anlam yükleyemiyorum.

Kapıyı içeriden aralamamla beraber, Sin City filmine yakışır bir rüzgar çığlığı duyup geri çekildim. Kapı halen aralık olduğu için ıslığı duymaya devam ediyor ve az önce yüzüme çarpan soğuğun klasik ‘ilk an soğuğu’ olup olmadığını düşünüyordum. Rüzgarı yenmek maksadıyla B direğine yakın bir yere yasladığım omuzumun önderliğinde dışarı çıktım. Binlerce mikroskobik ok yüzüme yüzüme saplanırken muavinlerin koruma kalkanını nereden bulabileceğimi, deniz kenarında yaptığım kahvaltıdan sonra 2000 metre yaklaşığım güneşin burada ne işe yaradığını ve otomobilin tekrar çalışmama ihtimalini sorguladığımı hatırlıyorum. Öyle bir soğuktan bahsediyorum ki, beş yıldır hayatımda olan ve bir kez bile aksamayan otomobilimi sorgulattı bana…

çukuryurt geçidi - ismail terzi 2

Çukuryurt Geçidi, Akdeniz ile İç Anadolu’yu kavuşturan sayısız dağ geçidinden bir tanesi. Denizden 1925 metre yukarıda olan ve dünyanın en tehlikeli yolları listesine adını yazdırmayı başaran bu geçidin açık havasında kaldığım onuncu saniyeden itibaren içime öyle acı bir korku yayıldı ki, telaşla birkaç fotoğraf çektikten sonra, otomobile koşar adımlarla dönüp kapıyı kilitlediğimi hatırlıyorum. Dünyanın çatısında yalnız kalmış ve aşağı düşmekten ürkmüş bir çocuk gibiydim.

1.3 litrelik dört silindirli cılız makine geleneği bozmayıp bir kez daha çalıştı ve yamaçlar boyunca hareketsiz yatan dev bir yılana benzettiğim yollar vasıtasıyla çatıdan inerken, ıslığımda Robert Rodriguez bestesi olan Sin City End Titles şekillendi. Sebebini bugün bile anlayamadığım o yoğun korkuya rağmen, sürüş deneyimlerime bir geçit daha eklemiştim. Mutluydum.

çukuryurt geçidi - ismail terzi 3

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Next track: Enter Sandman
Amerika'da üretilmiş bir otomobil okyanusu aşarak vatanına döner ve dünya bir sokaklığına güzel bir yere dönüşür. Münih | 2017
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik durmaz.
Arkadaşım telefonda şunları söyledi: "Bir spor otomobil üretildiği dönemde yapabildiklerini yirmi yıl sonra da yapabilmelidir." İyi ifade edilmiş harika bir düşünce... M3 doksanlı yıllarda amatör sürücülere ve süpersporlara yaptıklarını bugün aynı ustalıkla tekrarlayabilen bir genç klasik. İşte bu yüzden çok kıymetli ve satılık değil.
#streetstyle
Cape Town'dan Münih'e kadar, 17.000 km yolu üç ayda geride bırakan ve ömrünün son günlerini BMW merkez ofisinin girişinde geçiren Percy ile tanışın. Yarım milyon kilometrelik yaşamı yakında buradaki geri dönüşüm merkezinde son bulacak.
İtalya'nın kuzeyinden başlayan ve İsviçre'ye uzanan San Bernardino Geçidi zorlayıcı coğrafyaları birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda iki ulus arasındaki birçok kültürel farkı gözler önüne seriyor. Öyle ki geçidin tırmanışından evvel gördüğünüz çevre ve insan manzaraları diğer tarafta bambaşka bir hal alıyor. İki ucun arasındaki kıvrımlar ise tek kelimeyle şöyle tanımlanabilir: Gerçeküstü. Şimdi daha da kuzeye sürüp sırasıyla Avusturya ve Almanya sınırlarını geçmem ve eve dönmem gerek. Yorucu kilometreler kelimelere dönüştüğünde tekrar görüşürüz!
Burada olmayı ilk kez istediğimde henüz ehliyetim yoktu... Üç büyükler yani Susten, Grimsel ve Furka böylece geride kaldı ve ölmeden önce yapılacaklar listemden bir kalem eksildi. Sürüş notlarım yakında blogumda olacak...
Bruno Sacco was here.
%d blogcu bunu beğendi: