İçeriğe geç

DETAYLAR DETAYLAR

İsmail Terzi - Paddock Detailing

Adına yağmur denmeyecek kadar cılız olsa da, gökyüzünden aşağı doğru nazlı nazlı süzülen su zerrecikleri otomobilimi ıslatıyor. Yoğun kullanılan bir rotayı izlediğimden, zemin henüz ıslanmış değil… Öte yandan, kilometrelerin geride kalmasıyla beraber ön camda biriken zerreciklerden dolayı, son on dakika içerisinde sileceklerimi birkaç kez çalıştırmam gerekti.

Fakat otomobilimin ıslanmasından daha büyük bir sorunum var: Taciz.

Naz’ı İstanbul trafiğinde kullanmamaya gayret ediyorum çünkü bunu anlamsız buluyorum. Bir başka paylaşımımda, daha önce de söylediğim gibi, hiçbir özel otomobilin İstanbul trafiğinde kalmayı hak etmediği kanısındayım. Elbette zaman zaman çıktığım sürüşlerde trafikte kaldığım, kalabalığa karıştığım oluyor ki böyle durumlarda otomobilimi inceleyenleri, fotoğraflayanları görmeye alışkın sayılırım. Adına taciz denmeyecek bu ilginin nedeni elbette mübarek yüzüm değil, Naz’ın çekici bir otomobil olması…

Ne var ki, bugün resmen taciz ediliyorum. Sol arka çaprazımdan iyice yaklaşıp fotoğraf çekmeye çalışanlar, sağdan sağdan sıkıştıranlar, yol verdiğim halde sollamayanlar… Dediğim gibi, Naz’ın içindeyken ilgi görmeye alışkınım ama buna ilgi denmez.

Buna huzursuzluk denir ki bu huzursuzluğun sebebini biliyorum.

*

BEŞ GÜN ÖNCE

Otomobil düşkünlerinin dünyasında, kendi otomobilini temizlemenin tedavi edici etkisinden hoşlanmayan birileri varsa da ben görmedim. Güneşli bir bahar gününü bir kova sıcak su, birkaç mikrofiber bez, kaliteli bir albüm ve iç mekan temizleyici kimyasallar ile beraber, otomobil içinde geçirmek gibisi var mı? Naz’ın gövdesini mecburen dışarıda yıkatsam da, kabin temizliğini kendim yapmaya gayret ediyorum. Bunda iç mekanı özel alan olarak kabul etmemin payı olduğu gibi, kurt yıkamacıların ön camı içeriden silerken koltuğa abanarak deriye ve koltuk ısıtıcı düzeneğe zarar verme ihtimalinin de payı var…  Ne yazık ki ülkemizdeki yıkamacı profili, özel otomobil emanet etmek konusunda pek de elverişli bir tablo çizmiyor.

İşte bu yüzden, Naz’ı beş güç önce Paddock Detailing’e bırakırken gözlerimi dört açtım. Öyle ya, detaylı otomobil temizleme hizmeti veren bir şirketin, her şeyden önce kendi düzeniyle ilgili detayları çözmüş olması gerekir. Dedektif müşteri olarak hatırladığım bazı detayları aktarayım;

Mesela öyle bir ‘yıkamacı’ düşünün ki Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olsun… Ya da işyerinde ağırladığı misafirlerine çekirdekten öğüterek demlediği kahveleri ikram eden bir ‘yıkamacı’… Ya da, efendime söyleyeyim, otomobillerle ilgilenirken caz dinleyen bir ‘yıkamacı’ düşünün…

Yıkamacı diyorum ama her şeyden önce, Paddock Detailing’te otomobil yıkama hizmeti verilmediğini belirteyim. Ülkemizdeki otomobil temizleme alışkanlığının yolu senelerdir ‘yıkamacı’ kavramından geçtiyse de, artık güzel güzel yeşeren bir ‘detailing’ yani ‘detaylı temizlik’ kültürüne şahit oluyoruz. Dolayısıyla bu oluşumu ‘yıkamacı’ değil ‘detaylı temizleyici’ olarak nitelemek gerekir.

Beş gün önce Naz’ı emanet alan ve hem kabini, hem de gövdeyi detaylı bir temizlik operasyonundan geçiren Paddock Detailing ekibi yüzünden şu an trafikte taciz ediliyorum. Özellikle seramik kaplama dedikleri işlemden sonra Naz’ın teni öyle parlak ve doygun hale gelmiş ki, otomobili yağmura çıkarmayı emeğe saygısızlık olarak görmekten kendimi alamadım. Yine de, trafikte mecburen geçirdiğim dakikaların başka hiçbir trafik yolculuğuna benzemediğini ve Naz’ın geçirdiği işlemlere temizlik değil, estetik ameliyat demenin yerinde olacağını düşünüyorum.

Siz de trafikte taciz edilmek ve otomobilime yapılan işlemler hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz, şirketin instagram hesabından (@paddockdetailing)  yardım alabilirsiniz.

İsmail Terzi - Paddock Detailing (2)

Reklamlar

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
Yaşlı bir çam ormanının içinden geçerek tırmanmaya koyulmadan önce otomobildeki tüm eşyalarımı sıkıca sabitliyor ve kalkıştan önce son kontrolleri yapan pilotlar gibi sürüş programlarını, gösterge panelini ve diğer kontrolleri gözden geçiriyorum. Hazırım. BMW M2 Competition ve Bir Geçidin İnadı isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. Başlamadan önce kahvenizi hazır edin ve okuduktan sonra kıymetli yorumlarınızı iletmeyi unutmayın. #bmw #m2competition #hahntennjoch #35mm #filmphoto
Günün asosyal saatleri sürüş keyfi için en ideal dakikalardan oluşur. Kimileri bunun için gecenin geç vakitlerini tercih eder ki karanlıkta sürüşün büyüsü farklıdır. Öte yandan, hangi endurans yarışçısına sorarsanız sorun, gün doğumunda direksiyonunda olmanın başka hiçbir şeye benzemediğini söyleyecektir. Gün doğumunda sürüş yapmanın keyfi bir kısa filme konu olmuştur. 1976 yapımı C’etait un Rendez-vous filmi, sevgilisiyle buluşmaya giden bir adamın Paris sokaklarındaki sekiz dakikalık sürüşünü konu alır. Filmde duyduğunuz sesler bir Ferrari 275 GTB’ye ait olsa da kameranın sabitlendiği otomobil bir Mercedes-Benz 450SEL 6.9’dur. Yer yer hatalar yakalayabileceğiniz dublaja rağmen bu film özel bir şehrin gün doğumunda sürüş yapmanın hazzını sanatsal ve kurallara aykırı biçimde ortaya koyar. Öyle ki yönetmen Claude Lelouch filmden sonra tutuklanmıştır. Bu sabah İstanbul için değil günün, yılın en asosyal saatlerinde sürüşe çıktım. BMW Z3 Coupe otomobilimin kaputunda bir kamera yoktu. Ayrıca gördüğünüz analog fotoğraf geçmiş zamandan... Fotoğraf yok, video yok ancak tarifsiz bir hazdan söz edebilirim. Hoş, bu hazzın Claude Lelouch sinematografisi ile 1976’da hakkıyla anlatıldığını bildiğimden, fazla uzatmıyor, sizi filme baş başa bırakıyorum. İzlemek için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. #bmw #z3coupe #istanbul #35mm #filmphoto
Avusturya’da bulunan Hahntennjoch şu ana kadar sürüş yaptığım (yapamadığım) en iyi Alp geçidi. Bu geçitteki ilk deneyimimde Abarth 124 Spider kullanmış ancak çabucak pes eden Brembo frenler yüzünden diğer uca ulaşamamıştım. Bu hikaye üç bölüm halinde blogumda yer alıyor. Geçitteki ikinci denemem için tastamam bir spor otomobil olan BMW M2 Competition ile elimi güçlendirmiş ve iki hafta önce Münih’ten yola çıkmıştım. Otomobil her haliyle amaca uygundu ve geçitte kimseler yoktu… Ne var ki, ciddi süratlerle tırmanarak başladığım sürüşün onuncu kilometresinde fotoğrafta gördüğünüz devasa çığ ile karşılaştım. Böylece Oğuz Haksever kadar çaresiz, arkama baka baka geri dönecektim. Dönüş yolunda, bölgedeki alternatif rotalarda M2 ile yağmur altında doya doya sürüş yaptıysam da Hahntennjoch Geçidi tarafından ikinci kez mağlup edilmiştim. Dahası, İstanbul’a dönüp analog fotoğraflarımı banyodan aldığımda, kameramın arızalandığını ve hemen her fotoğrafımın bozulduğunu anlayacaktım. Gördüğünüz gibi geçitle ile çok iyi anlaşıyoruz! Hahntennjoch Geçidi tarafından alt edilmiş bir sürücünün hikayesi, bozulmuş film fotoğrafları eşliğinde yakında blogumda olacak. #bmw #m2 #roadtrip #hahntennjoch
Istanbul. #35mm #filmphoto
#bmw #x1 for @bmwturkiye #35mm #filmphotography
Dünyanın en önemli otomotiv başkentlerinden biri olan Münih'te uzun zamandır sokak fotoğrafları çekiyorum. Filmle çalıştığım ve dijital manipülasyonlara başvurmadığım bu fotoğraf serisi şehrin otomobil ve ulaşım kültürünü anlatıyor. Seriyle ilgili en büyük hayalimse bir gün Münih'te bir sergi açmak. 2017 yılında oldukça ucuz bir filmle deneysel çalışarak kaydettiğim bu fotoğraf, o gün gelene kadar, sosyal medyanın sonsuz genişlikteki sergi salonunda asılı kalsın. #35mm #filmphotography #munich #tbt
Merlin. #35mm #filmphotography
Ulaşımdan kaynaklanan en önemli kirliliğin at gübresi olduğu yıllarda, İstanbul trafiğindeki ortalama hız günümüzdeki ortalamadan daha yüksekti. Bu yüzden modern zamanların otomobil severi duran otomobille etkileşim kurabilmeli, tasarımı yorumlama yetisi kazanmalı ve bunu yaparken mide bulantısını kontrol edebilmelidir. #minimalcar #35mm #filmphotography
%d blogcu bunu beğendi: