İçeriğe geç

KADIN SÜRÜCÜ

Yirminci yüzyılın erken dönemlerinde, otomobil kavramı halen çok yeniyken, ‘motorlu araba’ ile ilişki kurmuş kadınlar basının ilgisini çekiyordu. Gazetelerde, örnek alınması ve takdir edilmesi gereken teknoloji aktörleri olarak ön plana çıkarılan ‘kadın sürücü’ tıpkı erkekler gibi otomobili sevdi ve özgürleştirici bir araç olarak otomobile dair umutlar besledi. Otomobili zevk, hareketlilik, güç, bağımsızlık ve özgürlük gibi değerlerle eşleştiren ‘kadın sürücü’ söz konusu adaptasyon döneminde bazı zorluklarla karşılaştı.

O dönemde bir ‘otomobilci’ olmak için sadece yeni makinenin çalışma prensibine hakim olmak yetmiyor, bununla birlikte yeni fiziksel/duygusal alışkanlıkların da kazanımı gerekiyordu. Duygusal algıların açılması, fiziksel reflekslerin geliştirilmesi, el aletlerinin kullanımı, trafikteki akışı okuma becerisi, yeni giyim tarzlarına uyum, sinirsel mukavemet, cesaret, koordinasyon becerisi ve makinenin ritmine ve sesine ayak uydurma… Yeterli bir ‘otomobilci’ olmak için gerekli bu yetkinlikler kadın erkek tüm otomobilciler için geçerli olduysa da ‘kadın sürücü’nün kısa sürede erkek egemenliğine girmiş bu dünyada tutunabilmek için cevaplaması gereken başka sorular da vardı.

Avustralyalı Hukuk Profesörü Georgine Clarsen’in kadın ile otomobil arasındaki ilişkiye retrospektif yaklaştığı ‘Eat My Dust: Early Women Motorist’ adlı kitabı konuyla alakalı derin açıklamalar, örneklemeler ve röportajlar içeriyor. Konuya ilgi duyan erkeklere ve kadınlara tavsiye ederim. Kitapta otomobilciliğin ilk dönemlerinde görece güçlü bir yer tutmayı başaran kadının, köşesini nasıl kaptırdığına dair yorumlar bulacaksınız.

Güzelliğiyle zayıf düştüğüm otomobilci bir kadın ve bu kadının ojelerine eş deri döşemeleriyle BMW Z3 Coupe otomobilim fotoğraflarda bir araya geliyor. Olympus Mju kamera ile Fuji Color C200 filme çalıştığım ve dijital müdahalede bulunmadığım bu üçleme, kadın ile otomobilin birlikteliğini bir erkeğin gözünden anlatıyor.

*

#35mm #filmphotography #olympus #mju #fujicolorc200 #bmw #z3coupe #filmisnotdead

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“Haritalar, ruhsuz şeyler.
“Bu yolun Karadeniz’e tepeden bakan bir hali var. Karadeniz’in azametine ve haşmetine kayıtsız görünecek kadar yüksekten uçan ve sürücüye gözdağı veren bir yol. Virajlar, tepeler, gizli kıvrımlar, yoldaki her şey sürücünün tüm dikkat ve saygı rezervini her an talep ediyor. Dipsiz uçurumlar tehditkâr görünüyor. Burayla ilgili eski haberler ise yolun ciddiyetini hatırlatıyor. Önceki deneyimlerime kıyasla yoğun, sert ve sarsıcı bir sürüş.”
Jaguar’da satış danışmanı olarak işe başladığında E-type showroom’larda son günlerini geçiriyordu. Yaşını ortaya çıkaran bu bilgiden pek hoşlanmaz. Geleneksel otomobilin milenyuma dek süren yükselişinin her anına tanıklık etmiş, Woodstock Festivali’nde eğlenmiş, seksenlerin savurganlığında aynaların ve dönem otomobillerindeki düz konsolların hakkını vermiş sımsıkı bir eski toprak: Tony Walker.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
“Otuzlarda doğan Zeki Bey onu 1993 yılında satın alıyor ve 2015 yılında vefat edene kadar yaklaşık 85.000km boyunca kullanıyor. Servis kayıtlarına baktığınızda kendisinin otomobiline obsesyon seviyesinde bağlı olduğunu görebiliyorsunuz ki ölümünden sonra Zeki Bey’in eşi otomobili aynı özenle saklamayı ve gözden uzak tutmayı tercih etmiş. Ve Zeki Bey’in manevi emaneti bugün yeni evine doğru yol alıyor.“
Ve 2020’nin keskin köşelerini yumuşatan yeni bir otomobil. Hikayesini hafta sonu blogumda yazacağım.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: