İçeriğe geç

SÜRÜŞ ROTASI KEŞFİ: SEYDİŞHİR-AKSEKİ-HUĞLU-SEYDİŞEHİR

Seydişehir – Akseki – Huğlu ve Kocakoru Tabiat Parkı üzerinden yeniden Seydişehir. Yaklaşık 200km uzunluğundaki rotanın doğu ve batı bacakları akıcı, geniş ve hızlı bir karakterde. Bu bölümler bir spor sedan ya da grand tourer ile çok keyifli olabilir. Kocakoru’dan geçen kuzey bacağı ise yere düşmüş bir spagettiyi anımsatıyor. Durmaksızın alçalıp yükselen, kıvrılan ve muhteşem manzaralara sahip olan bu bölüme bir ateşli hatchback çok yakışır.

Bazen fotoğraflar çekmek, bazen manzara izlemek, bazense kardeşimin kusmasını beklemek için defalarca durduğum bu sürüş aydınlatıcı bir keşif oldu. Sırada doğru otomobili seçmek ve sabahın erken saatlerinde 200km sürecek kesintisiz bir sürüş yapmak var.

Leica M6 kamera ile Kodak Gold 200 filme çektiğim fotoğraflardan bazılarını aşağıdaki galeride paylaşıyorum. Her birine uzun uzun bakmanız ve kendinizi hiç beklemediğiniz bir anda yolda bulmanız dileğiyle.

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“İleride yol alan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana salınıyor. Aramızdaki toz bulutu ve sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış ızgara telinin mangala her vuruşunu duyuyorum. Üstüne üstlük, poşetinden kurtulmuş bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ve dünyanın en kaotik piknik yolculuğu, hemen önümüzde, durdurulması mümkün olmayan şekilde akıp gidiyor.”
BMW 7 Serisi’nin evrimi.
İki yıl önce bu zamanlar.
Gecesinde Pink Floyd şarkıları çalmış bir Viyana gününden gelişigüzel film fotoğrafları.
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik hareketine devam eder. #porsche #911 #filmisnotdead
Trafikte sıkışıp kalan spor otomobilin durumu, morfinle uyuşturulmuş bir vahşi sirk hayvanının trajedisine benziyor. Nasıl ki aslanlar, ayılar çoluk çocuk eğlendirmek için var olmadıysa, spor otomobil de trafikteki diğer sürücüler neşelensin diye var olmamıştır. Aslanın yeri vahşi doğa, spor otomobilin yeri açık yoldur. #bmw #bmwclassic #z3coupe
3 Haziran 2022 - Selanik.
Pink Floyd’un daimi davulcusu, tanrının baget tutucusu, büyük otomobilci Nick Mason önümüzdeki pazartesi günü İstanbul’da konser veriyor.
“Bu öyle bir sessizlik ki insanın içine işliyor; gündelik hayatın arka plan gürültüsünde kaybolup giden bazı özel seslerle tanışmanıza olanak sağlıyor. Kısa molada nefesimi, beyaz bir tül gibi salınan rüzgârı, düşüncelerimi ve hatta kolumdaki saatin makinesini dinliyorum. Zamanın ve doğanın gündelik telaşlarımıza kayıtsızlığını hatırlatan, telefon sinyallerine geçit vermeyen, havası berrak, yeşili dolgun bir masal diyarı.”
E36 gövde BMW 3 Serisi iki kez sahip olma deneyimi yaşadığım ve Türkiye yollarında yaklaşık 30.000 km kullandığım bir otomobil.
Bahçeköy Orman Yolu rüyalarımdan bir parça.
20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: