İçeriğe geç

AUTO SHOW GÜNLÜKLERİ – MINI

10 otomobille ziyaretçilerini ağırlayan Mini, Auto Show’da 4 yeni modelini tanıttı;

-İlk olarak Paris’te gördüğümüz Paceman, standın öne çıkan otomobili. Paceman’i Countryman’in coupe’si olarak düşünebilirsiniz. Rengi ve tasarımını çok sevdim; 2013’te yollara çıksa da kullansak.

-John Cooper Works’ten çıkma özel seri GP’den Türkiye pazarı için 25 tane ayrılmış. 8:23’lük Ring derecesi kayda değer; otomobil daha fuarın ilk gününden kapışıldı. Ayrıca bir başka JCW ürünü olan 218 beygirlik JCW Countryman, standın diğer hızlı çocuğu.

-Mini’nin ilk ticarisi Clubvan, butik işletmeleri gözüne kestirmiş. İlginç görünüyor doğrusu.

-Mini standının vip bölümünde başka hiçbir yerde bulamayacağınız muhabbetler döndü. Herkes Mini ürün müdürü Daniel Schmidt’e Yeni Paceman ile ilgili klasik sorular sorarken benim aklımdaki soru başından beri netti: “Fabrika takımını neden kapattınız?”. Daniel, WRC projesindeki amacın başından beri ralli otomobili geliştirip özel takımlara satmak olduğunu, fabrika takımından ziyade Mini markasının rallilerde kullanılmasını amaçladıklarını ve hedeflerine erişip takımı kapattıklarını söyledi. E peki dedim; Sordo asfaltta fantastik işler yapıyordu bari onun hatırına kalaydınız! Yok dedi, otomobil sporlarıyla yeterince ilgileniyoruz; birçok tek marka kupamız var ve Dakar’da yarışıyoruz. Bir marka her şeye yetişemez. İyi dedim Daniel, öyle olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

Bahçeköy Orman Yolu rüyalarımdan bir parça.
20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime
BMW i4’le 2000 kilometrelik yol arkadaşlığımızdan bazı notlar.
Bahçeköy Orman Yolu’nda bir Isetta’nın direksiyonuna geçmeyi ve Gran Turismo coşkusuyla sürüş yapmayı gerçekten çok istiyorum. Bu fantastik sürüşe, bas efsanesi Charles Mingus’un Isetta döneminde kaydettiği Haitian Fight Song’u bence çok yakışır ve otomobil, yol, sanat üçlüsü eşsiz biçimde tamamlanırdı.
1955 yılının Paris Otomobil Fuarı’nı ziyaret edenler, geçen yüzyılın dört tekerlekli rock yıldızlarından birisinin doğuşuna tanıklık ettiler. İsmi bizdeki karşılığıyla ‘tanrıça’ ya da ‘ilahe’ anlamına gelen bu otomobilin ziyaretçiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, fuar süresince imzalanan 79.000 sipariş formundan tahmin edilebilir.
Amsterdam sakinlerinin bisikletle ilişkisini gözlemleyen bir gezgin, bu şehrin tekerleğin icadına dair kutlamaları neden bu kadar uzatıp abarttığını düşünse yeridir. Tarihi kanallar boyunca tez canlı pedal çeviren kadın ve erkek yüzlerinden bir coşku, bir gurur, bir iştiyak okunuyor ki Avrupa’nın başka şehirlerinde benzerini görmedim. Hollanda başkentine özgü olduğunu düşündüğüm bir diğer konuysa bisikletlinin yayalar da dahil olmak üzere çevresine son derece kayıtsız, bazen saygısız ve çoğu zaman kurumlu olması. Bizim memlekette, sıfır kilometre B sınıfı sedan aldıktan sonra, kendisini tanrı ilan etmiş gibi süren başıbozuklardan hatırlayabileceğiniz bir tutum.
Bir teknoloji kampüsünde değil, Bavyera’da üretildiğini açıkça hissettiren ve Uçmakdere gibi zorlayıcı rotalarda elektrikli oluşuna sığınıp kolaya kaçmak, çam devirmek yerine sürüş keyfinin geleceğine dair umutlarımı tazeleyen bir otomobil.
2016 yılının Eylül’ünden bir akşamüstü.
Yeni BMW i4 ve Yeni BMW 2 Serisi Active Tourer Ürün Lansmanı Satış Eğitimi için, iki hafta boyunca, BMW ailesinin yaklaşık 450 üyesini Antalya’da ağırladık.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: