İçeriğe geç

AUTO SHOW GÜNLÜKLERİ – ONUK

Auto Show Günlükleri‘nin son yazısı… En kıymetlisini sona sakladım;

Fuarın ilk günü salonları peşi sıra ziyaret ederken yolum 11. salona düştü. Bu bölüm otomobil üreticileri için değil; sektörle bağlantısı olan diğer firmalar için ayrılmıştı. Model otomobiller, klasikler, karavanlar… Çok sesli koro gibiydi 11. salon. En iyiyi sona saklama huyumu burada da gösterip hızlı bir turun ardından Onuk standını ziyaret ettim. Bu ismi daha evvel duymayanlar için birkaç cümle kurayım: Bu memlekette hayallerinin peşinden tutkuyla koşan ve ‘Türk Malı Spor Otomobil’ üretmek için çalışan bir ekip var. Dikkat edin ‘hayalperest’ değil; ‘hayallerini kovalayan’…

S56 modelinin iki farklı versiyonunu ve Sazan LM (LM: Le Mans) prototipini inceledikten sonra 10 stand ziyaret etmenin yorgunluğuyla not almaya üşendim ve telefonumun ses kayıt programı çalışırken Onuk Cars Genel Müdürü Ahmet Bey’le minik bir sohbetimiz oldu. Muhatabımın derin otomobil kültürünü ve otomobil sevgisini gördükten sonra Onuk projesine olan inancımın daha da arttığını söylemeliyim. İşte o konuşmanın detayları;

Otomobillerinizi konuşalım biraz. Hangi aksamlar hazır, hangileri sizin ürününüz? Ağırlıkları ne civarda?

Burada gördüğünüz otomobillerin şasi-gövde tasarımı, yay-amortisör hariç tüm süspansiyon geometrisi tamamen bize ait. Her detayıyla sıfırdan otomobil üretiyoruz. Motoru ise Bursa Renault fabrikasından satın alıyoruz. 

Ortadan motorlu bir geometri kullanıyoruz ve toplam ağırlık 850 kg civarında.

Üretime ne zaman başlıyorsunuz? Ön sipariş alıyor musunuz? Öngördüğünüz bir fiyat aralığı var mı? 

Araçlarımızı Tip Onayı’na hazırlıyoruz; zorlu bir süreç olacak. Bu yüzden Türkiye için ön sipariş almadık fakat S56’nın boksör motorlu versiyonundan gelecek yıl Amerika’ya 50 adet gönderiyoruz.

Onay süreci planladığımız gibi ilerlerse önümüzdeki sene yıllık 50 araç hedefiyle üretime başlayacağız. Fiyat ise 70-80 bin TL civarında olacak.

Devlet desteği alıyor musunuz? Tip onayı sürecinde dünya devleriyle aynı kefeye mi konuluyorsunuz yoksa İngiltere’deki gibi ‘Low Volume Producer’ lisansına benzer bir uygulama mı var?

Devletten şu an için manevi destek alıyoruz; sağolsunlar bizlere moral veriyorlar. Malesef bizim araçlarımız büyük firmaların ürünleriyle aynı muameleyi görüyor ve bu durum maliyetimizi oldukça artırıyor. 

Porsche 356’dan ilham alınarak tasarlanan S56 modelini, yukarıda da okuduğunuz gibi gelecek yıl yollara çıkarmayı hedefleyen firma kocaman bir alkıştan fazlasını hak ediyor. Sürprizi bozmak istemem, bekleyin 🙂

Başta da dediğim gibi, Auto Show Günlükleri serisini bu yazıyla noktalıyorum. Diğer yazıları okumak isterseniz sizi şöyle alalım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime
BMW i4’le 2000 kilometrelik yol arkadaşlığımızdan bazı notlar.
Bahçeköy Orman Yolu’nda bir Isetta’nın direksiyonuna geçmeyi ve Gran Turismo coşkusuyla sürüş yapmayı gerçekten çok istiyorum. Bu fantastik sürüşe, bas efsanesi Charles Mingus’un Isetta döneminde kaydettiği Haitian Fight Song’u bence çok yakışır ve otomobil, yol, sanat üçlüsü eşsiz biçimde tamamlanırdı.
1955 yılının Paris Otomobil Fuarı’nı ziyaret edenler, geçen yüzyılın dört tekerlekli rock yıldızlarından birisinin doğuşuna tanıklık ettiler. İsmi bizdeki karşılığıyla ‘tanrıça’ ya da ‘ilahe’ anlamına gelen bu otomobilin ziyaretçiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, fuar süresince imzalanan 79.000 sipariş formundan tahmin edilebilir.
Amsterdam sakinlerinin bisikletle ilişkisini gözlemleyen bir gezgin, bu şehrin tekerleğin icadına dair kutlamaları neden bu kadar uzatıp abarttığını düşünse yeridir. Tarihi kanallar boyunca tez canlı pedal çeviren kadın ve erkek yüzlerinden bir coşku, bir gurur, bir iştiyak okunuyor ki Avrupa’nın başka şehirlerinde benzerini görmedim. Hollanda başkentine özgü olduğunu düşündüğüm bir diğer konuysa bisikletlinin yayalar da dahil olmak üzere çevresine son derece kayıtsız, bazen saygısız ve çoğu zaman kurumlu olması. Bizim memlekette, sıfır kilometre B sınıfı sedan aldıktan sonra, kendisini tanrı ilan etmiş gibi süren başıbozuklardan hatırlayabileceğiniz bir tutum.
Bir teknoloji kampüsünde değil, Bavyera’da üretildiğini açıkça hissettiren ve Uçmakdere gibi zorlayıcı rotalarda elektrikli oluşuna sığınıp kolaya kaçmak, çam devirmek yerine sürüş keyfinin geleceğine dair umutlarımı tazeleyen bir otomobil.
2016 yılının Eylül’ünden bir akşamüstü.
Yeni BMW i4 ve Yeni BMW 2 Serisi Active Tourer Ürün Lansmanı Satış Eğitimi için, iki hafta boyunca, BMW ailesinin yaklaşık 450 üyesini Antalya’da ağırladık.
Initial D & chill.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: