Skip to content

MERCEDES’İ TANIMLAYAN ADAM: BRUNO SACCO

Mercedes-Benz: Uzun ömür, sağlamlık, güvenirlik…  Zihinlerimize kazınmış Mercedes imajının yaratıcısı; otomobili tasarlamaktan öte tanımlayan ateş kanlı İtalyan bugün 78. yaş gününü kutluyor! 

Bruno Sacco 1933 yılında İtalya’da doğdu. Küçük yaşlarından itibaren otomobillere derin ilgi duyan Sacco, bir gün Tarvisio sokaklarında gezerken bir Studbaker Commander; nam-ı diğer “mermi-burun”  görür. Hikayenin devamını kendi ağzıyla şöyle anlatıyor: “Raymond Loewy tarafından tasarlanan o otomobil tüm hayatımı etkiledi ve otomobil tasarımcısı olma kararı almamı sağladı.” Torino’da teknik eğitim aldı ve Almanya’ya taşındığı 1958 yılına kadar çeşitli stüdyolarda ilk tasarım çalışmalarını yaptı. Almanya macerasını bir “tecrübe kazanma süreci” olarak gören Sacco, bir yıl sonra kendisini nikah masasında bulunca planları bir anda değişti.

Sonraki 25 yıl boyunca dönemin şef tasarımıcısı Friedrich Geiger’ın ekibinde pek çok projede görev aldı. Bu süreç boyunca çalıştığı tasarım ve mühendislik projelerinde bir yandan Mercedes-Benz kültürünü özümserken, bir yandan kendi tasarım felsefesini şekillendirmeye başladı. Takvimler 1975’i gösterdiğinde montaj hattından çıkan yıldız logolu her taşıtın görünüşünden sorumlu kişi; kısaca Mercedes-Benz Şef Tasarımcısı oldu. Bu, Mercedes-Benz markası için yeni bir devrin başlangıcı demekti.

“Bir otomobil 3-5 yılda geliştirilir. Ortalama 8 yıl boyunca bantta kalır ve banttan inen son otomobil, takip eden 20 yılın ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede olmalıdır.” Dönemin otomobil tasarımcılarının bir otomobil için öngördükleri 5-10 yıllık ömre karşın, Sacco’nun 30 yıllık bir süreci kapsayan üretim anlayışı, yaratmaya çalıştığı “Mercedes-Benz imajı” için yapılan ilk hamleler niteliğinde idi.

“Bizde ne formun fonksiyona, ne de fonksiyonun forma üstünlüğü vardır”

“Bir Mercedes daima bir Mercedes’e benzemelidir.” Sacco, tasarım felsefesini bu şekilde özetliyor ve ekliyor: “Tasarım ve teknik asla ayrı düşünülemez. Ünlü Amerikan mimar Louis Sullivan’ın “Form, fonksiyonu takip eder” sözüne karşın bizde ne formun fonksiyona ne de fonksiyonun forma üstünlüğü vardır. Ortada estetik bir ürün varsa, bu ürün asla teknoloji yoksunu olmamalıdır.” Tasarladığı tüm otomobillerde kendine has çizgilerine rastlamak mümkün olan tasarımcının asıl amacı, farklı modellerde kullanılan benzer dizayn unsurları ile insanların gözünde ortak bir Mercedes yüzü oluşturmaktı ve oluşturduğu bu ortak marka yüzünün, mekanik açıdan mükemmel kalitede otomobillerle birleşmesi sonucunda “Mercedes-Benz imajı” günden güne güçlenmeye devam etti.

Babanızın 70’lerde giydiği kırmızı ceketi şimdilerde göğsünüzü gere gere ve zevkle giyebiliyorsanız, o ceketi tasarlayan, moda dünyasının Bruno Sacco’sudur. Tasarladığı otomobiller farklı segmentlerde, farklı amaçların otomobilleri olsalar dahi Sacco’nun otomobillerinin değişmeyen ortak noktaları, yıllar sonra bile tıkır tıkır işleyen mekanik aksam ve boyası solmaya yüz tuttuğunda bile Pamuk Prenses’e sunulan kırmızı elma kadar çekici form oldu. Şef tasarımcı olarak çalıştığı 25 yıl boyunca yarattığı her otomobil, insanların zihinlerine işlediği Mercedes nakışının bir ilmeği niteliğindeydi.

20. yüzyılın son çeyreğinde üretilen tüm Mercedes modelleri onun imzasını taşıdı. Mercedes kelimesini duyduğumuzda hala onun otomobillerini anımsıyoruz çünkü bu otomobiller, üzerinden yıllar geçmesine rağmen sağlıklı çalışmaya ve her gördüğümüzde kendilerine baktırmaya devam ediyorlar zira Bruno Sacco otomobillerini görünce baş çevirme hastalığına henüz bir tedavi yöntemi bulunmuş değil. Günümüzde yıldız bu kadar ışıltılı parlıyorsa, bu Bruno Sacco’nun yarattığı “Mercedes-Benz imajı” imajı sayesindedir.

Reklamlar

2 replies »

  1. Mecsedese hersey yakisir ama ben dusundum ki mecsedesin kamyonlarina uyku sistemi yani kamyoncular uyumasin diye bir sistem ve alkol alindiktan sonra ise arac sistematik olarak kendini kilitlese ve hic can kaybi olmasa mecsedese bu yakismazmi beyfendi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

"Uyandığımda odanın içinde uçuşan binlerce kristal kelebek bulmayı umuyordum. Perdelerin açıklığından içeri sızan tazecik gün ışığı bazı kelebeklerin kanatlarında kırılacak, yedi renge ayrılacak ve penceremden görünen zirveye değin uzanacaktı. Bense Abarth 124’üme atlayacak ve tanrının küçük çocuğu tarafından karalanmış bir resim defterinin ilk yaprağındaki çizgiler boyunca, gözümün gördüğüne doğru sürüş yapacaktım..." Rahmetli Barkın Bayoğlu başlangıç için yüksek hacimli motosiklet soranların kulağını çekerdi. Aynı şey otomobiller için de geçerli. Hatırlatmak isterim ki sürüş, ellerinizde ve poponuzda hissettiğiniz titreşimlerle ilgilidir. Bu yüzden dört silindirli klasik bir BMW'ye burun kıvırmayın lütfen. Tuz Gölü'nün üstünde Volvo C70'iyle şuursuzca gazlayan, kat kat kıyafetiyle klip arkadaşını adeta çıplak bırakan ve doksanlı yıllarda sadece otomobillerin değil, pop müziğin de yükseklerde olduğunu kanıtlayan bir Hakan Peker... Ayrıca helikopter çekimi otomobili öyle dramatik gösteriyor ki, Hakan Bey hanımefendiyi mi yoksa Volvo'yu mu unutamamış tam anlayamıyoruz. En son ne zaman, erkenden uyanıp sadece sürüş yapmak için dışarı çıktınız? / When was the last time you got up early and went for a drive? Önümüzdeki on yıl içerisinde, ilk gövde Ford Ka'nın orijinal Mini Cooper ile benzer bir çekicilik kazanacağını düşünüyorum. Fırsat varken bir tanesini saklayın derim. / I believe the first gen Ford Ka is going to earn some original Mini Cooper like appeal in the next decade. Get one while you can. Bir zamanlar otomobiller daha küçük, insanlık daha büyüktü. İlk otomobilime her bakışımda bunu hatırlar, doksanları özlerim 🚙 Humanity was larger when the car was smaller. Every single stare at my first car brings this thought and leaves me yearning of the nineties Denizden 1896 metre yukarıda kalan bir Alp geçidinde frenleriniz şişerse, dünya tam olarak böyle görünüyor / This is how you see the world when you are at an elevation of 1896 metres on a Austrian Alpine pass with totally faded brakes #teledials are better for dreams #teledials are better for the environment
%d blogcu bunu beğendi: