İçeriğe geç

ALTERNATİF YAKITLI OTOMOBİLLER VE HERAKLİTOS FELSEFESİ

Alternatif yakıtlı araçlardan hoşlanmadığım bir sır değil. Bu durumu pek çok defa dillendirmiştim. Benim için otomobil denilen şey içten yanmalı motoru olan, gerçek sesler çıkaran ve benzin tüketen şeydir çünkü. Fakat geçtiğimiz bayram tatili süresince bu konuyu uzun uzun düşünme fırsatım oldu ve evet, değişen bazı fikirlerim var!

Otomobil, ben ve bu yazıyı okuyan birçok insan için ulaşım aracından ziyade bir tutku unsuru. Fakat kabul edelim bizler nesli tükenmekte olan bir türüz. Güzel motor sesi yahut benzin kokusu artık kimsenin umrunda değil. Düşük yakıt tüketimi, düşük vergiler, düşük yürütme masrafları ve satarken düzgün ikinci el değeri diğer bütün unsurlardan önce geliyor. Şunu hemen belirteyim, böyle düşündükleri için kimseye ezik muamelesi falan yapmıyorum. Adam günün 4-5 saatini trafikte geçiriyorsa, gideceği yere vardığı vakit park yeri bulmak için sokakları arşınlıyorsa, petrol istasyonu cebindeki kara delik olmuşsa ve bu insan için otomobil, ulaşım aracından ibaretse, mümkün olan en ekonomik yolu seçmeyecek de ne yapacak?

Devletlerin Dünya’yı kirleten tek şey egzoz emisyonlarıymış gibi davranıp sinir bozması bir yana, Dünya’nın gün geçtikçe bozulduğunu ve artık daha düzgün kullanmamız gerektiğini düşündüğümüzde alternatif yakıtlı araçların varlığı sevindirici… %100 elektrikli otomobiller bence beklenen ilgiyi görmedi. Kısa menzil, yüksek satış fiyatları ve şarj ünitelerinin tam anlamıyla yaygınlaşmaması bu durumun bazı nedenleri… Örneğin Nissan Leaf’in yılın otomobili seçilmesi bile Nissan’ın bu projeden beklediğini bulmasını sağlayamadı ve şirket çok para kaybetti. Kısaca elektrikli otomobiller için biraz daha bekleyecek gibiyiz ve hibritler şimdilik çok daha mantıklı gibi… Ortalama 2-3 lt/100 km’lik tüketimle 2000 km yol gidebilmek kulağa cezbedici geliyor.

Gelelim otomobil ve keyif konusuna. Direksiyon başındaki bizim türümüzden olsa ve akşam vakti köprü trafiğinde “dururken” altındaki şey 458 Italia olsa bile o yolculuk ancak çiledir (Acaba bu kadar kesin konuşmasa mıydım?). Yanda duran 107’deki sürücünün etrafı 458’dekine göre daha rahat gördüğünü, daha az yakıt tükettiğini ve küçük aracıyla daha kolay ilerlediğini düşündüğümüzde sanırım tezim doğrulanmış olur. Buradan varmak istediğim nokta, otomobili trafikte ulaşmak için kullanıyorsak zevk faktörü zaten çok uzaklarda demektir. Sürüşten keyif almak için iyi bir otomobiliniz olmasına gerek yok fakat kesinlikle iyi ve tenha bir yola ihtiyacınız var. Yani sürüş keyfi için şu an bile kendimize özel zaman ayırmak zorundayız.

Vakti zamanında ESP moda olup her araçta kullanılmaya başlandığıda “mekanik otomobil” çığırtkanlığı yapan bendim. Baktım ESP kaçınılmaz oldu, bindiğim otomobilde amacım “sürüş” yapmaksa ilk olarak ESP OFF butonuna bastım. Yok amacım ulaşmaksa ESP çalışmaya devam etti. Neticede alıştım mı? Alıştım. Tıpkı ESP geyiğinde olduğu gibi amaç ulaşmaksa çevreci ve ekonomik otomobilimizde; amaç “sürüş” yapmaksa gerçek otomobilimizde olacağız. Yani sürüş keyfimiz için fazladan bir oyuncağa daha ihtiyacımız olacak. İkisi tek bir pakette birleşir mi? Evet ya da hayır diyemem fakat firmaların yapmaya çalıştığı şey tam olarak bu. Mitsubishi’den Evo 11’in hibrit olacağı dedikoduları geliyor. Bu şu demek: Sürücü azmak istiyorsa gerçek Evo, ulaşmak istiyorsa i-Miev… Böylece günümüzde iki otomobille mümkün olabilen bir duruma çözüm bulmak niyetindeler fakat teşekkür ederim ben almayayım. Evo 9 gayet lezzetli. Yanına da sos olarak koyarım bir i-Miev, ilkel ve mutlu bir adam olarak yaşar giderim.

Çoğunluk çevreci, ekonomik otomobiller kullandığında ve Dünya daha az kirlendiğinde, biz delilerin yakacağı benzin ve kirleteceği hava devede kulak kalacaktır. Tabi gerçek otomobiller bulabilirsek… Gönlüm içten yanmalı motorların geliştirilip, 10 yıl önce 1.4 litrelik bir üniteden 180 hp almayı hayal edemediğimiz gibi, 10 yıl sonra bugün hayal edemeyeceğimiz rakamları görmekten yana olsa da yukarda bahsettiğim nedenlerden ötürü alternatif yakıtlı otomobilleri faydalı buluyor ve destekliyorum. Fikrimin değiştiğini kabul ettiğim anda “Kimdi lan o değişimden bahseden Efes’li dallama!” diye söylendiğimi de itiraf etmeliyim.

Beni yakından tanıyanları şaşırtacağına emin olduğum bu yazının devamı da gelecek ve sizleri daha çok şaşırtacak bir sürprizle burada olacağım. Çenem daha fazla düşmeden şimdilik veda etmeliyim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

Bu yolla çok şeyimi paylaştım. Bugün epey geride kalmış üniversite yıllarımı, yazdığım onlarca otomobili, yirmili yaşlarımın ilk yarısını, balata tozlarıyla birlikte kırlara karışmış sürüş sırlarımı, motosiklet acemiliğimi, bisiklet hevesimi.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
Bu hafta sigorta poliçesini altıncı kez yeniledim. Yaza doğru kapsamlı bir bakıma girecek. Ve 2023 yılının Le Mans 24 Saat’inde Ferrari ve Porsche’nin rekabetini yerinde izleyecek.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
Tatsız bir olay: 205'i satın aldığımız gün üç sürücü-iki otomobil çıkmazında kalıyoruz. Bir kişinin kokulu Fiesta'yı kullanması ve gördüklerini kimseye anlatmaması gerekirken herkes aynı koltuğu istiyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. Bloktaki çatlaktan habersiz, 205'i ben kullanıyorum. #tbt
Geçen ay Anadolu’da 3500km yol kat ettim. Tek makarayla yetindiğim bu yolculuklardan bazı film fotoğrafları paylaşıyorum. #35mm #filmisnotdead #anatolia
Geçen ay Anadolu’da 3500km yol kat ettim. Tek makarayla yetindiğim bu yolculuklardan bazı film fotoğrafları paylaşıyorum. #35mm #filmisnotdead #anatolia

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: