İçeriğe geç

VESPA GTS 300 SUPER 300 i.e.

DSC02849İlkler önemli tabi. Çok önemli…

Bu yüzden blogumda yazacağım ilk motosiklet özel olsun istedim. Çok özel…

Mevzuyu Motostop‘la paylaştığımda hiç beklemediğim bir sıcaklıkla alın dediler, GTS 300’ü kullanın bir hafta. Ama geri getirmeyi unutmayın!

Ve tasarım konusunda motosiklet dünyasının 911’i olarak gördüğüm dragon kırmızısı ‘eşek arısı’ bir haftalığına benim oldu.

DSC02835

Vespa’nın bu zamana kadar ürettiği en yüksek hacimli scooter’dan bahsediyoruz. 278 cc’lik su soğutmalı, elektronik enjeksiyonlu bu motor, aslında GTS 250’deki ünitenin geliştirilmiş bir versiyonu. Teknik verilerden pek hoşlanmadığımı bilirsiniz. Bu yüzden motorla ilgili subjektif notlarımı direkt olarak paylaşmak isterim: Bahsettiğimiz motor, 150 kg’lik (benimle birlikte 220 kg) GTS’i 110 km/s’ye kadar pürüzsüz bir akıcılıkla yürütebiliyor. O kadar lineer ki, torkta en ufak bir kesinti olmaksızın akıp gidiyorsunuz. Minik kırmızı bebeğin benim gördüğüm son hızı ise 136 km/s. Fakat son hız kimsenin umurunda olmamalı zira az önce de bahsettiğim gibi 110 km/s’ye kadar süren o yoğun ve pürüzsüz kısmın hazzı son süratle falan değişilecek gibi değil. Işıktan kalkıyorsun, yumuşak yumuşak yürüdün derken, hop, bir bakmışın ibre 90’a vurmuş… Nefis.

Peki virajlardan ne haber? İster şehir trafiğinde otomobillerin arasından kıvrılmaya çabalayın, isterseniz dağ yollarında minik tekerleklerin limitlerini zorlayın… Fark eden bir şey yok, GTS 300, yüksek hacimli bir scooter olmasına karşın oldukça dengeli ve güvenilir hissettiriyor. Fotoğraflarda gördüğünüz yollar size bir yerlerden tanıdık gelmiş olabilir çünkü birçok otomobili bu kıvrımlarda test ederim ve her bir çakıl taşının yerini çok iyi bilirim. Güzel, güneşli bir bahar gününde aynı yolları eşek arımla geçtim ve işte madde madde sürüş notlarım;

DSC02851

Ağırlık merkezi oldukça geride ve aşağıda olduğu için arka freni epey hırpalamak mümkün. Öyle ki, başlangıçta GTS’in kombine fren sistemiyle donatıldığını sandım. Brembo imzalı frenler benim gibi taze sürücülerin oldukça güvende hissetmesine yardımcı oluyor. 

Kendi motorumun bagajına (tabi adına bagaj denirse) ancak bir adet ruhsat sığıyor. O da parçalarsanız… Bu yüzden GTS’in selesinin altındaki eşya gözüne küçük bir kilim, iki adet minik su şişesi, bir paket çekirdek, bir kutu enerji içeceği (herkesin bildiği marka) ve telefon, cüzdan gibi ıvır zıvırları sığdırınca epey memnun oldum. 

Motosiklete yeni başladığınız zamanları hatırlayın. Arkanıza birini bindirmek sorumluluk duygusuyla karışık bir gerilim yaşatır insana. Burada onu hiç hissetmiyorsunuz çünkü GTS’in hali tavrı üzerinde iki insan olsa dahi neredeyse hiç bozulmuyor. Ayrıca arkadan kafa yememek ne hoş…

‘Abi bu gerçek mi?’ yahut ‘Abi bu kaç para?’ gibisinden sorulara hazırlıklı olun. Sonrasında ise ‘Sukutura o kadar para verilir mi!’ türünden peşin hükümlere. ‘Abi kaç yapıyor?’ veya ‘Abi modifiye mi?’ sorularının iki tekerlekli dünyadaki versiyonlarından söz ediyoruz… 

Tüketim. İnsan gibi tatlı tatlı gazlarsan 2-2.5 litre, her fırsatta gazın dibini görecek şekilde kullanırsan 5-5.5’e kadar yolu var… 

Para demişken, GTS 300’ün buradaki versiyonu yaklaşık 21.000 tl’den satılıyor. Çok para olmasına çok ama scooter denen şeyin Rolls-Royce’undan söz etmiyor muyuz? O halde sorun yok. Ayrıca değerini yıllar içinde yitirmediğini de bir kenara not etmeli. 

GTS’in benim olduğu yedi günlük zaman çok çabuk geçti. Birlikte markete de, dağ yollarına da gittiğim eşek arısının en çok aklımda kalan yönü eğlence anlayışı oldu. Hani en kötü şartta bile eğlenmeyi bilen insanlar vardır ki bayılırım öyle tiplere. Buradaki Vespa da aynen öyle bir karakter taşıyor. Ne yaparsanız yapın, eğlence garanti. Mini Cooper’ın iki teker eksiltmiş versiyonu mübarek…

Reklamlar

8 replies »

  1. Süspansiyonları ne durumda ? önde tek masa kullanıldıgı için bayaa sert olsa gerek zannımca.

  2. bunlar hep jettadan kaçmak için

    İSMAİL TERZİ bir jetta pilotunun değil vespa pilotunun yol notları

    • selam,ben 2015 gts 300 almayı dusunuyorum ,bır cok sukuter var ama Vespa bır baska benım ıcın,arkadaslarım 250 al dıyorlar sızce 50 cc ufak bır fark mı?ama vergı farkı cok acıkcası..genel olarak fıkrınızı merak ettım bırde renk?kırmızı mı sızcede?ıyı calısmalar

  3. bırde zamın bozuksa ön suspansıon kotu demıssınız ,bırde suratlı olunca ..nasıl hızlı suruste etkısı anlamadım..

  4. İsmail Terzi oaralardamısn:) bi araştırma yaparken blogunla tanıştım gene yazarım lakın taaaaaaa 2015 lerdede olsan suan sana bısey sormak ısterım bılgın varsa..vspa gts 250 kullanan bırıyım 3 yıldır..bozcaadaya tekırdağ üzerinden 1 saatt ebır durarak gttim geldım…gecen bi abi dediki ıyıkı durdun yoksa 1 .30 dk 2 saat vs yapsan kayış zorlanır..gıtmeden kayışı sıfırla dedı..bu kayıs sanırım debrıyaj kayışı..sol tarafdakı..bu kayıs neden zorlanırsa hoşaf olur bılgın varmı

  5. İsmail Terzi oaralardamısn:) bi araştırma yaparken blogunla tanıştım gene yazarım lakın taaaaaaa 2015 lerdede olsan suan sana bısey sormak ısterım bılgın varsa..vspa gts 250 kullanan bırıyım 3 yıldır..bozcaadaya tekırdağ üzerinden 1 saatt ebır durarak gttim geldım…gecen bi abi dediki ıyıkı durdun yoksa 1 .30 dk 2 saat vs yapsan kayış zorlanır..gıtmeden kayışı sıfırla dedı..bu kayıs sanırım debrıyaj kayışı..sol tarafdakı..bu kayıs neden zorlanırsa hoşaf olur bılgın varmı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
Something about James Bond. #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
Yaşlı bir çam ormanının içinden geçerek tırmanmaya koyulmadan önce otomobildeki tüm eşyalarımı sıkıca sabitliyor ve kalkıştan önce son kontrolleri yapan pilotlar gibi sürüş programlarını, gösterge panelini ve diğer kontrolleri gözden geçiriyorum. Hazırım. BMW M2 Competition ve Bir Geçidin İnadı isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #bmw #m2competition #hahntennjoch #35mm #filmphoto
Günün asosyal saatleri sürüş keyfi için en ideal dakikalardan oluşur. Kimileri bunun için gecenin geç vakitlerini tercih eder ki karanlıkta sürüşün büyüsü farklıdır. Öte yandan, hangi endurans yarışçısına sorarsanız sorun, gün doğumunda direksiyonunda olmanın başka hiçbir şeye benzemediğini söyleyecektir. Gün doğumunda sürüş yapmanın keyfi bir kısa filme konu olmuştur. 1976 yapımı C’etait un Rendez-vous filmi, sevgilisiyle buluşmaya giden bir adamın Paris sokaklarındaki sekiz dakikalık sürüşünü konu alır. Filmde duyduğunuz sesler bir Ferrari 275 GTB’ye ait olsa da kameranın sabitlendiği otomobil bir Mercedes-Benz 450SEL 6.9’dur. Yer yer hatalar yakalayabileceğiniz dublaja rağmen bu film özel bir şehrin gün doğumunda sürüş yapmanın hazzını sanatsal ve kurallara aykırı biçimde ortaya koyar. Öyle ki yönetmen Claude Lelouch filmden sonra tutuklanmıştır. Bu sabah İstanbul için değil günün, yılın en asosyal saatlerinde sürüşe çıktım. BMW Z3 Coupe otomobilimin kaputunda bir kamera yoktu. Ayrıca gördüğünüz analog fotoğraf geçmiş zamandan... Fotoğraf yok, video yok ancak tarifsiz bir hazdan söz edebilirim. Hoş, bu hazzın Claude Lelouch sinematografisi ile 1976’da hakkıyla anlatıldığını bildiğimden, fazla uzatmıyor, sizi filme baş başa bırakıyorum. İzlemek için profilimdeki linki kullanabilirsiniz. #bmw #z3coupe #istanbul #35mm #filmphoto
Avusturya’da bulunan Hahntennjoch şu ana kadar sürüş yaptığım (yapamadığım) en iyi Alp geçidi. Bu geçitteki ilk deneyimimde Abarth 124 Spider kullanmış ancak çabucak pes eden Brembo frenler yüzünden diğer uca ulaşamamıştım. Bu hikaye üç bölüm halinde blogumda yer alıyor. Geçitteki ikinci denemem için tastamam bir spor otomobil olan BMW M2 Competition ile elimi güçlendirmiş ve iki hafta önce Münih’ten yola çıkmıştım. Otomobil her haliyle amaca uygundu ve geçitte kimseler yoktu… Ne var ki, ciddi süratlerle tırmanarak başladığım sürüşün onuncu kilometresinde fotoğrafta gördüğünüz devasa çığ ile karşılaştım. Böylece Oğuz Haksever kadar çaresiz, arkama baka baka geri dönecektim. Dönüş yolunda, bölgedeki alternatif rotalarda M2 ile yağmur altında doya doya sürüş yaptıysam da Hahntennjoch Geçidi tarafından ikinci kez mağlup edilmiştim. Dahası, İstanbul’a dönüp analog fotoğraflarımı banyodan aldığımda, kameramın arızalandığını ve hemen her fotoğrafımın bozulduğunu anlayacaktım. Gördüğünüz gibi geçitle ile çok iyi anlaşıyoruz! Hahntennjoch Geçidi tarafından alt edilmiş bir sürücünün hikayesi, bozulmuş film fotoğrafları eşliğinde yakında blogumda olacak. #bmw #m2 #roadtrip #hahntennjoch
Istanbul. #35mm #filmphoto
#bmw #x1 for @bmwturkiye #35mm #filmphotography
%d blogcu bunu beğendi: