İçeriğe geç

SKODA CITIGO

7 replies »

  1. Kardeşim yine güzel bi anlatım olmuş ama sen yazarak anlat, senin yazdıklarını okumanın keyfi daha ayrı oluyor ve herkesden farkın buydu bence bunu bozmamalısın 🙂

  2. güzel araba, güzel anlatım… ama arkadaşın da dediği gibi yazılarınızın tadı bambaşka

  3. Eşim için seçenekleri değerlendirirken bu sayfaya denk geldim ve elinize sağlık eğlenceli bir çekim olmuş. Ben de bahsettiğiniz gibi 4-5000 ekleyip B segmentine mi geçsem diye çelişkiler yaşıyorum. Yeni Hyundai i10, Skoda Citigo ASG(küfür olmayanı 🙂 A segmentinden, Opel Corsa 1.2 Easytronik Essentia, Peugeot 208 1.2 ETG Access ise B segmentinden bütçeme uyan modeller. Siz de genel bir değerlendirme yapar ve tercih konusunda fikir verirseniz çok memnun olurum.

    • B segmenti için düşündüğünüz araçlar maalesef çok matah değil. Bu yüzden A segmenti için mantıklı bir karar vermeye çalışmanızı öneririm. Yeni i10’u kullanmadım fakat bir önceki versiyonu çok başarılıydı. Dikkate değer bir seçenek bence.

  4. Merhaba Gökhan Bey
    Merhaba sevgili sıkı takipçim Walter White 🙂

    Bu işten para kazanmıyorum. Öncelikle bunda bir anlaşalım. Görüyorum ki daha önce yazdığım hiçbir yazıyı okumadığınız için özgünlükten, laf esirgememekten falan bahsetmişsiniz.

    Yeri geldi bir daha test aracı alamayacak olmayı bile göze alarak “beş para etmez” dedim milletin dibini düşüren bir otomobile. Ki, bahsettiğim firmadan şu an test aracı alamıyorum.

    Özgünlük konusunda ise hiç mütevazı olamayacağım, kusura bakmayın. Tartışma bahsi bile yapmam bunu.

    Gelelim Citigo eleştirilerinize. Vidyoda yakıt tüketim değerinin olmaması bence de bir eksiklik, katılıyorum. Hatta şöyle bir özeleştiri de yapabilirim: O vidyo, herhangi bir yazım kadar doyurucu değil. Fakat takipçilerimin ne istediğine göre karar veriyorum formata. Yakıt tüketimi demişken, şehirde 5.5 litredir Citigo’nun 100 km yapacağı yakıt miktarı…

    Şanzıman karakteri demişsiniz, pardon da 5 dakikalık vidyonun neredeyse 2 dakikasında şanzıman anlatmışım, daha ne yapayım. Lambo’da da olsa, Citigo’da da olsa tek kavramalı kötüdür. Lambo, F12’deki yedi ileri çift kavramalının tozunu yer; Citigo da DSG’nin. Değişen bir şey yok.

    Konu keyif olduğunda bazı şeyleri ‘elimizle’ yapmak istemeyiz fakat otomobillerde durum tam tersidir. ASG, elimizin yapığı her şeyi yapıyor fakat biraz ‘gecikmeli ve sarsıntılı’ oluyor süreç. Biz gecikmeyi ve sarsıntıyı, az evvel bahsettiğim durumlarda isteriz, otomobilde değil…

    İyi pazarlar…

    • Hocam walter white olarak ben size yönelik bir eleştiride bulunmadım bilakis ben çalışmalarınızı oldukça özgün bulmaktayım sizler gibi test uzmanlarıdır güvenebileceğim tvde program yapanlar değil. sanırım benim tweeetlerde arada karışmış. Çok iyi gidiyorsunuz yolunuz açık olsun

      • Yok, ben değil, sen yanlış anlamışsın 🙂

        Sadece muhabbete dahil olduğun için yazdım ismini, yoksa durumun farkındayım.

        Eksik olma, teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“Haritalar, ruhsuz şeyler.
“Bu yolun Karadeniz’e tepeden bakan bir hali var. Karadeniz’in azametine ve haşmetine kayıtsız görünecek kadar yüksekten uçan ve sürücüye gözdağı veren bir yol. Virajlar, tepeler, gizli kıvrımlar, yoldaki her şey sürücünün tüm dikkat ve saygı rezervini her an talep ediyor. Dipsiz uçurumlar tehditkâr görünüyor. Burayla ilgili eski haberler ise yolun ciddiyetini hatırlatıyor. Önceki deneyimlerime kıyasla yoğun, sert ve sarsıcı bir sürüş.”
Jaguar’da satış danışmanı olarak işe başladığında E-type showroom’larda son günlerini geçiriyordu. Yaşını ortaya çıkaran bu bilgiden pek hoşlanmaz. Geleneksel otomobilin milenyuma dek süren yükselişinin her anına tanıklık etmiş, Woodstock Festivali’nde eğlenmiş, seksenlerin savurganlığında aynaların ve dönem otomobillerindeki düz konsolların hakkını vermiş sımsıkı bir eski toprak: Tony Walker.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
“Otuzlarda doğan Zeki Bey onu 1993 yılında satın alıyor ve 2015 yılında vefat edene kadar yaklaşık 85.000km boyunca kullanıyor. Servis kayıtlarına baktığınızda kendisinin otomobiline obsesyon seviyesinde bağlı olduğunu görebiliyorsunuz ki ölümünden sonra Zeki Bey’in eşi otomobili aynı özenle saklamayı ve gözden uzak tutmayı tercih etmiş. Ve Zeki Bey’in manevi emaneti bugün yeni evine doğru yol alıyor.“
Ve 2020’nin keskin köşelerini yumuşatan yeni bir otomobil. Hikayesini hafta sonu blogumda yazacağım.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: