İçeriğe geç

MAZDA 6

IMG_5984Ben Mazda’larla büyüdüm. İlk 626’mız bir akşam hiç hesapta yokken evimize geldi ve sonraki 15 yıl boyunca, dört farklı 626 ile devam etti Mazda hikayem…

1454292_544443885639816_703223584_nPeki bunları neden yazdım?

Konu Mazda olunca bir anda Erol Büyükburç‘a dönüşüyorum. Elimde değil…

En çok bana soracaksınız, en çok bana!

Ve çocukluğumu taşıyan bu otomobilin modern versiyonunu teste alınca, Sinan Çetin’le Film Gibi’ye katılmış gibi hissettim.

Bakalım Yeni Mazda 6, İsmail Bey’in çağrısına kulak vericek mi? 

***

IMG_5985

O nasıl bir tasarımdır, o nasıl zarif çizgilerdir yahu! Tasarım dilinin adı KODO…

Yeni bebek, kodo mu oturtacakmış gibi bakıyor…

Farları, ön çamurlukların üzerindeki nefis çizgileri, basık tavanı, … falan diye tek tek saymak istemiyorum çünkü can yakıcı güzellikteki öyle çok detayı var ki geç karşısına çay iç desem mübalağa olmaz. Ciddiyim!

Kıyafetler jilet gibi. Bir de iç güzelliğine bakalım yavrunun…

***

IMG_5992

Hmm….

Tekrar dışarı mı çıksam?

Kabindeki hava dışarıdaki kadar çarpıcı değil. Bu net.

Çok hoş detaylar da var, yok artık dedirten detaylar da…

Koltuklar nefis.

Kapı içleri hem düzgün tasarlanmış, hem de kullanışlı.

Orta konsolun malzeme kalitesi ve kullanışlılığı bu sınıf için yeterli değil. Multimedya ekranı ise hani bunun keygen müziği? dedirtecek çözünürlüğe sahip.

Dışarının pürüzsüzlüğü içeriye de yansıtılmalı ki zaman içinde hallolacaktır diye inanıyorum.

***

Arka tarafta yeterince baş ve diz mesafesi mevcut (Yazının altındaki galeriden bakabilirsiniz).

Bagajın ise temizinden beş cesedi var.

Hacimsel bir problem yok, devam et!

***

IMG_6080

Anlatmak için can attığım kısma geldik. Mazda 6 atmosferik motorla yürüyor!!! Tıpkı çocukluğumun Mazda’ları gibi…

Millet bilmem kaç bin motordan şu kadar beygir alıyor; iki bin motordan 165 beygir almak nedir yaaaa?

Diye uyuz uyuz konuşan forum kafalı tiplere hayırlı downsizing’ler… Az biraz sussalar da motorun sesini dinlesek.

Tıpkı motor gibi, şanzıman da eski moda… Bu cümle zihninizde olumsuz bir etki yaratıyorsa derhal araya gireyim. Bunlar çok güzel şeyler millet!

Düşük hızlarda sarsıntı yok; gaz tepkisi harikulade; vitesler yeterince hızlı değişiyor; devir yükseldikçe yükseliyor; sesler güzelleşiyor; poponuz lineer olarak hızlanıyor falan… Yemin ederim yazarken bile heyecanlandım.

Bence Mazda 6’nın karakterine karakter katıyor motor ve şanzıman ikilisi.

Ha, iki litrelik motorun çok kötü bir anlamı var elbet: 120.000 TL… ÖTV utansın!

Karizmatik motorumuz şehir içinde, trafiğin ortasında 100 km gidebilmek için 9-10 litre yakıta ihtiyaç duyuyor, bunu da söylemiş olayım.

***

Mazda’nın yüksek verime dönük bazı teknolojilerine verdiği ortak bir isim var: SKYACTIV

Ne işe yarar bu pokemon? En çok otomobili hafifletmeye yarar. Hafifleyen otomobil ise hem az yakar, hem de iyi yol tutar.

Mazda 6’nın sürüşünü tanımlamak için dinamik kelimesini kullanmak yanlış olmaz. Yön değiştirmekte, gaz pedalına tepki vermekte ve tutunmakta en ufak bir uyuşukluk göstermiyor.

Peki ne kadar dinamik?

Mondeo’nun birkaç metre gerisinde kalsa da 100 metre yarışını Passat ve 508’in çok önünde tamamlar.

Ayrıca kabin gürültüsü konusunda biraz daha iyileştirilmeli ki mevzu burada yine iç mekana geliyor. Kabinin bütünlüğe ve az daha yüksek malzeme kalitesine ihtiyacı var.

***

IMG_6008

Toparlayayım;

Mevzu tasarım, karakter ve dinamizm olunca malı götürür

İç mekandaki bazı detayların (direksiyon, multimedya sistemi, bazı kumandalar) elden geçirilmesi gerek, başka da bir kusur bulamıyorum açıkçası

ÖTV olayına ise diyecek bir şey bulamıyorum. Böyle karizmatik bir otomobilin şansını baştan öldürüyor ya, çıldırıyorum. Yine de Mazda 6’yı tercih etmek bütünüyle duygusal bir karar olmayacaktır. Hele ki farklı olmayı seviyorsanız…

Diğer test sürüşlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

14 replies »

  1. İlk arabası kırmızı Mazda olan bir okuyucunuz olarak tebrik ederim, güzel bir yazı olmuş. 10 yıl Mazda kullandım ama servislerinden illallah dedim. Saygılar.

    • Servis dediniz de, biz illallah demedik, daha ağır şeyler söyledik servisler için…

      1994 model 626’mız vardı. En ufak bir kazası ve boyası yoktu. 120.000 km’deydi. Debriyajı bitmek üzereydi; dünya kadar para verip Japonya’dan orijinal debriyaj getirdik ama servis sadece debriyajın değil, arabanın ağzına komple s*çıp bıraktı. Daha da ayar tutmadı ve taş gibi bir debriyajla kullanıldı son iki senesinde. Sonra da babamın beli debriyaj yüzünden ağrıdığı için satmak zorunda kaldık.

      Birkaç ay önce tekrar gördüm arabamızı. Her yanı göçük içindeydi. O servise gidip kafa atsam haksız mıydım acaba?

      İşin özü, sizi çok iyi anlıyorum 🙂

  2. Keyifli bir yazı, elinize sağlık.

    Diğer taraftan merak ettiğim bir husus var.
    Konu Mazda olunca bir anda Erol Büyükburç‘a dönüşüyor olmanız, 1999’da kızı Ajlan’ın bir Mazda 626 ile geçirdiği trafik kazasından mütevellit midir?

    Selamlar

    • Merhaba Fatih bey, insan her gün bişeyler öğreniyor sahiden. Kaza olayını bilmiyordum ama ironik olmuş. Erol Büyükburç’a dönüşme nedenim Mazda’ları iyi bilmem ve en çok bana soracaksınız triplerine girmemdi

  3. Benim de çocukluğumun arabası mazda 323’tü, hani şu farları açılıp kapananlardan : ) bayılırdım o özelliğine. Hissiyatı bambaşka bir arabaydı. Sonra birgün ön tamponu değiştirmek zorunda kaldık ve dünyanın parasını ödedik, aylarca da tampon gelmesini bekledik, resmen belimizi kırdı maddi anlamda : ) sonrada sattık. Çocukluk aşkımdır mazda : )

  4. İsmail Bey… Her yazınızda Mondeo’ya atıf yapmışsınız neredeyse… Ama, Mondeo yazısını göremedi sitenizde… Ben mi bulamadım acep…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

“Bahçeköy-Kemerburgaz orman yolu geceyarısından sonra esrarengiz bir yere dönüşür. Işıkları olmayan bu yol, gecenin sessizliğinde diğer otomobilleri aydınlatır ve sürate rüzgar sesiyle alkış tutar. Burada günaşırı sürüşe çıktığım gecelerin bazılarında, ancak Comfortably Numb solosuyla erişebildiğim yükseklikleri gördüğümü hatırlıyorum. Farlar sarımtırak bir perde oluşturur ve yaprakların, trafik tabelalarının ve parlayan asfaltın rolleri paylaştığı bir kısa film başlar. Üç beş dakikalık bu performasın sonunda ise hararetin ve nefesin normale dönüşü beklenir,” diye yazmışım üç yıl önce. Bu sonbaharda bir değişiklik yaptım ve İstanbul’daki gece sürüşlerimin vazgeçilmezlerinden olan yolu elimde kameram, gündüz vakti, yürüyerek geçtim. Hızla yaklaşmaya ve hızla geride bırakmaya alıştığım tanıdık virajları adım adım deneyimlerken çektiğim analog fotoğraflar, yeni bir alışkanlığın hatırası olarak böylece kalsın. #35mm #leica #leicaM6 #kodakportra #filmphoto #filmisnotdead #istanbul
Gün boyu ‘Friends Will Be Friends’ şarkısını mırıldanmış ve gelişigüzel, özensiz analog fotoğraflar çekmiştim. Tam da Kodak Gold’un sevdiği gibi...
Güzel bir haber: Benim de yazarlarından biri olduğum Borusan Turuncu, Uluslararası Stevie İş Ödülleri 2019’un blog kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Hafta sonu Viyana’da düzenlenen törende Borusan Holding’i ve Turuncu’nun 150’den fazla yazarını temsil etmek gurur vericiydi. Blogu kuran ve yaşatan sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte, tüm dünyadan yüzlerce iş insanına hikayenin profesyonel yaşamdaki kıymetini hatırlattık. #borusanturuncu #stevies2019
Bu hafta Yeni BMW 3 Serisi için hazırlanan bir filmin sunuculuğunu yaptım. Yaklaşık yirmi kişilik kalabalık bir ekip olarak, çekimde otuz saatten fazla zaman geçirdik. Yorucu fakat çok keyifli bir deneyimdi. Set ekibinin bir arada çalışma uyumundan ve kısa bir film için sarf edilen çabadan o kadar etkilendim ki aralarda birkaç kare otomobil fotoğrafı kaydederim düşüncesiyle kamerama sürdüğüm filmi bu insanlara adamak istedim. Gördüğünüz fotoğraf seti Leica M6 ile Cinestill 800T filme kaydedildi. Herhangi bir dijital müdahale içermeyen fotoğrafların anormal renklerini ise deprem yarattı. Evet. Filmin banyosu sürerken başlayan deprem elektrik akımını sertçe dalgalandırınca, renkler bu hale geldi. Hatta bazı karelerde kimyasal damlacıklarının izlerini görebilirsiniz. Analog fotoğrafçılığın hem cilvesi hem öğretisi: İyi düşün fakat her şeye hazırlıklı ol. Hayat gibi. Bu arada söz konusu film yakında BMW Türkiye’nin dijital mecralarında yayına girecek. Bu fotoğraf seti ise hissetmediğim depremin, senfoni orkestrası gibi çalışan bir ekibin ve keyifli bir sunuculuk deneyiminin hatırası olarak kalacak. #35mm #leica #leicaM6 #cinestill800t #filmphoto #filmisnotdead #filmphotomag #minimalcar #bmw #3series
Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
Something about James Bond. #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
Yaşlı bir çam ormanının içinden geçerek tırmanmaya koyulmadan önce otomobildeki tüm eşyalarımı sıkıca sabitliyor ve kalkıştan önce son kontrolleri yapan pilotlar gibi sürüş programlarını, gösterge panelini ve diğer kontrolleri gözden geçiriyorum. Hazırım. BMW M2 Competition ve Bir Geçidin İnadı isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #bmw #m2competition #hahntennjoch #35mm #filmphoto
%d blogcu bunu beğendi: