İçeriğe geç

BOB ROSS’LA TEST SÜRÜŞÜ SEVİNCİ: VW BEETLE

IMG_5268Hitler bir ressamdı.

Bütün Alman’lar ihbin ihbin diyerekten araba sahibi olsun diye Mr. Porsche’ye ucuz bir otomobil üretmesini söylemiş ve ortaya çıkan ürünün nihai tasarımını da bizzat kendisi yapmıştır.

İşte orijinal Vosvos böyle doğdu…

***

Bense torun Vosvos’la birlikteyim ve bu sevimlilik abidesini benden çok daha iyi anlatacak birini tanıyorum: Bob Ross

Lafı uzatmadan sözü Bob abimize bırakıyorum…

***

1479590_10152047883647660_520435326_n

Mutlu günler. Hoş geldiniz.

Bugün güzel ve renkli bir otomobili anlatacağım için çok mutluyum.

Tornado kırmızısı test aracım, tıpkı dedesi gibi, mutluluktan kahkahalar atıyor. Kocaman yuvarlak çamurlukları, eğimli poposu ve parlayan gözleriyle gerçek bir Vosvos…

Retro tasarımlı parlak jantları ise, tuvalde, pardon yolda akıp giderken etraftaki gözlerin sevinçle size çevrilmesini sağlıyor.

***

IMG_5246

İç mekanda da mutlu fırça darbelerinden izler görmek mümkün: Tornado kırmızısı kaplamalar ve tıpkı jantlar gibi retro tasarımlı olan mutlu torpido gözü kabinin özel hissettirmesi için çabalıyor.

Ne var ki iç mekanın birçok yerinde standart VW izleri mevcut: Kumandalar, multimedya sistemi, koltuklar, vites kolu…

Kabinin daha fazla mutlu fırça darbesine ihtiyacı var zira Beetle, bütün detaylarıyla özel hissettirmesi gereken bir otomobil.

Detay demişken; ince direksiyon simidi, konsolun üzerindeki gösterge grubu (yağ sıcaklığı, krono ve turbo basıncı) ve kadran hoş detaylar olarak öne çıkıyor.

İç mekandaki genel kalite hissi ise ortalama bir VW modeli kadar mutlu…

***

Otomobilin eğimli poposu yüzünden arkadaki başlar birazcık öne düşse de, arka koltuklar iki yetişkini “şehir içinde” sevinçle taşıyabiliyor.

Bagaja ise iki mutlu ceset rahatlıkla sığacaktır.

IMG_5277

***

IMG_5281

Kaputun altında kahkahalar atan bir TSI motor ve motorun ardında, sevinçli bir DSG şanzıman yer alıyor. 105 bg’lik motor gücü kulağa çok verimli gelmese de, Beetle’ın karnını kelebeklerle doldurmayı becerebiliyor.

Dış tasarımına ve iç mekanına baktıktan sonra Beetle’dan yumuşak ve naif bir sürüş bekliyor olmanız doğal fakat durum pek de öyle değil. Beetle, altyapısını paylaştığı Golf’ten bile sert hissettiriyor ve Golf’teki gibi adaptif süspansiyon opsiyonu sunmuyor.

Direksiyon ise hisle dolup taşmadığı halde oldukça ağır…

Minik fırça darbeleri sürüş karakterine de vurulmalı ki Beetle daha karakterli bir sürüş sunabilsin…

***

Sözü tekrar İsmail’e bırakmadan önce hepinize mutlu günler dilerim.

***

IMG_5243

Durun biraz fantezi yapayım millet. Yeni bebek, orijinal Vosvos gibi, arkadan çekişli ve arkadan motorlu bir otomobil olsaydı, ağırlık dağılımı 50:50 ayarlansaydı ve sürüş konusunda Golf GTI’ı örnek alsaydı neler olurdu?

Tabi bu sadece bir fantezi ve gerçek olma konusunda umutsuz bir aşk hikayesinden farksız. Zira otomobilin temel ögelerinde bile bir Beetle’da bulmayı umduğunuz detaycılık ve karakteri bulamıyorsunuz.

Lütfen Volkswagen, Mini’yle gerçek anlamda kapışmak istiyorsan, Beetle’a biraz daha detay ve karakter eklemelisin zira torun Vosvos, dedesine benzemekten fazlasını yapamıyor. Biraz daha para, biraz daha detay ve biraz daha karakter lütfen!

***

Bugün Paul Walker’ı kaybettik. Keşke hayat her yanıyla Bob Ross resimleri kadar mutlu olsa. Ama değil… Toprağın bol olsun O’conner

3 replies »

  1. Yakıt göstergesinin maşallahı var. Öyle büyük ki yol bilgisayarına gerek yok, her bir litre yakıt izlenebilir. Gösterge demişken turbo basınç göstergesi de harika olmuş. Favori otomobillerimden biri bu Beetle. Keşke buna uzanabilecek para olsa..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

16 yaşındaki oğlu McLaren’da mühendislik stajına başlayan arkadaşım Marc dün şöyle bir şey söyledi: Otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Oğluma yıllar önce bir proje otomobili hediye etmeseydim, bugün Senna motoruyla uğraşıyor olmayacaktı. Geçen hafta, yeni otomobilimle ilk sürüşümü Ankara’dan İstanbul’a yaptım. Eve vardığımda, Emre ve Ümit onu incelerken, son enerjimle o anları kaydettim. Film banyodan bugün çıktı ve fotoğraflara bakarken Marc’ı hatırladım, ona hak verdim. Evet, otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Öyle olmasaydı, 35 yıllık bir klasiğin içinde üç yaşına dönen Emre ve Ümit hayatımda olmayacaktı. Otomobiller, güzel şeyler, iyi ki varlar.
“Bahçeköy-Kemerburgaz orman yolu geceyarısından sonra esrarengiz bir yere dönüşür. Işıkları olmayan bu yol, gecenin sessizliğinde diğer otomobilleri aydınlatır ve sürate rüzgar sesiyle alkış tutar. Burada günaşırı sürüşe çıktığım gecelerin bazılarında, ancak Comfortably Numb solosuyla erişebildiğim yükseklikleri gördüğümü hatırlıyorum. Farlar sarımtırak bir perde oluşturur ve yaprakların, trafik tabelalarının ve parlayan asfaltın rolleri paylaştığı bir kısa film başlar. Üç beş dakikalık bu performasın sonunda ise hararetin ve nefesin normale dönüşü beklenir,” diye yazmışım üç yıl önce. Bu sonbaharda bir değişiklik yaptım ve İstanbul’daki gece sürüşlerimin vazgeçilmezlerinden olan yolu elimde kameram, gündüz vakti, yürüyerek geçtim. Hızla yaklaşmaya ve hızla geride bırakmaya alıştığım tanıdık virajları adım adım deneyimlerken çektiğim analog fotoğraflar, yeni bir alışkanlığın hatırası olarak böylece kalsın. #35mm #leica #leicaM6 #kodakportra #filmphoto #filmisnotdead #istanbul
Gün boyu ‘Friends Will Be Friends’ şarkısını mırıldanmış ve gelişigüzel, özensiz analog fotoğraflar çekmiştim. Tam da Kodak Gold’un sevdiği gibi...
Güzel bir haber: Benim de yazarlarından biri olduğum Borusan Turuncu, Uluslararası Stevie İş Ödülleri 2019’un blog kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Hafta sonu Viyana’da düzenlenen törende Borusan Holding’i ve Turuncu’nun 150’den fazla yazarını temsil etmek gurur vericiydi. Blogu kuran ve yaşatan sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte, tüm dünyadan yüzlerce iş insanına hikayenin profesyonel yaşamdaki kıymetini hatırlattık. #borusanturuncu #stevies2019
Bu hafta Yeni BMW 3 Serisi için hazırlanan bir filmin sunuculuğunu yaptım. Yaklaşık yirmi kişilik kalabalık bir ekip olarak, çekimde otuz saatten fazla zaman geçirdik. Yorucu fakat çok keyifli bir deneyimdi. Set ekibinin bir arada çalışma uyumundan ve kısa bir film için sarf edilen çabadan o kadar etkilendim ki aralarda birkaç kare otomobil fotoğrafı kaydederim düşüncesiyle kamerama sürdüğüm filmi bu insanlara adamak istedim. Gördüğünüz fotoğraf seti Leica M6 ile Cinestill 800T filme kaydedildi. Herhangi bir dijital müdahale içermeyen fotoğrafların anormal renklerini ise deprem yarattı. Evet. Filmin banyosu sürerken başlayan deprem elektrik akımını sertçe dalgalandırınca, renkler bu hale geldi. Hatta bazı karelerde kimyasal damlacıklarının izlerini görebilirsiniz. Analog fotoğrafçılığın hem cilvesi hem öğretisi: İyi düşün fakat her şeye hazırlıklı ol. Hayat gibi. Bu arada söz konusu film yakında BMW Türkiye’nin dijital mecralarında yayına girecek. Bu fotoğraf seti ise hissetmediğim depremin, senfoni orkestrası gibi çalışan bir ekibin ve keyifli bir sunuculuk deneyiminin hatırası olarak kalacak. #35mm #leica #leicaM6 #cinestill800t #filmphoto #filmisnotdead #filmphotomag #minimalcar #bmw #3series
Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
Something about James Bond. #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
%d blogcu bunu beğendi: