İçeriğe geç

AMAROK’LA DAĞ BAYIR

1379572_10151996892728058_1504060195_nBen off-road insanı değilim. Öncelikle bunu bir belirteyim.

Neden?

İlk ve en önemli neden şu: 3.5 km/s hızla arazide ilerlemekten o kadar da keyif almıyorum. 130 km/s hızla toprak zeminde yan gitmek daimi tercihimdir

İkinci neden: İşler ters gittiğinde mandalina gibi yuvarlanmaktansa, yamaca meteor gibi yapışmak daha seksidir

Son neden: Off-Road severler… Abim sen doğayla mücadele etmiyorsun; doğayla hiçbirimiz mücadele edemeyiz; sil bunu aklından! Sen, doğanın izin verdiği alanda oyun oynayan birisin. Geç o tripleri anam babam, geç…

1476013_10151997022323058_177551243_n

***

Telefonum çaldı.

– İsmail Bey, takla atmayacaksanız sizi bir organizasyonumuza davet etmek isteriz

– Organizasyon?

– Amarok’la, özel hazırlanmış bir off-road parkurunda gazlamak ister misiniz?

– İsterim!

***

İsterim çünkü Amarok’la çok güzel anılarım var. Yağmurlu bir günde uzun uzun yan gitmiştik bebeğimle…

amarok19

(İnceleme notlarını merak edenler buraya göz atabilir)

***

Organizasyon günü geldi. Bisikletime atladığım gibi düştüm yollara. Hava da bir soğuk… Güneşe aldanan beynimi…

Donmuş halde vardım mekana

Sürüş kısmına geçmeden önce, Amarok ve off-road’la ilgili minik bir seminere katıldım. Tamam dürüst olacağım, ancak sonuna yetişebildim… Neyse ki organizasyon görevlilerinden Burak Bey pek kibar bir adam çıktı da, yolda giderken anlatıverdi bütün incelikleri

***

1240528_10151996963988058_1238910738_n

Parkurdayız….

İniş, tırmanma, çapraz geçiş, eğimli geçiş…

Hepsi okey de, şu eğimli geçiş olayı biraz ürkünç. Amarok 49 dereceye kadar devrilmiyormuş. Bizim geçtiğimiz bölüm ise ancak 30-35 derece olmasına rağmen mandalinaları hatırlattı bana. Bilemiyorum, belki de alışık olmadığım bir tarzı denediğimden böyle hissettim

1441456_10151997022368058_1957432041_n

Muhabbeti düzgün bir adamla parkuru tamamladım ve mekana döndük

***

1465247_10151996895268058_507647324_n

Amarok’un marifetlerini zaten biliyordum; böylelikle bir kez daha görme şansım oldu

Tarlada, arazide işiniz varsa yahut doğada kamp yapma meraklısı iseniz, binek otomobil konforuyla arazi aracının yeteneklerini birleştiren bir seçeneğiniz var: Amarok… (reklam gibi oldu biraz ama valla reklam değil)

Bir tuşla arazi aracı, bir tuşla binek otomobil

***

Şahintaş Otomotiv’in pek kibar yöneticilerine nazik davetleri ve seçtikleri mekanın kaliteli yemekleri için teşekkür ederim. Bir sonrakine off-road değil de, yanlamalı uçmalı bişiler olsun lütfen 🙂

14 replies »

  1. Ne kadar kötü bir uslübunuz var. İnsanların yaptıklarına biraz saygı gösterin.
    “Anam babam” nasıl bir ifadedir? Sizi uzun zamandır takip ediyordum ancak bugün son oldu. Hiç yakışmadı size.

      • “Geç o tripleri anam babam geç”
        Biz offroad yapanlara büyük saygızlıktır.
        Sen önce üslubunu sonrada insanların yaptıkları, kiminin uğruna can verdiği bu spora saygı göster. Benden sana bir abi tavsiyesidir.
        Kal sağlıcakla.

      • Erkan Bey;

        Bahsettiğim trip tam olarak buydu işte: Sanırsın Dakar’da yarışıyor tribi…

        Yolda yürürken ölme olasılığınız, off-road yaparken ölme olasılığınızdan daha yüksektir. Takla kafesiniz, yarış kemeriniz ve yarış koltuğunuz olduğu sürece, korkmanız gereken tek şey kalp krizi geçirmektir.

        Ha, ölüm tehlikesi barındıran bir aktiviteyle uğraşıyorsanız (off-road bunlardan biri değildir) da, dünyayı kurtarıyormuş havalarına girmeye gerek yok. Eğlenirken ölmek kadar güzel ne var? Nedir bu ‘Everest’e tırmanıyoruz’ halleri?

        Ben hobi için yarışan bir ralli pilotuyum. Sizi rahatsız eden bu yazının başında mandalina gibi yuvarlanan off-road’çuların ve yamaca meteor gibi yapışan bir rallicinin videosunu paylaştım. O ralli pilotu, gördüğünüz kazada öldüğü halde, ‘yamaca meteor gibi yapışmak’ ifadesini kullanmakta en ufak bir sakınca görmedim. Çünkü bu saygısızlık değildir! Çünkü ölümcül bir sporla uğraşırsanız, ölümle dalga geçmeyi de öğrenirsiniz.

        Eskilerin tabiriyle, ağır iş görüyormuş triplerine girip de altı üstü bir Lada Niva’ya bakan hobinize meraklı insanları, bu tavırlarınızla hobinizden soğutmayın. Saygı görmek istiyorsanız da Dakar’da yarışın, ayakta alkışlayalım!

        Selamlar

      • Saygıyı senden görecek değilim genç arkadaşım. Senin yaşında kadar piste çıkmışlığımı var.
        Ayrıca 9 sene kullandığım Lada Niva’ya bakan(?) hobimiz bizim yaşam biçimimiz.
        Yazık ki senin gibiler o gaz pedalının dilini yanlış yorumluyor.
        Saygı görmek gibi bir çabam yok ama senin, insanların yaptıkları/uğraştıklarına saygı göstermede epey bir sorunun olduğu belli.
        Selamlar.

  2. Lada Niva’nın günümüz suv-larının öncüsü olduğunu unutmamak gerekir ve azımsanmayacak kadar önemlidir çünkü hobi her gelir düzeyine hitap etmelidir. Her otomobilin kendi limitlerinde kendine has sürüş zevki olduğuna inanıyorum. Ralli’nin de off road’un da hobi olarak yapıldığına inanıyorsak hobiler kişiseldir ve eleştiriye kapalıdır. Herkese kendi parkurlarında başarılar dilerim 🙂

  3. daha yazının tamamını okumaya fırsat bulamadım ama yamaca meteor gibi çarpan seksi abinin (george plasa) özellikle çok seksi bi şekilde öldüğü videoyu paylaşmak biraz talihsizlik olmuş gibi.

    • aynı riskleri seve seve almış biri olarak, kan ve insan bedenine saygısızlık içeren bir durum yoksa, ölümle ilgili bir paylaşımı abes bulmuyorum doğrusu. ayrıca kendisini çok severdim 🙂

      bu arada yorumunuzdaki seviye için teşekkür ederim

  4. yav ben bi soru üfleteyim dedim ama ne tartışma olmuş yukarıda.. bi arkadaşım klas bi aile babası amaroka takmış kafayı alacam da alacam.. uygunmudur sizce aileler için?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

INSTAGRAM

16 yaşındaki oğlu McLaren’da mühendislik stajına başlayan arkadaşım Marc dün şöyle bir şey söyledi: Otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Oğluma yıllar önce bir proje otomobili hediye etmeseydim, bugün Senna motoruyla uğraşıyor olmayacaktı. Geçen hafta, yeni otomobilimle ilk sürüşümü Ankara’dan İstanbul’a yaptım. Eve vardığımda, Emre ve Ümit onu incelerken, son enerjimle o anları kaydettim. Film banyodan bugün çıktı ve fotoğraflara bakarken Marc’ı hatırladım, ona hak verdim. Evet, otomobil hayatımızı şekillendiriyor. Öyle olmasaydı, 35 yıllık bir klasiğin içinde üç yaşına dönen Emre ve Ümit hayatımda olmayacaktı. Otomobiller, güzel şeyler, iyi ki varlar.
“Bahçeköy-Kemerburgaz orman yolu geceyarısından sonra esrarengiz bir yere dönüşür. Işıkları olmayan bu yol, gecenin sessizliğinde diğer otomobilleri aydınlatır ve sürate rüzgar sesiyle alkış tutar. Burada günaşırı sürüşe çıktığım gecelerin bazılarında, ancak Comfortably Numb solosuyla erişebildiğim yükseklikleri gördüğümü hatırlıyorum. Farlar sarımtırak bir perde oluşturur ve yaprakların, trafik tabelalarının ve parlayan asfaltın rolleri paylaştığı bir kısa film başlar. Üç beş dakikalık bu performasın sonunda ise hararetin ve nefesin normale dönüşü beklenir,” diye yazmışım üç yıl önce. Bu sonbaharda bir değişiklik yaptım ve İstanbul’daki gece sürüşlerimin vazgeçilmezlerinden olan yolu elimde kameram, gündüz vakti, yürüyerek geçtim. Hızla yaklaşmaya ve hızla geride bırakmaya alıştığım tanıdık virajları adım adım deneyimlerken çektiğim analog fotoğraflar, yeni bir alışkanlığın hatırası olarak böylece kalsın. #35mm #leica #leicaM6 #kodakportra #filmphoto #filmisnotdead #istanbul
Gün boyu ‘Friends Will Be Friends’ şarkısını mırıldanmış ve gelişigüzel, özensiz analog fotoğraflar çekmiştim. Tam da Kodak Gold’un sevdiği gibi...
Güzel bir haber: Benim de yazarlarından biri olduğum Borusan Turuncu, Uluslararası Stevie İş Ödülleri 2019’un blog kategorisinde altın ödüle layık görüldü. Hafta sonu Viyana’da düzenlenen törende Borusan Holding’i ve Turuncu’nun 150’den fazla yazarını temsil etmek gurur vericiydi. Blogu kuran ve yaşatan sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte, tüm dünyadan yüzlerce iş insanına hikayenin profesyonel yaşamdaki kıymetini hatırlattık. #borusanturuncu #stevies2019
Bu hafta Yeni BMW 3 Serisi için hazırlanan bir filmin sunuculuğunu yaptım. Yaklaşık yirmi kişilik kalabalık bir ekip olarak, çekimde otuz saatten fazla zaman geçirdik. Yorucu fakat çok keyifli bir deneyimdi. Set ekibinin bir arada çalışma uyumundan ve kısa bir film için sarf edilen çabadan o kadar etkilendim ki aralarda birkaç kare otomobil fotoğrafı kaydederim düşüncesiyle kamerama sürdüğüm filmi bu insanlara adamak istedim. Gördüğünüz fotoğraf seti Leica M6 ile Cinestill 800T filme kaydedildi. Herhangi bir dijital müdahale içermeyen fotoğrafların anormal renklerini ise deprem yarattı. Evet. Filmin banyosu sürerken başlayan deprem elektrik akımını sertçe dalgalandırınca, renkler bu hale geldi. Hatta bazı karelerde kimyasal damlacıklarının izlerini görebilirsiniz. Analog fotoğrafçılığın hem cilvesi hem öğretisi: İyi düşün fakat her şeye hazırlıklı ol. Hayat gibi. Bu arada söz konusu film yakında BMW Türkiye’nin dijital mecralarında yayına girecek. Bu fotoğraf seti ise hissetmediğim depremin, senfoni orkestrası gibi çalışan bir ekibin ve keyifli bir sunuculuk deneyiminin hatırası olarak kalacak. #35mm #leica #leicaM6 #cinestill800t #filmphoto #filmisnotdead #filmphotomag #minimalcar #bmw #3series
Önümüzde yol almakta olan gri renkli ticari aracın gövdesi en az yirmi yıllık yayların üzerinde bir o yana, bir bu yana esniyor. Aramızdaki toz bulutu ve daha da önemlisi, sol alt köşesi macunla onarılmış bagaj kapağı, yükleme alanındaki mangalı görmeme engel olamıyor. Toprak zemindeki çeşit çeşit kusurun titrettiği is bağlamış kirli telin mangala her vuruşu beynimde yankı buluyor. Üstüne üstlük, bir çift karpuz her virajda düzensizce yer değiştirerek mangala çarpıyor ki yeşil meyvelerin bu göçebe halleri burnumuzun dibinde dünyanın en kaotik piknik yolculuğunun yapılmakta olduğunu hissettiriyor. Yayla Yolunda isimli son yazıma profildeki linkten ulaşabilirsiniz. #35mm #leica #leicacamera #filmphoto #minimalcar #subaru #impreza #leicaM6 #acros100 #filmisnotdead #analogue #bw
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor. Her şeyden önce çevrenizdeki meraklı gözlere bunun bir İtalyan egzotiği olmadığını ve sarhoş İngilizlerin elinden çıktığını izah etmeniz gerek. Çiçekçi ablalar, gençler, yandaki otomobilin arka camından sarkan çocuk… Herkes bir açıklama bekliyor. Dahası, kama formlu ve sarı renkli bir spor otomobilin içindeyken, varlığını kimsenin tahmin etmediği sefaletinizi açık etme lüksünü bulamıyorsunuz. Her trafik ışığını hararet yapma eğilimine dönüştüren dört silindirli turbo beslemeli motora, dirseğinizden fazlasını soğutmayan klimaya ve ortalama bir otomobilin kapı kolu hizasında kalan görüşe karşın gülümsemeniz ve çevrenizdekileri dört başı mamur bir sürüş deneyimi yaşamakta olduğunuza ikna etmeniz gerekiyor. Tam da James Bond’un su altına harareti engellemek için indiğini düşünmeye başlamışken trafik açılıyor ve yetmişlerin debriyaj pişiren süperspor deneyimi bir anda yirmi yıl ilerliyor. Turbo doluyor, yarış otomobili egzozu tiz ve yırtıcı frekanslarla titriyor ve sürat sadece sürücüyü değil otomobili de uyandırıyor. İşte o anda klimasız dakikaların, hararet korkusunun ve yaptığınız açıklamaların karşılığını alıyor ve doksanlarda çekilmiş bir otomobil programına düşüyorsunuz. Bu saniyelerde kabinin Turbo sakız koktuğuna yemin edebilirim. Sürüş sona erdiğinde, otomobilden inip sırtıma yapışan üstümü havalandırırken giysilerime sinen şeyin Turbo sakız değil, benzin kokusu olduğunu anlıyor ve gülümsüyorum. Modern otomobil her şeyin daha fazlasını sunan ve nezaket kurallarını aksatmayan ikiyüzlülüğüyle Lotus’u küçümsüyor. Lotus ise İngilizceden İngilizceye altyazı gerektiren aksanıyla bir küfür savurup, açılıp kapanan farlarını gövdesine gömüyor ve huzurlu bir akşam uykusuna dalıyor. Ne makine ama! #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
Something about James Bond. #35mm #leica #filmphoto #minimalcar #lotusesprit #leicam6 #kodakgold200 #istanbul #filmisnotdead
BMW’nin uçak motorundan sonra ürettiği en iyi şey: BMW 3 Serisi. Bugün tarihi bir hava meydanında, otomobilin altmışlardan bu yana süren evriminin yedinci durağını anlatıyorum. Doğrusu, otomobil anlatmak nadiren bu kadar keyifli olur... #bmw #3serisi #beklenen3
%d blogcu bunu beğendi: