İçeriğe geç

MOTO GUZZI V7 RACER

İnceleme notları yakında geliyor…

Şimdilik, V7 Racer ile bulutlara yaptığım epik yolculuğun bir bölümüyle idare edin;

 

13 replies »

    • Oldukça yapıcı ve yerinde bir eleştiri 🙂 Otomobildeki kıvamı bulmam yıllar alacak, öğreniyorum. Bu arada temel eğitimim mevcut, teşekkür ederim.

      • Sonradan baktımda, eleştirim yerinde fakat yapıcı olmamış 🙂 öncelikle beyaz çizgi kaygandır üzerinden gidilmemeli, heleki viraja o çizgi üzerinde yatılmamalı. Virajlarda konumlanmalarda biraz yanlış gibi duruyor, virajda daha dışta konumlanırsan karşıdan gelecek tehlikeyi daha erken görebilme şansın var.
        Tüm yazılarını okudum ve okumaya devam edeceğim, ne kadar tutkulu ve bilinçli bir sürücü olduğunu biliyorum, bunun aynı şekilde ve doğrulukta motosiklet üzerindede uzun yıllar boyu devam etmesini diliyor oluşum bu küçük uyarıları yapmama sebeptir.

      • Evet beyaz çizgilerin asfalta göre altı kat daha kaygan olduğunu öğrendim. Diğer olay da geç apeks… Yılların otomobil çizgisi alışkanlığını bozmak sahiden zor oluyor 🙂

        Teşekkür ederim

  1. Virajlara biraz daha kararlı girmenizde fayda var, altınızda 500 cc üstü bir motor var ki bu oldukça fazla güç demek bu tip güçlü motorlara tam hakimiyet sağlamadan binmemenizde fayda var, bu hakimiyet eksikliğinin en büyük göstergesi viraj çizgileridir (mesela 45.saniye) birde virajın sonunu tahmin edemediğmiz durumlarda biraz daha temkinli gitmek (yani biraz daha yavaş şeridin orta dışından) her zaman iyi bir fikirdir.

    • 45. saniye civarındaki kararsızlığın ve yalpalamarın nedeni zemindeki ıslaklığı fark etmem. Ne olur ne olmaz düşüncesiyle motoru viraj girişinde arka fren vasıtasıyla birazcık yavaşlatıp dengelemeye çalıştım. Videonun kalanında izlediğim çizgi aslında tamamen otomobil kullanma alışkanlığından kaynaklanıyor. Dört tekerlekte alanımızın tümünü kullanmak, altımızdaki şeyi zorlamamak isteriz 🙂 Mesele budur. YApıcı eleştirin için tekrar teşekkür ederim.

  2. ismail abi vites küçültürken ara gazı verirken hafif 2 parmak ön freni sıkman çok hoşuma gitti bazıları yapmıyor ön fren işini vites küçültürken doğrusu ön freni de hafif sıkmaktır:)

    • Otomobildeki heel&toe alışkanlığından kalma bir durum o 🙂 Hafif de olsa fren yapılmazsa, debriyajla birlikte kompresyon ortadan kalkacağı için istemediğimiz bir hızlanma ortaya çıkacaktır (hoca kesildim)

  3. V7 Guzzinin şah damarıdır ki guzzi markanın imajini korumak için yeni model geliştirmemiştir. Hep eski modellerini güncelledi bende 89 targa 750 kullanıyorum. Guzzi Farklı bir dünya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime
BMW i4’le 2000 kilometrelik yol arkadaşlığımızdan bazı notlar.
Bahçeköy Orman Yolu’nda bir Isetta’nın direksiyonuna geçmeyi ve Gran Turismo coşkusuyla sürüş yapmayı gerçekten çok istiyorum. Bu fantastik sürüşe, bas efsanesi Charles Mingus’un Isetta döneminde kaydettiği Haitian Fight Song’u bence çok yakışır ve otomobil, yol, sanat üçlüsü eşsiz biçimde tamamlanırdı.
1955 yılının Paris Otomobil Fuarı’nı ziyaret edenler, geçen yüzyılın dört tekerlekli rock yıldızlarından birisinin doğuşuna tanıklık ettiler. İsmi bizdeki karşılığıyla ‘tanrıça’ ya da ‘ilahe’ anlamına gelen bu otomobilin ziyaretçiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, fuar süresince imzalanan 79.000 sipariş formundan tahmin edilebilir.
Amsterdam sakinlerinin bisikletle ilişkisini gözlemleyen bir gezgin, bu şehrin tekerleğin icadına dair kutlamaları neden bu kadar uzatıp abarttığını düşünse yeridir. Tarihi kanallar boyunca tez canlı pedal çeviren kadın ve erkek yüzlerinden bir coşku, bir gurur, bir iştiyak okunuyor ki Avrupa’nın başka şehirlerinde benzerini görmedim. Hollanda başkentine özgü olduğunu düşündüğüm bir diğer konuysa bisikletlinin yayalar da dahil olmak üzere çevresine son derece kayıtsız, bazen saygısız ve çoğu zaman kurumlu olması. Bizim memlekette, sıfır kilometre B sınıfı sedan aldıktan sonra, kendisini tanrı ilan etmiş gibi süren başıbozuklardan hatırlayabileceğiniz bir tutum.
Bir teknoloji kampüsünde değil, Bavyera’da üretildiğini açıkça hissettiren ve Uçmakdere gibi zorlayıcı rotalarda elektrikli oluşuna sığınıp kolaya kaçmak, çam devirmek yerine sürüş keyfinin geleceğine dair umutlarımı tazeleyen bir otomobil.
2016 yılının Eylül’ünden bir akşamüstü.
Yeni BMW i4 ve Yeni BMW 2 Serisi Active Tourer Ürün Lansmanı Satış Eğitimi için, iki hafta boyunca, BMW ailesinin yaklaşık 450 üyesini Antalya’da ağırladık.
Initial D & chill.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: