İçeriğe geç

İLK SÜRÜŞ: BMW Z3 COUPE

IMG_3495

Dr. Burkhard Göschel ve ekibi, BMW Z3 Roadster’in gövde burulmasına bağlı sportiflik kusurlarını ve yol tutuş karakterini BMW standartlarının gerisinde buldu. Beş kişilik küçücük mühendislik takımı serbest zamanlarında yeni bir proje için çalışmaya başladı. Proje şirket içinde fazla dillendirilmedi. Hatta o kadar dillendirilmedi ki süreçte bir tasarımcının desteği lazım olduğunda bile -duyulur korkusuyla- başka ekiplerin kapısı çalınmadı. Sonunda BMW Z3 Roadster’in minik poposu şişirildi, kumaş tavanı ise yerini İngiliz usulü ‘shooting brake’ metal tavana verdi. BMW gibi bir üreticinin sürüş konusundaki tüm maharetini geleneksel bir formla bir araya getirmek isteyen ekip, Z3 Roadster’in 1.9 litrelik motoruyla yetinmeyecekti. Böylece BMW Z3 Coupe sadece sıralı altı silindirli motorlarla hazırlandı.

BMW Z3 Coupe bir mühendis otomobilidir. Patronlar için kafa karışıklığına, pazarlamacılar için mide ağrısına, yetkili satıcılar içinse stok sorununa dönüşen iblis bir mühendis otomobilidir. Tüm detaylarıyla beş otomobil delisinin kolektif fantezilerini gerçeğe dönüştüren bir projenin çıktısıdır.

O zaman kadar üretilen tüm BMW’lerden daha mukavim bir gövdeye sahip olan BMW Z3 Coupe’nin tasarımında, başta Jaguar E-Type Coupe olmak üzere, İngiliz ekolü hakimdir. Aynı zamanda, Amerika’da üretilen ilk BMW olması nedeniyle, otomobilin işçiliğinde Amerikan gevşekliğinden söz edilebilir. Görünmeyen yerler ve mühendislik kalitesi ise Alman otomotiv sanatının bir yansımasıdır.

İngiliz tasarım geleneklerini Amerikan gevşekliği ve Alman mühendisliği ile birleştiren bir spor otomobilden söz ediyoruz. Kendi zamanında anlaşılması çok güç olduysa da aradan geçen yirmi yıl onu bir koleksiyon objesine dönüştürdü.

Bugün BMW’nin ikinci yüzyılının ilk günü…

Bugün uzun zamandır hayalini kurduğum BMW Z3 Coupe’ye kavuştuğum gün.

Otomobilin ismini Naz koydum ki bunun zor kavuşmamızla bir ilgisi yok. Bu, Naz isminin ve BMW Z3 Coupe’nin bendeki çağrışımları arasındaki benzerliklerle ilgili.

Her neyse, otomobili ilerleyen dönemde nasılsa konuşacağız. Şimdilik Dr. Göschel ve ekibini gururlandıracak bir sürüş yapmak ve uzun zamandır beklediğim tüm beygirleri koşturmak istiyorum.

IMG_3507

1 reply »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

İki yıl önce bu zamanlar.
Gecesinde Pink Floyd şarkıları çalmış bir Viyana gününden gelişigüzel film fotoğrafları.
İlk darbeyi alan tampon durur. Gövde hareketine devam eder. Gövde durur. Sürücü hareketine devam eder. Ön cama çarpan kafatası durur. Beyin hareketine devam eder. Sonra her şey durur. Güzellik hariç. Güzellik hareketine devam eder. #porsche #911 #filmisnotdead
Trafikte sıkışıp kalan spor otomobilin durumu, morfinle uyuşturulmuş bir vahşi sirk hayvanının trajedisine benziyor. Nasıl ki aslanlar, ayılar çoluk çocuk eğlendirmek için var olmadıysa, spor otomobil de trafikteki diğer sürücüler neşelensin diye var olmamıştır. Aslanın yeri vahşi doğa, spor otomobilin yeri açık yoldur. #bmw #bmwclassic #z3coupe
Pink Floyd’un daimi davulcusu, tanrının baget tutucusu, büyük otomobilci Nick Mason önümüzdeki pazartesi günü İstanbul’da konser veriyor.
“Bu öyle bir sessizlik ki insanın içine işliyor; gündelik hayatın arka plan gürültüsünde kaybolup giden bazı özel seslerle tanışmanıza olanak sağlıyor. Kısa molada nefesimi, beyaz bir tül gibi salınan rüzgârı, düşüncelerimi ve hatta kolumdaki saatin makinesini dinliyorum. Zamanın ve doğanın gündelik telaşlarımıza kayıtsızlığını hatırlatan, telefon sinyallerine geçit vermeyen, havası berrak, yeşili dolgun bir masal diyarı.”
E36 gövde BMW 3 Serisi iki kez sahip olma deneyimi yaşadığım ve Türkiye yollarında yaklaşık 30.000 km kullandığım bir otomobil.
Bahçeköy Orman Yolu rüyalarımdan bir parça.
20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: