İçeriğe geç

AÇILIP KAPANAN FARLAR SEKSİDİR!

ismail terzi bmw 850i

Geride bıraktığımız hafta sonunda BMW 8 Serisi kullanacağım için, ramazanı karşılayan Nihat Hatipoğlu kadar sevinçliydim. Fotoğraftaki 12 silindirli canavarla kısa ama fazlasıyla aydınlatıcı bir Pazar sürüşü yapma fırsatım oldu. Otomobili park ettikten sonra, kendimi sadece tek bir soruyu cevaplamaya çalışırken buldum: ‘Teknoloji ve lüks konularındaki amiral gemisi’ ne demektir? Bu sorunun cevabı günümüzde az çok belli olsa da, BMW’nin aynı soruya 1989 yılında verdiği cevap oldukça çarpıcı: 12 silindir, iki kapı, 300 beygir, iki tona yaklaşan ağırlık ve agresif bir tasarım.

Söylesenize, baz modelinde V8 motor kullanılan kaç otomobil biliyorsunuz? 1989 yılının Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan 8 Serisi, öncesi ve sonrası olmayan bir yaklaşımla hazırlanmış ve daha o günden kült olacağını net biçimde göstermişti. 1999 yılına kadar toplam 30.621 adet üretilen ve bunlardan 20.000’i aşkını V12 motorlu olan otomobil, tamamıyla bilgisayarda hazırlanmış ve rüzgar tünelinde geliştirilmişti. Bu yüzden 0.29’luk rüzgar direnç katsayısına fazla şaşırmamalı.

Onu daha fazla sevmeniz için iki küçük detay daha paylaşayım. 1: Fotoğraftaki otomobili yürüten V12 motor, McLaren F1’deki efsanevi güç ünitesinin temeli niteliğindedir. 2: Açılıp kapanan farlar seksidir.

Fotoğraflar: Alp Emre Göksel (@alpgoksel)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

Bahçeköy Orman Yolu rüyalarımdan bir parça.
20 Mart 1984’te, henüz 1164 kilometredeyken, Frankfurt’ta ilk servisi yapıldı.
Trakya kırlarında akşamüstü gezintisi.
Üç yıl önce bugün.
Burası Bolu ile Yedigöller Milli Parkı arasında uzanan dağ yolu. Görüşün ve zeminin sürekli olarak değiştiği parkurda, tutunma ruleti oynayarak geçirdiğim doyurucu sürüş dakikalarının ardından, çok önemli bir teslimatı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. #familytime
BMW i4’le 2000 kilometrelik yol arkadaşlığımızdan bazı notlar.
Bahçeköy Orman Yolu’nda bir Isetta’nın direksiyonuna geçmeyi ve Gran Turismo coşkusuyla sürüş yapmayı gerçekten çok istiyorum. Bu fantastik sürüşe, bas efsanesi Charles Mingus’un Isetta döneminde kaydettiği Haitian Fight Song’u bence çok yakışır ve otomobil, yol, sanat üçlüsü eşsiz biçimde tamamlanırdı.
1955 yılının Paris Otomobil Fuarı’nı ziyaret edenler, geçen yüzyılın dört tekerlekli rock yıldızlarından birisinin doğuşuna tanıklık ettiler. İsmi bizdeki karşılığıyla ‘tanrıça’ ya da ‘ilahe’ anlamına gelen bu otomobilin ziyaretçiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, fuar süresince imzalanan 79.000 sipariş formundan tahmin edilebilir.
Amsterdam sakinlerinin bisikletle ilişkisini gözlemleyen bir gezgin, bu şehrin tekerleğin icadına dair kutlamaları neden bu kadar uzatıp abarttığını düşünse yeridir. Tarihi kanallar boyunca tez canlı pedal çeviren kadın ve erkek yüzlerinden bir coşku, bir gurur, bir iştiyak okunuyor ki Avrupa’nın başka şehirlerinde benzerini görmedim. Hollanda başkentine özgü olduğunu düşündüğüm bir diğer konuysa bisikletlinin yayalar da dahil olmak üzere çevresine son derece kayıtsız, bazen saygısız ve çoğu zaman kurumlu olması. Bizim memlekette, sıfır kilometre B sınıfı sedan aldıktan sonra, kendisini tanrı ilan etmiş gibi süren başıbozuklardan hatırlayabileceğiniz bir tutum.
Bir teknoloji kampüsünde değil, Bavyera’da üretildiğini açıkça hissettiren ve Uçmakdere gibi zorlayıcı rotalarda elektrikli oluşuna sığınıp kolaya kaçmak, çam devirmek yerine sürüş keyfinin geleceğine dair umutlarımı tazeleyen bir otomobil.
2016 yılının Eylül’ünden bir akşamüstü.
Yeni BMW i4 ve Yeni BMW 2 Serisi Active Tourer Ürün Lansmanı Satış Eğitimi için, iki hafta boyunca, BMW ailesinin yaklaşık 450 üyesini Antalya’da ağırladık.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: