İçeriğe geç

ALP ROTASI – BİRİNCİ BÖLÜM

img_2947

“Yollar dedim… Sizi terk etmekten korkmuyorum. Ne var ki size aşığım. Beni benden daha iyi anlatan yollar… Benim için şiirlerimden bile daha kıymetlisiniz.”

Walt Whitman – Open Road 

***

8 Eylül 2016 – Perşembe 

Lindau/Almanya 

22:12

Bir süredir, Almanya’nın en güneyinde yer alan deniz fenerinin dibinde oturuyorum. 1230 yılında inşa edilen ve yüzyıllar boyunca, 1856’ya kadar, liman kenti Lindau’ya hizmet eden Mangtrum Deniz Feneri bu gece Bavyera Kına Geceleri ekibinden üç sokak müzisyenini ağırlıyor. Müzik fena sayılmaz.

Bulunduğum noktaya oturmadan önce kısa bir yürüyüşe çıktım ve şehre yaklaşan gemilere yol gösterme görevini Mangtrum’dan devralan Lindau Deniz Feneri’ne gittim. Geceleri kapalı olduğu için düşündüğüm şeyi yapamadıysam da, fenere sırtımı dönüp Konstanz Gölü’nü izlemeye koyuldum. Bu toprakların adamı olan Hermann Hesse, Siddharta kitabında suyu dinlemekten, suyu öğretmen bellemekten, suya yarenlik etmekten falan bahsetmişti. Fenere uzanan ve gölün üzerinde ışıl ışıl bir doğum günü pastası gibi duran yolun zeminine çarpan her dalgada bunu hatırladım. Bunu nasıl anlatırım bilmiyorum ama, bu suyun, İstanbul Boğazı’nda ters akıntıya aldırış etmeden ilerleyen devasa gemileri yürüten sudan daha mutlu olduğuna yemin edebilirim. Tuhaf…

Benim çoğunlukla otomobillerden bahsetmeme alışkın olduğunuzu biliyorum. Bu yüzden bazılarınızın şaşırdığını ve konunun fotoğraflardaki BMW Z4’e ne zaman geleceğini sorguladığını tahmin ediyorum. Doğrusu Z4 hikayesi biraz ilginç gelişti…

Bu haftanın başında, G30 kodlu yedinci nesil BMW 5 Serisi için Münih’te olacağım uzun zaman önce planlanmıştı. Hiç hesapta yokken, Münih ve çevresindeki sürüş yollarını araştırmaya koyulduğumda ise aradığımı bulmuştum: ALP ROTASI.


img_2727

Bavyera’nın güneyinde, Lindau ile Berchtesgaden kentlerinin arasını Alp Dağları’nda 450 km boyunca kıvrılarak birleştiren bu rotanın tarihteki en eski bahsi 1879 yılına denk geliyor. Dönemin Bavyera Kralı olan İkinci Maximillian bu rotada yaptığı yolculukta bazı notlar almış. Rotanın günümüzdeki halini alması ise geçtiğimiz yüzyılda gerçekleşmiş. 1930’lu yıllarda, Hitler’ın prestijli projelerinden biri olarak tamamlanan Alp Rotası, o zamandan günümüze kadar neredeyse aynı kalmış.

Aradığımı bulmasına bulmuştum fakat ekrandaki iştah açıcı virajların ve baş döndürücü doğanın tadını aynı anda çıkarmak için bir otomobile ihtiyacım vardı. Mümkünse üstü açılan bir otomobile… Aradım taradım ve fotoğraflarda gördüğünüz Mineral Gri renkli Z4’ü rezerve ettim. Ne var ki, üretimine birkaç hafta önce son verilen yaşlı kurdun yerine, çok daha yeni bir model olan Mercedes-Benz SLC’nin ‘benzer araç’ olarak verilmesi ihtimaline karşın kiralama şirketi ile iki kez görüşerek ille de BMW’yi istediğimi belirttim. Fakat garantisi yoktu ve aracı almaya gittiğimde, Z4 planlarım suya düşebilirdi.

Üretim bantlarına veda etmiş klasik tasarımlı bir roadster’e hoşçakal demek için kıymetli bir sürüş yapmaktan daha iyisi düşünülebilir mi? Sanmıyorum. Bu yüzden havaalanını Lindau’ya bağlayan 200 km’lik otoban yolculuğu boyunca kendimi şanslı saydım. Batmakta olan Eylül güneşi, altıncı vitesin alt devirlerine set ettiğim hız sabitleyici ve Almanya’da bolca bulunan klasik müzik radyoları ise keyfime keyif kattı. Yaklaşık iki saat boyunca, biz Türklerin ancak Sim City’de görebileceği türden bir düzen içerisinde, şu an bulunduğum Lindau’ya ulaştım.

Az sonra ortak duşlu ve ortak tuvaletli minik bir ortaçağ otelinde dinlenip, erken saatlerde, şehri bir de gündüz gözüyle gördükten sonra, yola çıkarak Alp Dağları’nda doğru ilerlemek istiyorum. Fakat şimdilik şaşkın bakışlı feneri izlemek ve onun bakışları ile ters akıntılarda savrulan düşüncelerimin yarattığı sabit bakışlarımı bir süre daha çarpıştırmak istiyorum.

img_2528

 

1 reply »

Veli için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“Kalkan-Kaş yolu kelimenin tam manasıyla bir klasik. Nasıl desem, Cide-İnebolu yolunun denize tepeden bakan uzlaşmaz karakterine kıyasla bu bölümün denize dostça, sürücüye ise sıcakkanlı bir mizaçla yaklaştığını söyleyebilirim. Burası muhteşem yamaçlarla Akdeniz’in arasına işlenmiş bir küçük koridorda, harika zemini ve çoğu açık görüşlü virajıyla tastamam bir klasik sürüş rotası. Müziğe ara veriyor ve sürüş keyfinin özünü oluşturan özgürlük duygusu tüm duyularımı uyarana dek hızlanıyorum. Birbirini izleyen onlarca virajın apeks noktasında Akdeniz’in alaca zeminini görerek yol almak ne büyük bahtiyarlık.”
Süper modelleri kıskandıracak kıvrımlarıyla orman yollarına, kışın kapanıp bahara kadar açılmayan dağ geçitlerine, başka hayatların akışını film gibi oynatan uzun yolculuğun bilinmezliğine, kısaca otomobille yolda olmaya düşkünlüğümü biliyorsunuz. Bunun yerini neyle doldurabilirim bilmiyorum.
“Bu otomobili bir kullanmanı isterim. Çok talep görüyor ve merak ediliyor. Senin kelimelerinle anlatılıp ifade edilmeye değer bir spor otomobil ve bence sadece kâğıt üzerindeki verilerle yorumlanabilecek bir model değil’ diyor BMW M yöneticisi arkadaşım @berkaydemircioglu Böylece ülkemize ilk gelen BMW M240i xDrive’ın anahtarını teslim alıyorum. Çıkmaya hazırlanırken Berkay arkamdan seslenip bir yakıt anahtarı uzatıyor: “Çok ihtiyacın olacak.”
Kanıtlandı: Yeşil gövde renkli BMW M3’ler daha hızlı gidiyor. #makegreengreatagain #bmw #m3
BMW 3 Serisi’nin altmış senelik evrimi. #bmw #3series
Almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden alamadım.
BMW Classic’in Münih’teki garajında kısa bir yürüyüş. @bmwclassic #bmw
Geçen kış mevsiminden, huzur verici bir sabah sürüşü.
Tanıdığım en dağınık karakterlerden bir tanesi: Lotus Esprit S4S. Temel mimari ögeleri birbirinden habersiz mühendislik takımları tarafından, Lego’ya savaş açmak niyetiyle birleştirilmiş gibi hissettiren bu otomobil özellikle İstanbul trafiğinde eşsiz bir deneyim yaratıyor.
Geçen sene bu zamanlar.
Bir sürüş rotası klasiği: Akdeniz Sahil Yolu.
Yeni BMW 3 Serisi’yle, Akdeniz’e doğru. #bmw #3series

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: