İçeriğe geç

OTOMOBİL ŞARKIDIR

IMG_7354

Sırtında noter evraklarını tuttuğu David Bowie albümünü yolcu koltuğunun üzerine bıraktığında, başparmağının gevşeyip rahatladığını hissetti. Albüm kapağından kendisini süzen sanatçıya baktı, soluna döndü ve sürücü kapısını içeriden kapadı. Kabine sıçrayan yankı, dış dünyayla işitsel bağını bir anda kesmişti.

Nefesini duyuyor, heyecanından çekiniyordu. Sıralı altı silindirli motoru çalıştırmak için vitesin boşta bırakıldığından emin olmak istedi. Vites topuzundan sağ avcuna yayılan serinliğin etkisi henüz zayıflamamışken, kolu önce sola çekti, sonra sağa itti… Eli kontağa uzandığında, sol ayağının kendisine haber vermeden debriyajı ezdiğini fark etti. Ayağını kendine çekti, sonra tekrar bastı pedala. Anahtarı marş motorunun uyanma sınırına kadar çevirdi, emin olmak için durdu ve vitesi bir kez daha kontrol etti. Sonunda, kabindeki kargaşanın üzerini soğuk çalıştırma uğultuları ve titreşimler ile örtmeyi başarmıştı.

Karşı duvarın üzerinde kayıtsız duran kedi için bir dakikadan uzun sürmemiş olan bu gösteri, bir çift kırmızı koltuktan başka süsü olmayan kabinin içinde saatleri yutmuş gibi hissettiriyordu. Hareket edip yola koyulduğunda, ağaçlara baharın yaklaştığını duyurmaya çalışan ılık bir esintiye kapılmış gibiydi. Anayola bağlandı, trafik durdu.

*

Yaklaşık 12 aydır bugünü bekliyordu. Arzuladığı otomobili satın almak için ortak akla, iç seslerine ve kredi danışmanının tavsiyelerine karşı durmuş; kahramanlık etmişti… Son birkaç aydır David Bowie’nin Heroes kaydını hemen her gün çalıyor, altındaki otomobilin duygu dünyasında bu şarkı ile aynı noktaya temas edeceğini düşünüyordu. Öyle ki, bu durum bir zaman sonra düşünce olmaktan çıkmış, koşulsuz bir inanca ve bazı zamanlar rahatsız edici bir takıntıya dönüşmüştü. Noter evraklarının sağ koltuğunda yolculuk ettiğini hatırlayıp, her şeyi geride bırakmanın rahatlığıyla, albüme uzandı ve CD’yi kabından çıkardı.

Konsolda, CD girişi bulmayı umduğu yerde, bir kasetin girişi için tasarlandığı her halinden belli olan boşluğu fark etti. O an parmağıyla girişi zorlamayı düşündüyse de, bu sadece Mr. Bean’e yakışırdı. Bagajda CD girişi bulmayı umarak uygun bir yerde durdu ve altılı CD değiştiricinin beşinci gözünü David Bowie için ayırdı.

Günlerini geçirdiği otomobillerin en ilkel olanında dahi telefonunu araç ile eşleştirmeye ve müziğini dijital kütüphanesinden dinlemeye alıştığı için, işaret parmağına geçirdiği CD’yi koyacak uygun bir yer arama girişimi kendisine oldukça primitif geldi. Albümün 18. kaydı olan Heroes’a ulaşmak içinse kasetçaların ilgili tuşunu zorladıkça zorladı. Kısa bir beklemeden sonra her saniyesini ezberlediği şarkı çalmaya başlamıştı…

*

İnsanlığa bir asır önce armağan edilen otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu.

Bazen bir statü sembolü, misafir otoparkında ağırdan almamıza sebep olan…

Bazen bir ulaşım aracı, istediğimiz saatte, istediğimiz rotadan sürmemizi sağlayan…

Bazen özgürlük…

Bazen bir tuval, sanatçılar için…

Bazen özel bir yer, kişisel alan duygusuna meftun evcimenler için…

Bazen bir yol arkadaşı, yolcu koltuğunu dolduramayanlar için…

Otomobilin pek çok şey olabileceğini biliyordu ancak otomobilin bir şarkı olabileceğini henüz öğrenmişti.

SON

Fotoğraf: Alp Emre Göksel

1 reply »

  1. ismail terzi abim yine betimlemenin nirvanasına ulaştırdı kitap bekliyoruz artık kitap

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

INSTAGRAM

“Haritalar, ruhsuz şeyler.
“Bu yolun Karadeniz’e tepeden bakan bir hali var. Karadeniz’in azametine ve haşmetine kayıtsız görünecek kadar yüksekten uçan ve sürücüye gözdağı veren bir yol. Virajlar, tepeler, gizli kıvrımlar, yoldaki her şey sürücünün tüm dikkat ve saygı rezervini her an talep ediyor. Dipsiz uçurumlar tehditkâr görünüyor. Burayla ilgili eski haberler ise yolun ciddiyetini hatırlatıyor. Önceki deneyimlerime kıyasla yoğun, sert ve sarsıcı bir sürüş.”
Jaguar’da satış danışmanı olarak işe başladığında E-type showroom’larda son günlerini geçiriyordu. Yaşını ortaya çıkaran bu bilgiden pek hoşlanmaz. Geleneksel otomobilin milenyuma dek süren yükselişinin her anına tanıklık etmiş, Woodstock Festivali’nde eğlenmiş, seksenlerin savurganlığında aynaların ve dönem otomobillerindeki düz konsolların hakkını vermiş sımsıkı bir eski toprak: Tony Walker.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve Uludağ’dan bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Varşova’da Stalin’in yaptırdığı Kültür ve Bilim Sarayı için Polonyalıların çıkardığı bir söz var. “Kentin en mutlu yeri o yapıttır, çünkü her yeri görür, kendi çirkinliğini göremez,” diyorlar.
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara’nın çevresinde bir tur. Ve Uçmakdere’den bazı film fotoğrafları. BMW Joy Blog’da yayınlanan sürüş notlarıma profilimdeki link üzerinden erişebilirsiniz. #filmisnotdead #bmw #4series
Ikea labirentinden kurtuldum diye sevinirken mobilya kutusunun bagaja normal yoldan girmeyeceğini fark ediyorum. Bir umut, kabinle yükleme alanını ayıran fileyi indiriyor ve ambalajı kapıdan içeri aldıktan sonra arkaya yerleştiriyorum. Benzersiz arbedeyi izleyenlerin ve bulaşık fırçasının keyfine ise diyecek yok. Siz siz olun BMW Z3 Coupe ile mobilya alışverişine gitmeyin!
BMW 4 Serisi Coupé ile sabah beşten akşam dokuza, Marmara Denizi’nin çevresinde bir tur. Ve sürücünün bakış açısından bazı film fotoğrafları. Sürüş notları yakında bmw.com.tr ‘de olacak. #filmisnotdead #bmw #4series
Otomobili endurans yarışçısı gibi gösteren yol kirini seksi buluyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum.
Tatsız bir olay: 205'in arka tamponunun orijinal olmadığını otomobili satın aldıktan hayli sonra fark ediyoruz. O dönem Peugeot'da ürün yöneticisi olan Emre, Fransa'ya yazıyor. Sonra konuyu tatlıya bağlıyoruz. 205'i ben kullanıyorum. #tbt
“Otuzlarda doğan Zeki Bey onu 1993 yılında satın alıyor ve 2015 yılında vefat edene kadar yaklaşık 85.000km boyunca kullanıyor. Servis kayıtlarına baktığınızda kendisinin otomobiline obsesyon seviyesinde bağlı olduğunu görebiliyorsunuz ki ölümünden sonra Zeki Bey’in eşi otomobili aynı özenle saklamayı ve gözden uzak tutmayı tercih etmiş. Ve Zeki Bey’in manevi emaneti bugün yeni evine doğru yol alıyor.“
Ve 2020’nin keskin köşelerini yumuşatan yeni bir otomobil. Hikayesini hafta sonu blogumda yazacağım.

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

%d blogcu bunu beğendi: